SEYYAR KALAYCILAR
KALAYCI (Geçmiş Zaman Notları) 1960–65 yıllarına kadar mutfak araçları bakırdan imal edilirdi. Seyyar kalaycılar sokaklarda “Kalaycı!.. Kalaycı!..” diye bağırarak dolaşır, bakır kaşıkları, çatalları, yemek tabaklarını, tencere, bardak ve tavaları müşterilerinin kapılarının önünde kalaylarlardı.
Gazocağı ve pürmüz denilen gaz yağını yakıt olarak kullanan ocaklarla işlerini yaparlardı.
Biz çocuklar etraflarında çember oluşturup meraklı gözlerle kalaylama işlemlerini takip ederdik.
Kalay işlemi, bakır zehirlenmelerini önlemek hem de zamanla kararan bakır eşyaları parlatmak, temizlemek bakımından en az yılda bir kere mutlaka yapılması gerekirdi.
Sokaklarımızda artık “Kalaycı!” diye bağıran kimse yok.
Ama o ses, o alev, o parlayan bakır ve çocukluk merakımız hafızalarımızda hâlâ capcanlı duruyor...
Seyyar kalaycılar giderken, sadece bakır kapları değil çocukluk anılarımızı da parlatıp gittiler...
Bugün mutfaklarımız paslanmaz çelik, teflon ve cam eşyalarla dolu.
Mutfak eşyalarından vücudumuza geçen Alüminyum parçacıkları, beyin hücrelerinde birikerek Alzheimer, Parkinson ve Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) gibi ciddi nöronal rahatsızlıklara, Anemi ve kemik hastalıklarının oluşmasına sebebiyet veriyor.
Uzmanlar, çizilmiş, aşındırıcı temizlik maddeleriyle temizlenmiş ve boş halde yüksek sıcaklıklara maruz kalmış, teflon mutfak eşyalarının kanserojen etkisinin olduğunu, çok dikkatli kullanılması gerektiğini söylüyorlar.
Kısacası, bakır eşyalar sofralarımızdan kalktı artık kimse bakır zehirlenmesinden ölmüyor.
Şimdi modern hayatın bize hediyesi, yavaş yavaş aklımızı ve canımızı alan başka hastalıklar...
Şimdi modern hayatın bize hediyesi, yavaş yavaş aklımızı ve canımızı alan başka hastalıklar...
Sevgiyle kalın. İLHAN ÖDEN

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder