13 Mart 2026 Cuma

SARAYKÖY'LÜ BİR KAMYON ŞOFÖRÜ



Nazilli Sümerbank konusuna ilgi duyan herkes fabrikanın, şirin treni Gıdı gıdı'yı bilir. Peki, "Gıdı gıdı'nın ilk makinisti kimdir?" diye sorsam kaç kişi bilir? Kızı Serpil Özen ile tanışmadan önce ben bile bilmiyordum. Bu yazımda size Gıdı gıdı treninin ilk makinisti Sarayköylü kamyon şoförünü "kızından aldığım bilgilerle" hikayeleştirerek anlatacağım... 

                                                      X       X       X

Bir varmış,bir yokmuş evvel zaman içinde,Kalbur saman içinde, develer tellal,pireler berber iken... Sarayköy'de narin yapılı, Saffet isminde genç bir kamyon şoförü varmış...

Osman oğlu Saffet Özen, aslında 1327 doğumlu fakat resmi kayıtlara 1324 olarak geçirilmiş. Sarayköy Bala Mahallesi kütüğüne kayıtlı, ilkokulu Sarayköy'de bitirmiş, arkasından da Motor Sanat okulunu...

Sarayköy'ü traktörle tanıştıran adam olarak tanınıyor. Annesi genç yaşta vefat edince, babası başka bir hanımla evleniyor. Genç Saffet, Sarayköy’den ayrılıp Nazilli'deki teyzesinin yanına yerleşiyor.

1930 lu yıllar...

Okuma yazma bilenin kâtip, memur olarak dolgun maaşla hemen işe yerleştiği zamanlar.

Saffet tahsilli ama gözü makine ve motorlardan başka bir şey görmüyor. Kamyon şoförlüğü yapıyor. Güzel paralar kazanıyor. Meslek sahibi genç ve yakışıklı delikanlının evlenme zamanı. 

Teyzesi aracı olup, iyi huylu, terbiyeli, güzel bir komşu kızı ile Saffet'i evlendiriyor. Yıl 1934. Saffet 23 eşi henüz 19 yaşında.

Kamyon şoförlüğü zor, üstelik evden ayrılıp uzaklara gitmek de var. Yeni evli Saffet'e en çok da bu zor geliyor.

O sırada Nazilli basma fabrikasının temeli atılıp inşaatı başlamış. Hummalı bir çalışma var. Bir zamanlar insanların geçmeye bile korktukları bataklık arazide, çevrede yaşayanların o zamana kadar hiç görmediği koca koca binalar ardı ardına yükseliyor...

Fabrikaya bir lokomotif alınacak, Alamanya’ya siparişi verilmiş bile. Şehirdeki demiryolu istasyonuyla bağlantıyı sağlayacak, fabrika  inşaatına malzeme taşıyacak, raylar üstünde hareket eden büyük vinçlere manevra yaptıracak...

Lokomotif geliyor ama kim kullanacak? Haber Saffet Özen'e kadar ulaşıyor.

Saffet içinden "İşte bu tam benim işim" diyor ve hemen gidip yetkililere başvuru yapıyor. Fabrika kayıt defterine 76. sırada kaydı yapılıp, makinist olarak işe kabul ediliyor. Yıl 1936.

Saffet sevinçli lokomotif "gıcır gıcır" üzerinde etiketleri bile duruyor ama onu kullanmaktan önce yapılacak çok iş var. Demiryolu, istasyon ve lokomotifin bakımı... Hepsi onu bekliyor.

O sırada fabrika inşaatında çalışan taşaron şirket amaleleri dışındaki bir avuç Sümerbank işçisine, çok daha fazla sorumluluk ve görev düşüyordu.

Herkes her işe koşuyor,akşam olunca katran ve makine yağlarına bulanmış,yorgun şekilde evlerine dönüyorlardı.  Yapılacak çok iş vardı. Yoruluyorlar ama ortaya çıkan eserin büyüklüğünü gördükçe yorgunlukları uçup gidiyordu.

Tarih 9 Ekim 1937. Nazilli Basma Fabrikası Atatürk tarafından "altın anahtarla" açılıyor. Fabrikaya binlerce yeni işçi alınıyor...

Tabi ki en baştan beri çalışanların fabrika için özel önemi var. Saffet de onlardan biri, üstelik "Motor Sanat okulu" mezunu. Fabrikaya makinist olarak girmiş,Tren İstasyonunun, 657 'ye bağlı amiri olmuştu.

 Ara sıra trenci üniforması giyiyordu ama o amirliği hiç bir zaman masa başında oturmak olarak görmedi. Üzerinden yağlı lacivert tulumları hiç çıkarmadı... Sümerbank onun özverili çalışmasını "Takdirname" ile belgeleyip, fabrika şeref defterine de  kaydederek, ödüllendirdi.

Saffet Özen, bilgiye önem veren, kendini geliştirmek için sürekli okuyan, Arapça, Farsça, Fransızca bilen, felsefe ve edebiyatla ilgilenen, sportmen, çevresine ışık veren aydın biriydi. Kendisinden yardım isteyen üniversite öğrencilerinin tezlerine yardım edebilecekcek kadar da kültürlüydü.

Ölümle sonuçlanan 9 doğumdan sonra nihayet ilk çocuğunu kucağına aldı. Yavrusu henüz 3 yaşında iken baş makinist, kansere yakalanmıştı. İdrar yollarında tümör vardı. İzmir’de ameliyat oldu. Neyse ki hastalık henüz vücudunu sarmamıştı. Artık 3 ayda bir İzmir'e  sağlık kontrolüne gitmesi gerekiyordu.

Ameliyattan sonraki dönemde evi Yukarı Nazilli'de olduğu için, fabrikanın tahsis ettiği ambulansla işe gidip gelmeye başladı.1963 yılında işe daha kolay gidip gelebilmek için evini satıp fabrika lojmanlarına taşındı. Arka sıra 9. apartmanda ancak dokuz ay oturabildiler.

Hastalığı nüks etmişti. Hemen İzmir'e gidip 2. ameliyatı oldu. Hastanede 2 ay yattı,emekliliğini istemek zorunda kaldı. Birlikte geçen 28 yıl sonunda Gıdı gıdı' dan ayrılmak çok zor gelmişti. Daha kolay tedavi olabilmek için bir ev satın alıp İzmir'e  yerleştiler.

Gıdı gıdı ve Nazilli Sümerbank aklına geldikçe kendini tutamayıp ağlıyordu. Bazen Gıdı gıdı ile ilgili bilgisine gerek duyulduğunda, Nazilli'den bazı çalışanlar danışmak için İzmir'e gelirlerdi. O zaman aniden başka biri olu verirdi.

Hele bir keresinde Gıdı gıdı için 2 günlüğüne Nazilli'ye götürüldüğünde öyle mutlu olmuştu ki. Sağlığı izin verse o an  işe 
yeniden başlayabilirdi.

Sümerbank ve Gıdı gıdı ile dolu hayatı 27 Haziran 1975 günü ani bir kalp kriziyle sona erdi. Gıdı gıdı’nın ilk makinisti Saffet Özen'in 
hüzünlü hikâyesi  artık bitmişti...

Eminim ki pek çoğunuzun dedesi, babası, annesi buna benzer hikayeler yaşamıştır. Biz Sümerbanklılar fabrikamızdan ayrılsak da, emekli olsak da hatta fabrika kapatılsa da içimizde daima Sümerbank sevgisiyle yaşarız.

Hatta bazı geceler rüyalarımızda da olsa, gizli gizli gider fabrikamızda çalışırız...
Sevgiyle kalın.
 İlhan ÖDEN


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder