5 Ocak 2026 Pazartesi

FABRİKA BAHÇESİNİN SESSİZ TANIKLARI.





Fabrika bahçesindeki havuzun içinde yükselen kadın heykeli, yalnızca bronzdan dökülmüş sıradan bir eser değil; emeğin, sessizliğin ve söylenmemiş duyguların şekle bürünmüş hâlidir.

Bu zarif figür, fabrikamız çalışanlarından heykeltıraş Hüseyin Can’ın usta ellerinde şekil bulmuştur. 

Heykelin içinde gizlenen boru sistemi, kadının yukarı kaldırdığı elindeki tepsiye uzanır. Sular açıldığında, tepsiden dökülen su heykelin omuzlarından, gövdesine ve zamanın kararttığı bronz vücudundan süzülerek havuza karışır. Su aktıkça heykel durağan bir figür olmaktan çıkıp, ışığın ve suyun buluştuğu anlarda, sanki, canlanmış gibi görünür.

Bu eserin, platonik bir aşkın sessiz karşılığı olarak yapıldığı rivayet edilir. Belki de bu yüzden bakışı masum, duruşu vakurdur. Sanki söylenemeyen bir aşk, bronz gövdenin içinde tutuklu kalmıştır.

Hüseyin Can'ın, Nazilli, Aydın ve Denizli’de bıraktığı eserler, hâlâ kentlerin köşelerini süslüyor. 

Başkaları bu heykele nasıl bakar, nasıl görür bilmeyiz ama...
Biz Sümerbank'lılar için çıplak bir kadından öte fabrikamızın en önemli simgelerinden biridir. Bronz dökümü fabrikanın dökümhanesinde yapılmış, temizleme ve parlatma işlemleri yine aynı atölyelerde, aynı emekle tamamlanmıştır. Bu heykel, yalnızca sanatçının değil, onlarca fabrika çalışanının ortak izlerini taşır. Bize göre sadece havuz süsleri değildir; bu bahçede yaşanmış mutlu hayatların,aşkların, baloların, defilelerin, konserlerin, resim sergilerinin, fabrikamızın en güzel günlerinin sessiz tanıklarıdır.  İLHAN ÖDEN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder