Sümer camii etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sümer camii etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası Camii.

Yazılarımı takip edenlerin mutlaka dikkatini çekmiştir Sümerbankı anlatırken "para kazanmaktan çok,bulunduğu yöreye her konuda öncülük yapan ve daima mükemmeliyet arayan bir kurum" olarak anlatıyorum. Tabi ki bunu söylerken şahit olduğum ya da Sümerbank konusunu araştırırken  rasladığım verilere,bilgilere dayanarak söylüyorum.

Örneğin fabrikamızı kuran rus mühendislerden İvan Komzin daha sonra dünyanın en büyük baraj projesi olan Nil nehri üzerindeki Asuhan baraj projesinin başına geçiyor yine fabrikamızın mimarı Nikolaev yaşadığı dönemin bu tip büyük projelerde en başarılı rus mimarı olarak ödül kazanıyor.Almanya ve başka ülkelerde yeni fabrikalar inşa ediyor. Fabrikamız Türkiyenin ilk basma fabrikası,makinalar o dönemin en modern makinaları.Nazilli'ye ilk hastaneyi Sümerbank yapıyor. Futbol sahası yapıldığı dönemde ülkenin en iyi futbol sahası olarak kabul ediliyor.Yine o dönemde Nazilli de henüz yapılmayan eskrim,tenis,golf,boks gibi sporları, özel radyo ve özel gazete gibi belki en büyük şehirlerinin bile tanışmadığı güzelliklere öncülük ediyor...

Nazillide televizyon yayınları başlar başlamaz ilk televizyon  basma fabrikasında,Renkli televizyon yayınları başlar başlamaz renkli televizyon aynen fabrikada,uydu yayınları henüz yaygın değilken  balo salonu çatısına 5 metrelik çanak anten kurup dünya televizyonlarını çalışanlarına izleten Nazilli Sümerbank...
FOTOLARI BÜYÜK GÖRMEK İÇİN ÜZERLERİNE TIKLAYIN.
NAZİLLİ SÜMERBANK CAMİİ
Daha anlatmakla bitmeyecek öyle çok şey var ki. Hangisini anlatayım bilemiyorum.En iyisi lafı daha fazla uzatmadan şimdi anlatmayı düşündüğüm konuya getireyim.

Fabrika açılmış mükemmel çalışıyor,cevresinde çalışanlarının ve ailelerinin  her ihtiyacını karşılayacak tesisler yapılmış ama henuz fabrikamızın bir camisi yok.Hemen kollar sıvanıyor öyle bir cami yapılsın ki Sümerbank'ın şanına yakışsın.
 Mimar ALİ VASFİ EGELİ'nin biyografisi.
O dönem Türkiye'sinin ,Türk klasik mimarisine en sadık ve bu tür yapıların yapımı ve restorasyonu konusunda en uzman mimarı olan İstanbul vakıflar başmimarı Ali Vasfi EGELİ'ye ulaşılıyor.1954 yılında camimizin temeli atılıyor.

Kubbe süslemesi "İhlas Suresi"
Fetih Sûresi'nin ilk ayeti cami kuşak yazısı
Bugün bile Nazilli'nin diğer camilerine hiç benzemediği hemen fark edilen,mimari,süsleme,ahşap ve demir işçiliği gibi her bakımdan çok farklı ve güzel Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası camisi 1957 yılında Sümerbanklıların ve çevrede oturan Nazilli halkının hizmetine sunuluyor.

(Bakara Sûresi, 149.ayet) mihrap yazısı.
 Osman (R.A.) Ciharyâr-ı Güzîn yazılarından.
Nazilli Sümerbank çalışanlarının rızasıyla maaşlarından kesilen küçük aidatlar ve fabrikamızın her ünitesine gösterdiği titizlik ve bakımla 2002 yıllına kadar sıkıntısız bir dönem geçiren camimiz bu yıldan sonra yine Sümerbank mensubu arkadaşların önderliğinde giderek azalan cami cemaattinden toplanan yardımlarla hizmete halen devam ediyor.

Dernek Başkanı Abdullah DÜLGER (atkı aktarma ustası)
Camimizin marangoz H.Yılmaz tarafından yapılan maketi.
Umarım daha uzun yıllar Nazilli Basma fabrikasının adını taşıyan son yapı olarak varlığını sürdürmeye devam edecek. 

 Sümerbank camii inşaat bilgilerini içeren künye levhası.
Bu vesileyle camimizin yapımına ve ayakta kalmasına katkı yapan tüm Sümerbank mensuplarının ahirete intikal etmiş olanlarını saygıyla ve duayla,yaşayanları hayırla yad edelim.   Sevgiyle kalın. İlhan Öden

20 Mart 2012 Salı

OKUL ve CAMİ

Bu güne kadar Nazilli basma fabrikası ile ilgili pek çok yazı yazıldı, Nazilli’ye getirdiği yenilikler, Nazilli ekonomisine, kültür, sağlık, spor ve sosyal hayatına yaptığı katkılar onlarca kez gazete ve dergi sütunlarında yer aldı. Özellikle geçtiğimiz yıl, Yazar Banu AVAR ve Tarihçi Sinan Meydan’ın katıldıkları Tv. programlarında ve yazılarında fabrikamızdan övgüyle bahsettiler. Fabrikamızın, Venezüella’da ki kopyasından, Gıdı gıdı trenimize, hamamından, fırınından, ızgaralı futbol sahamıza kadar her türlü özelliği anlatıldı…

Bu yazı ve programlar, o sıralarda gerek sanal âlemde, gerek reel ortamda fabrikamızı iyi bilmeyenler tarafından hayretle izlendi, okundu...

Bugün sizlere, şu sıralarda yeniden gündeme oturan, her iktidara gelen hükümetin kendi görüş ve istekleri doğrultusunda değişiklik yaptığı, yaz-boz tahtasına dönmüş eğitim sistemimiz ile ilgili bir paylaşım yapıp, çağdışı olarak nitelendirilip kapatılan Sümerbank’ın eğitime bakış açısını anlatmaya çalışacağım.

Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası, hiçbir yükümlülüğü olmamasına rağmen çalışanlarına yönelik sertifikalı meslek edindirme ve okuma yazma kurslarına devam ederken, mensuplarının çocuklarının eğitim sorununa çözüm getirmek ve çağdaş nesiller olarak yetişmelerini sağlamak için bir ilkokul yaptırıyor. Okulun inşaatına 17 Eylül 1945 tarihinde başlanıp fabrikanın açılış yıl dönümü olan 9 Ekim 1946 tarihinde yapımı tamamlanıyor.

Fabrika Müdürü Hayri Toker okulun açılış konuşmasını yapıyor.

Mikroskobundan, plastik anatomi iskeletine, geometri aletlerinden, haritalar ve projeksiyon makinesine, minik rasathanesinden, kütüphanesine kadar her türlü ihtiyacı Sümerbank tarafından karşılanıyor. Belki de pek çok Avrupa ülkesi ya da ABD. nin okulları bile henüz bu kadar donanımlı değilken.

En önemlisi,1947-1947 öğretim yılında, Nazilli Sümer ilkokulunda, okul öncesi eğitim veren “Ana sınıfı” var. O yıllarda okul öncesi eğitimi düşünmek,şaşırtıcı...

15 Ekim 1947 Nazilli Sümer ilkokulu Ana sınıfı

Türkiye’nin pek çok ilinde yeterince, köylerinin yarısından çoğunda okul yok iken… Henüz, ilköğretim bile zorunlu değil iken… 1947 yılında, sıralara yetişemeyecek küçük çocuklar için özel yapılmış minik sandalyeli, masalı karatahtalı ve öğretmeni olan bir Ana sınıfı açmak…

Yere yakın karatahta ve minik masa ve sandalyeli ana sınıfı

Atatürk Sümerbank Nazilli Basma Fabrikasını açmaya geldiğinde “Buraya bir cami, bir de okul yapın” demiş…

Atatürk ister de, Sümerbank'lılar yapmaz mı? Hem de “Âleme örnek olsun “ diye yapmışlar...

Sadece yapmakla kalmayıp, okulun,caminin badanasını, tamiratını, her türlü ihtiyacını yıllar boyu üstlenmişler, kurdukları Halkevi, yardım dernekleri ve eğitim vakıflarıyla yüzlerce öğrenciye burs vermişler...
Sümer Halkevi tarafından giydirilen çocuklar.
Bir fabrikanın bölgesine bu kadar katkı yapmasının başka örneği varmıdır? Sizce bu fabrikalar, çok para kazanmayı hedeflemedikleri için yanlış mı yapmışlardır? İsimlerini tarihten bile silmek için bu acele gayretin sebebi nedir? Herkesin bu soruların cevaplarını iyi düşünmesi lazım?

Sevgiyle kalın.... İlhan ÖDEN

(Sümer Camisini merak edenlere,kartonpiyer,vitray,ahşap işçiliği, hat işlemeli duvar ve kubbe süslemeleriyle, Sümerbank Basma Fabrikası camii hala Nazilli'nin en güzel camisidir.)

Not : Yıl 2012,Türkiye eğitim sistemi yeniden elden geçiriliyor. İktidar zorunlu eğitim 4+4+4 derken, muhalefet hayır 8+4 olsun diyor. Sonuç bugün yarın belli olacak.Artık okullar eğitim yuvası olmaktan çıktı, Öğrenciler ,öğrenmeden okulları bitiriyor. Bir şeyler öğrenmek için dershanelere avuç dolusu para ödemek gerek. Dershaneye gitmeden herhangi bir sınavda başarılı olmak imkânsız, kimse farkında değil. Belki farkındalar ama işlerine gelmiyor. Çünkü bu sisteme, bilgili kişiden çok, asgari ücretle çalışacak “amale” lazım. Eğitim kimsenin umurunda değil?