9 Kasım 2020 Pazartesi

Nazilli SÜMERBANK'a minnetle...

   

Babaannem, babam ve halalarım, hepsi Nazilli Sümerbank'lı.

Babam ve ailesi Bulgaristan’ın Eski Zağra’sından,
Annem ve ailesi Yunanistan’ın İstanköy’ünden
1940’lı yıllarda gizlice sınırı geçip
Türkiye’ye sığınmışlar.

Yollar uzun, hikâyeler ağır…
Korkular, açlıklar, belirsizlikler yaşamışlar.
Sonunda yolları Nazilli’ye,
Sümerbank Basma Fabrikası’na düşmüş.

Fabrika onlara, kollarını açmış.
İş vermiş, aş vermiş.
Lojman vermiş.
Yetmemiş…
Karyola vermiş, yatak vermiş, battaniye vermiş.

Sadece benim aileme değil…
Balkanlardan, On İki Adalardan gelen,
Tüm göçmenlere vermiş.

Lojmanlar yetmemiş.
Sümerbank “Basmamı basar satar,işime bakarım” dememiş.
Kısa zamanda, tahtadan barakalar yapmış.
Muhtacı, açıkta bırakmamış.

Göçmenler bakımlı, birkaç dil bilen,
Eğitimli ve görgülü insanlarmış.
Bazıları onları,hor görüp dışlamışlar...

Onlar dışladıkça...
Sümerbank daha sıkı sarılmış.

Sümerbank sarıldıkça,
Ustalar da işe sarılmış...

Atölyelerde, demire şekil,
Basmaya renk vermişler.
Tezgahta kumaş dokuyup,
Yararlı vatandaş olmuşlar.

Sümerbank onlara, sadece para değil...
Yepyeni bir dünya, onurlu bir yaşam vermiş.

Sümerbank’ı seviyoruz.
Çünkü; Neyimiz varsa hepsini ona borçluyuz.

Sümerbank, çok insan yetiştirdi,
Çok hayat verdi,
Herkese yuva oldu...
Kocaman bir şehir kurdu...
Yanında, birazcık ta...
Basma bastı, kumaş dokudu.

Bu yüzden biz sonradan gelenler...
Atatürk’e, Cumhuriyet’e ve Sümerbank’a
Başkalarından daha borçluyuz.
Borcumuzu, ödemeye çalışıyoruz. İlhan ÖDEN


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder