Bahar Temizliği ve Lojman Hayatı
LOJMANLARDA BAHAR TEMİZLİĞİ
Yaz günleri yaklaşıp, havalar ısındığında… Nazilli’deki Sümerbank lojmanlarında gözle görülür bir hareketlilik başlardı. Kış boyunca ertelenen işler birer birer gün yüzüne çıkar; badana, boya ve kapsamlı temizlik hazırlıkları başlardı.1970’li yıllara kadar, lojmanlarda oturanların badana ve boya işleri Sümerbank tarafından karşılanırdı. Bunun için fabrika müdürlüğüne bir dilekçe verilirdi. Ardından İnşaat Bakım Şefliği’nden bir ustabaşı gelir, evin badana ihtiyacını kontrol ederdi. Eğer gerekli görülürse süreç hemen başlardı. Eşyalar evden çıkarılır, fabrikadan gelen ekip, tekerlekli tulumba ile lojmanın içini ve dışını bir günde boyardı.
Badana ve boya bittikten sonra, ev adeta baştan aşağı bir temizlikten geçerdi.Halılar çamaşır iplerine asılır, kalın sopalarla hiç toz kalmayıncaya karar dövülürdü.
Annelerimiz, lojman odalarının ahşap rabıta ile kaplı tabanlarını "kostikli su" ve şimdilerde unutulmuş bir temizlik aracı olan “tahta fırçası” ile ilk günkü renklerine dönesiye kadar fırçalardı.
Badana günü, eşyalar dışarıda olduğundan, boyalar kuruyana kadar bir günlüğüne lojman bahçesinde kurduğumuz cibinliklerde uyurduk. O gece, yıldızların altında uyumak, çocuk aklımızda adeta küçük bir kamp macerası gibiydi.
Temizlik tamamlanınca sıra, yıl boyunca kullanıla, kullanıla sertleşmiş, pamukla doldurulmuş yatak, yorgan ve minderleri güneşlendirmeye gelirdi. Eski yumuşaklıklarına kavuşmaları için sokaklarda "Pamuk atıcı geldi hanımlar, pamuk atıcı..." diye bağırarak dolaşan seyyar hallaçlara pamuklar attırılırdı.
Pamuk atıcı, lojmanın ya da bahçenin uygun bir yerine yayını kurar, elindeki tahta tokacı kulağa hoş gelen ritmik vuruşlarla işine başlardı.
Ortaya çıkan o tanıdık ses bütün mahelleyi dolanırdı: “Zap, zap, zap. bızzz… zap, zap,zap.”
Biz çocuklarda hallacın etrafında toplanır, havada uçuşarak adeta dans eden pamuk parçacıklarını hayranlıkla izlerdik.
Pamuk atıcı mahalleye bir kez geldi mi, mutlaka komşulardan da başka yeni müşteriler çıkar; günlerce lojman sokaklarında sadece iki notadan oluşan "yay ve tokmak senfonisi" yankılanırdı.
Bahar temizliklerinden, beynimin kıvrımlarında hala dolaşan, yazarken tekrar yaşadığım, çocukluk anılarımdan kalan kırıntılar, bunlar…






