13 Nisan 2014 Pazar

Orada söyleyemedim,burada söylüyorum.

Dün gece Nazilli Halk Eğitim Merkezi Türk sanat müziği kulübü korosunun,belediye tiyatro salonundaki konserindeydik. Konserde herşey güzeldi,salon tıklım tıklım doluydu pekçok kişi ayakta izledi,bazıları da yer bulamayıp geri dönmek zorunda kaldı.

Konsere konuk olarak katılan bestekar Sayın Selim Öztaş  ve eşi TRT. ses sanatçısı sayın Neşe Öztaş okudukları birbirinden güzel eserlerle konsere renk kattılar.
 
Bestekar Selim Öztaş

Konser devam ederken bir ara bestekar Selim Öztaş,Nazillideki musiki severlere böyle küçük bir salonun yetmediği,şehrin gürültüsüz,sakin ve ulaşımının kolay olduğu bir yere herkesin takım elbiseyle ,simokinle geleceği  güzel ve büyük bir kültür merkezinin yapılması gerektiğini söyledi ve salondaki konuklara "Nazilli'yi yönetenlere söyleyin " diye tembih etti...

Elimde mikrofon olmadığı ve salonun en arkalarında olduğum için dilimin ucuna kadar gelen sözleri orada söyleyemedim. Burada söylüyorum.

Sayın Selim Öztaş Nazillide böyle etkinlikler için yapılmış çok güzel bir kültür merkezi var.Hem de henüz, Aydın da, Denizli de böyle bir merkez  yok iken ta... 1937 yılında yapılmış.
Neresi mi?


FOTOĞRAFI BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN.
Nazilli Basma Fabrikası sinema salonı

İşte burası
Şehir gürültüsünden uzak karşısında yüzlerce araç için park yeri olan,yüksek tavanlı yanlarda gerektiğinde kolayca açılabilen 10 kadar çift kanatlı kapısı olan izleyicilerin merdiven çıkmadan dar koltuklar arasından geçerken birbirini rahatsız etmeyeceği, hemen sahne yanında kulis yapımına uygun ilave odaları olan geçmişte böyle etkinliklerde başarıyla kullanılmış,üstelik tarihi özelliklere sahip
çok güzel bir salon.

Tam 12 senedir kapalı

Allah korusun, yangın ya da başka bir olayda insanların birbirini ezerek çıkmaya çalışacağı dar kapılı, merdivenli üstelik ilave sandalyelerle yürüme olanağı bile bırakılmayacak şekilde kapasitesinin iki katı seyirci ile doldurulan Nazilli belediyesinin mini tiyatro salonuna göre çok daha güvenli...

Ve salonun arkasında yine geçmişte yaz aylarında konserler, güzellik yarışmaları gibi etkinliklerde sık sık kullanılmış  fabrika bahçesi.

Bu iki mekan küçük masraflarla Nazilli halkına tekrar kapılarını açabilir. Aydın Büyük Şehir ve Nazilli belediyesi imkanlarıyla buraları yeniden kazanmak çok zor olmasa gerek...

Bestekar Selim Öztaş, "Nazilliyi yönetenlere söyleyin" dedi. Ben görevimi yapıp Sayın Özlem Çerçioğlu ve Haluk Alıcık'a buradan söylüyorum...
Muhabbetle kalın. İlhan ÖDEN.

7 Nisan 2014 Pazartesi

Masal masal matitas...




MASAL;MASAL;MATİTAS...
Rivayete göre...
"Tanrı, insanlar uzun ömürlü olsun diye Nazilli’yi yaratmış."
Herodot böyle demiş.

Sonra da bu uzun ömürlüleri, genç yaşta öbür dünyaya göndermek için sivrisinekleri yollamış.

Söz güzel. Paylaşması keyifli. Ama gelin görün ki, bunun gerçekle ilgisi, olduğunu sanmıyorum.
Çünkü Herodot milattan önce 5. yüzyılda yaşamış.

O zamanlar:
Çok tanrılı inanç var,
İsa henüz doğmamış,
Ve en önemlisi: Ortada henüz Nazilli yok!

Yani Herodot’un Nazilli hakkında konuşmuş olması mümkün değil.

Tanrılar şehir kurmaz.
Şehirleri insanlar kurar.
Heredot'un söylediği rivayet edilen sözün 2009’dan önce hiç bir ciddi kaynakta geçmemesinin sebebi ne olabilir?

Belli ki o dönem Nazilli'yi yönetenlerden biri, “Şöyle fiyakalı bir söz uyduralım ki, Nazilli’ye mistik ve turistik bir hava katsın.” diye düşünmüş.

Hava katmış mı? Katmış.
Nazilli'yi gündeme taşımış mı? Taşımış.
Peki gerçek mi? Maalesef değil...

Gerçek Hikaye 1937’de Başladı.
Atatürk geliyor,
Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası açılıyor.
Ve, Nazilli öyle hızlı değişiyor ki, sivrisinekler bile şaşırıyor.

Fabrika sadece basma basmıyor:
Sağlık getiriyor,
Eğitim getiriyor,
Spor getiriyor,
Disiplin getiriyor,
İnsan gibi yaşam getiriyor.
50 yataklı, tam teşekküllü bir hastane getiriyor!

Sümerbank hastanesi hekimleri, Okaliptüs ağaçlarıyla ittifak yapıp, Sivrisinek ordularını yenip, sıtma meydan savaşını kazanıyor...

“Nazilli insanı uzun yaşar” meselesi, böyle başlıyor...

Evet, doğru. Nazilli insanı uzun yaşıyor.
Sebebi: 1937’de başlayan yaşam kalitesi devrimi.
Bugün “Nazilli insanı uzun yaşar” deyip de, fabrikanın katkısını görmezden gelen vefasızlara kapak olsun.

“Ne yaptın ettin, sözü, yine Sümerbank’a bağladın” diyenlere, "Fabrika öncesi yılların Nazilli’sindeki ortalama ölüm yaşlarına bir bakın." derim.

Masalı gerçeği, o tablo size gösterir.

Nazilli insanı uzun yaşıyorsa, bunu önce Allah’a, sonra da 1937’de bu vizyonu buraya getiren cumhuriyete borçludur.
Herodot’u bırakın.
Adamın Nazilli’den haberi bile yok.
Asıl ismini anmanız gerekenlerin ismini yazın.

Nazilli halkı uzun yaşıyorsa, bunu önce Allah’a, sonra Atatürk'e borçludur.

Masallar güzeldir, dinlerken kulağa hoş gelir...
Gerçek böyledir ama bilir söyleyemezler.
"Heredot böyle dedi" der geçerler...

Sevgiyle kalın. İlhan ÖDEN