FABRİKA İÇİ ADALET
(Osman Kalfa ile lojmanlarda yan yana oturduk. Mehmet Yelkovan ise yengemin babası olurdu. Mehmet Bayraktar Lojmanlardan tanıyorum Öğretmen Ertürk Bayraktar'ın babası) Hepsi de yıllar önce rahmetli oldular.
Hüseyin Akçın yazılı savunmasını okur ve sözlü olarak da kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini ifade eder.
Sanık lehine konuşan Muhlis Mete ise, Ali Şigay’ın sendikaya büyük emek verdiğini, onun kaybedilmesinin sendika için önemli bir eksiklik olacağını söyleyerek affedilmesi yönünde görüş bildirir.
Mahkeme kurulunda Ali Şigay’ın samimi olduğuna dair bir kanaat oluşsa da; çeşitli mazeretler ileri sürerek katılmayan sanık ve tanıkların da dinlenmesi gerektiği düşünülür ve duruşma, 26 Eylül 1948 Pazar günü saat 10.00’da yapılacak ikinci oturuma ertelenir.
Mahkemenin nasıl sonuçlandığını bilmiyorum.
Açıkçası sonucu benim için çok da önemli değil. Asıl önemli olan; insanların problemlerini kendi içlerinde, adil ve demokratik bir şekilde çözmeye çalışmaları.
Bu olay, NAZİLLİ SÜMERBANK tarihinin, başka bir özelliğini yansıttığı için paylaştım.
Nazilli Sümerbank'ın pek bilinmeyen, ilklerinden biri…
Sevgiyle kalın. İLHAN ÖDEN

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder