6 Ocak 2026 Salı
DOYA DOYA YAŞADIK ÇOCUKLUĞUMUZU
5 Ocak 2026 Pazartesi
FABRİKA BAHÇESİNİN SESSİZ TANIKLARI.
Bu zarif figür, fabrikamız çalışanlarından heykeltıraş Hüseyin Can’ın usta ellerinde şekil bulmuştur.
Heykelin içinde gizlenen boru sistemi, kadının yukarı kaldırdığı elindeki tepsiye uzanır. Sular açıldığında, tepsiden dökülen su heykelin omuzlarından, gövdesine ve zamanın kararttığı bronz vücudundan süzülerek havuza karışır. Su aktıkça heykel durağan bir figür olmaktan çıkıp, ışığın ve suyun buluştuğu anlarda, sanki, canlanmış gibi görünür.
Bu eserin, platonik bir aşkın sessiz karşılığı olarak yapıldığı rivayet edilir. Belki de bu yüzden bakışı masum, duruşu vakurdur. Sanki söylenemeyen bir aşk, bronz gövdenin içinde tutuklu kalmıştır.
Hüseyin Can'ın, Nazilli, Aydın ve Denizli’de bıraktığı eserler, hâlâ kentlerin köşelerini süslüyor.
28 Aralık 2025 Pazar
İP ATTIM UCU KALDI.
İP ATTIM UCU KALDI DA...
TARAKTA GÜCÜ KALDI.
BEN SEVDİM ELLER ALDI DA...
YÜREKTE ACI KALDI...
Bu Kırıkkale türküsünü çok dinlemiş, belki de dinlerken oynamışsınızdır.
Bu adam ipi nereye atmış?
Tarak ne?
Gücü ne?
Hiç merak ettiniz mi?
Dokumacı arkadaşlarım bilir de ben size kısaca anlatayım.
Dokuma tezgahı çalışırken , çeşitli sebeplerden çözgü ipi kopar.
İpliğin kalitesi, sağlamlaştırmak için ipe kaplanan haşıl maddesinin gerektiği gibi olmaması, tezgah çalışırken çözgü üzerine düşen pamuk, iplik parçası gibi maddeler, lameller arasında karışıklık, boncuk dediğimiz düğümcükler, makina arızasından kaynaklanan başka sebepler çözgü ipinin kopmasına neden olabilir.
Bu sebeplerden kopan iplik genelde tezgahın arka tarafında olur.
Tezgah otomatik olarak durur.
Dokumacı gelir sorunu giderir, kopan ipliğin ucuna dokumacı düğümü dediğimiz özel bir düğümle ilave iplik parçası bağlar.
İpliği geçmesi gereken yerlerden geçirebilmesi için tezgahın arka tarafından, ön tarafına doğru atar.
Türküdeki "İp atma" olayı bu işte...
Sonra tezgahın ön tarafına geçer...
Türküde geçen tarak ve gücü sözleri , dokuma tezgahının parçalarının adıdır.
TARAK
Dokuma işlemi sırasında, atkı ipliklerini, sert ve düzgün bir şekilde iterek kumaşa yerleştiren parçadır.
GÜCÜ
Dokuma sırasında ortasındaki delikten geçen çözgü ipliklerini belli bir düzen içinde kaldırıp, aradan mekiğin geçmesi için ağızlık açan tellerin adıdır.
Kısacası.
İpi atıp, tutarken, sevgilisini ellere kaptıran arkadaşın bir dokumacı olduğunu buradan anlıyoruz.
Artık anladığınıza göre...
Bundan sonra, bu türkü çaldığında "bu adam ne diyor" demeden rahat rahat oynayabilirsiniz.
Oynarken, ben de gözlerinizin önüne gelirsem kusuruma bakmayın artık... İLHAN ÖDEN
21 Aralık 2025 Pazar
OTOBÜS
HADİ 1970 'e GİDELİM.
18 Aralık 2025 Perşembe
FABRİKA DEĞİL ADETA BİR OKUL
12 Aralık 2025 Cuma
GÖZÜMDE CANLANDI ANILARLAR...
Yüzlerce odayı aydınlatan, binlerce makineyi çalıştıran, yetmezmiş gibi Nazilli'ye gücünden pay veren, kış aylarında günde 150 ton toz kömürün, elektriğe ve basınç altında 360 C dereceye kadar kızdırılmış buhara dönüştüğü, bataklığın ortasında "Cumhuriyet Mucizesine can veren" güç kaynağı...
Resimde görülen emektar vinç de fabrikanın henüz inşaatının bile başlamadığı günlerde, Gıdı gıdı treniyle birlikte ilk işbaşı yapanlardan. Tren inşaat malzemelerini, makineleri ve diğer malzemeleri getirmiş, buharlı vinç indirmiş. Fabrika üretime geçince de, doymak bilmeyen canavar, enerli santralını besleme görevi bu buharlı vinç’e verilmiş. Vinç 3 vardiya, 24 saat çalışır, vagonetlere kömür doldururdu. Enerji kesintisi olmaması için en önemli görev bu emektara düşüyordu.
Vinçte çalışmak zordu, bir yanda yanan kazanın sıcaklığı, kömür tozu ve gürültü…Operatörlerinden, hatırladıklarım rahmetli Hamdi Demir ve yine rahmetli Rüştü Dinçer bu emektarın kahrını çekip evine en helalinden ekmek götürenler…
Müşterililerini Nazilli Sümerbanklıların oluşturduğu Tahsin amcanın kahvehanesinin müdavimlerindendi. Okey, tavla oynamaz daha çok, espriyle karışık Halk partililere bulaşmayı sever aralarında kahvedeki herkesi güldüren diyaloglar yaşanırdı.







