haluk alıcık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haluk alıcık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2016 Cuma

Gıdıgıdı'da mutlu son.

Gıdıgıdı trenimizin yenileme çalışmaları tamamlandı ve nihayet beklediğimiz an geldi,resmi açılış öncesi Nazilli Sümerbank sayfası olarak organizasyonumuzu yaptık ve Nazilli Sümerbanklıları Gıdıgıdı trenleriyle buluşturduk.Nazilli Sümerbank Facebook sayfası ve sumerbank.blogspot.com internet sitesi olarak bu başarıda maddi olarak olmasada diğer anlamda önemli katkılarımız var.

2008 yılından beri internet ortamındaki her olanağı kullanarak, Gıdıgıdı treni ve Nazilli Sümerbank'ı Nazilli gündemine tekrar taşıma ve sürekli gündemde tutma bakımından küçümsen- meyecek bir başarımız var.

Ülkemizde ve dünyada bir fabrika için açılmış , üye sayısı ve arşiv birikimi bakımından,böyle bir sayfa ve internet sitesi yok.

Facebook sayfası olarak internet ortamından haber dışında alıntı yapmadan ,sadece kendi kaynaklarını ve üyelerinin katkılarıyla yapılan paylaşımlarla grafik çizgisini düşürmeden ayakta kalabilen başka bir sayfa da yok.
 
Bu birikim kendiliğinden ortaya çıkmadı arkasında emek ve bu işe ayrılmış büyük bir zaman dilimi var. Elimden geldiğince, ekmeğiyle büyüdüğüm,çocuklarımı büyüttüğüm kuruma olan vefa borcumu ödeme gayretindeyim. Sizlerin de desteğiyle,Nazilli Sümerbank camiasını bir arada ve iletişim halinde tutma,davet edildiğimiz her platformda yeni nesillere Sümerbank Nazilli basma fabrikasını anlatma misyonumuza devam edeceğiz.



Gıdıgıdı treni hedeflerimizden birisiydi daha yapılacak çok şey var.  Hayallerimizin gerçeğe dönüştürülmesi konusunda her zaman en büyük destekçimiz yine Nazilli belediyesi ve Adnan Menderes Üniversitesi olacak. Özellikle Nazilli Sümerbank müze projesinin hayata geçirilmesi,fabrika alanı içindeki sosyal tesislerin tekrar kazanılıp,hizmete açılması konularında belediye başkanımız sayın Haluk Alıcık'ın  ve kampüs koordinatörü sayın Yard.Doç.Dr. Mustafa Özçağ'ın girişimlerini destekliyoruz.


Her zaman olduğu gibi bundan sonra da, Nazilli Sümerbank Basma fabrikasıyla ilgili yapılan her olumlu işin,atılan her olumlu adımın en büyük destekçisi, Nazilli Sümerbank Basma fabrikasının hatıralarına sahip çıkmak adına olumsuz yaklaşımların da takipçisi Nazilli Sümerbanklılar olarak biz olacağız. Türkiye'yi ve Sümerbank'ı çok seviyoruz. İlhan Öden.

13 Nisan 2014 Pazar

Orada söyleyemedim,burada söylüyorum.

Dün gece Nazilli Halk Eğitim Merkezi Türk sanat müziği kulübü korosunun,belediye tiyatro salonundaki konserindeydik. Konserde herşey güzeldi,salon tıklım tıklım doluydu pekçok kişi ayakta izledi,bazıları da yer bulamayıp geri dönmek zorunda kaldı.

Konsere konuk olarak katılan bestekar Sayın Selim Öztaş  ve eşi TRT. ses sanatçısı sayın Neşe Öztaş okudukları birbirinden güzel eserlerle konsere renk kattılar.
 
Bestekar Selim Öztaş

Konser devam ederken bir ara bestekar Selim Öztaş,Nazillideki musiki severlere böyle küçük bir salonun yetmediği,şehrin gürültüsüz,sakin ve ulaşımının kolay olduğu bir yere herkesin takım elbiseyle ,simokinle geleceği  güzel ve büyük bir kültür merkezinin yapılması gerektiğini söyledi ve salondaki konuklara "Nazilli'yi yönetenlere söyleyin " diye tembih etti...

Elimde mikrofon olmadığı ve salonun en arkalarında olduğum için dilimin ucuna kadar gelen sözleri orada söyleyemedim. Burada söylüyorum.

Sayın Selim Öztaş Nazillide böyle etkinlikler için yapılmış çok güzel bir kültür merkezi var.Hem de henüz, Aydın da, Denizli de böyle bir merkez  yok iken ta... 1937 yılında yapılmış.
Neresi mi?


FOTOĞRAFI BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN.
Nazilli Basma Fabrikası sinema salonı

İşte burası
Şehir gürültüsünden uzak karşısında yüzlerce araç için park yeri olan,yüksek tavanlı yanlarda gerektiğinde kolayca açılabilen 10 kadar çift kanatlı kapısı olan izleyicilerin merdiven çıkmadan dar koltuklar arasından geçerken birbirini rahatsız etmeyeceği, hemen sahne yanında kulis yapımına uygun ilave odaları olan geçmişte böyle etkinliklerde başarıyla kullanılmış,üstelik tarihi özelliklere sahip
çok güzel bir salon.

Tam 12 senedir kapalı

Allah korusun, yangın ya da başka bir olayda insanların birbirini ezerek çıkmaya çalışacağı dar kapılı, merdivenli üstelik ilave sandalyelerle yürüme olanağı bile bırakılmayacak şekilde kapasitesinin iki katı seyirci ile doldurulan Nazilli belediyesinin mini tiyatro salonuna göre çok daha güvenli...

Ve salonun arkasında yine geçmişte yaz aylarında konserler, güzellik yarışmaları gibi etkinliklerde sık sık kullanılmış  fabrika bahçesi.

Bu iki mekan küçük masraflarla Nazilli halkına tekrar kapılarını açabilir. Aydın Büyük Şehir ve Nazilli belediyesi imkanlarıyla buraları yeniden kazanmak çok zor olmasa gerek...

Bestekar Selim Öztaş, "Nazilliyi yönetenlere söyleyin" dedi. Ben görevimi yapıp Sayın Özlem Çerçioğlu ve Haluk Alıcık'a buradan söylüyorum...
Muhabbetle kalın. İlhan ÖDEN.

7 Ekim 2013 Pazartesi

Kahveci Bilal ağa'ya var da bize yoh mu?


Bir 9 ekim daha geliyor.Yine 9 Ekim sabahı Nazilli protokolu istasyon meydanında toplanıp,her kutlanışında heyecanından biraz daha kaybeden,Atatürk'ün Nazilli'ye gelişinin 76. yılı ve Sümerbank Basma Fabrikasının hizmete açılışı kutlayacak.

Atatürk heykeline konulan çelenkten sonra istasyon binası yanında protokolden birilerinin 'adet yerini bulsun' misali günün anlam ve önemine binaen yapacağı konuşma ve öğrencilerin folklor gösterileriyle bitecek törenden sonra protokol 76. kez  incelemelerinde bulunmak üzeren eski Sümerbank Nazilli Basma fabrikasındaki Atatürk müzesini ziyaret edecek...

Sonra herkes görevini yapmanın huzuruyla işlerinin başına dönecek.Gelecek  9 Ekim gününe kadar Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası  kimsenin aklına bile gelmeyecek.

Belki de bir kaç yıl sonra 'şimdilik yapılan' bu minik tören bile angaryadan sayılıp yapılmaz olacak.

65 yıl Nazilli yi doyurmuş,bugün Türkiye'nin pekçok vilayetinden daha gelişmiş bir kent olmasına katkı yapmış, Nazilli Basma fabrikasının böyle kolayca unutulması biz Sümerbanklılar ve yüreğinde Sümerbank sevgisi taşıyan Nazilliler dışında kimseyi rahatsız etmiyor.

Sık sık misyonunu başarıyla tamamladığı ve artık bayrağı özel sektöre devretmesi gerektiği için kapatıldığı söylenen ,ülke sanayisinin temelini oluşturmuş bu fabrikalar madem misyonunu başarıyla tamamladı neden  bu kadar vefasızca unutuluyor?

Nazilli Basma fabrikası kapatıldı.Bir daha açılması ve çalışması mümkün değil.Makinaları çalındı, kalanlar çürümede,binalar bakımsızlıktan viran olmakta. Bunları bu sayfalarda defalarca yazdım.

Devlet veya belediye yardımı olmadan Adnan Menderes üniversitesinin fabrikayı koruma imkanı yok.
 

Bunca yıl fabrika için hiçbir şey yapılamamasından bunu kolayca anlayabiliyoruz fakat Nazilli halkı olarak bu fabrikaya vefa borcumuz var.

Çok şey istemiyoruz Fabrikanın sosyal alanlarının düzenlenmesi ve biz Sümerbanklıların zaman zaman ziyeretine izin verilmesi. (Gıdı gıdı treninin bakımı için il genel meclisinin girişimlerinin sonuçlanmasını merakla bekliyoruz)

Fabrika salonunun restore edilip kültür merkezi olarak Nazillinin hizmetine açılması...

En önemlisi 2 yıldır rafa kaldırılan NAZİLLİ  BASMA FABRİKASI TEKSTİL MÜZESİ projesinin tamamlanması.

Bu konuda Nazilli Ticaret odası başkanlığı sırasında özellikle komisyon çalışanlarının yemek problemini çözen,komisyonu ziyaret ederek çalışmaları yakından ilzleyen ve Nazilli Basmasının marka haline getirilmesi gerektiğini sık sık gündeme getiren  Nazilli Sümerbank ekmeğiyle büyümüs Aydın milletvekili Ali Gültekin Kılınç olmak üzere...

Yine Komisyon üyelerinin soğukta ve olumsuz şartlarda çalışmalarına gönlü razı gelmeyip elektirikli ısıtıcılar göndererek komisyon üyelerinin problemlerini çözen,morallerin en bozuk olduğu günlerde yanlarında olduğunu hissettirerek destek olan Nazilli belediye başkanı sayın Haluk Alıcık ve...

Geçen yıl fabrika alanında düzenlediğimiz toplantıya davetimizi kırmayıp teşrif ederek yaptığı konuşmada Fabrikamızın çalıştığı dönemlerdeki hizmetlerini ve önemini vurgulayan,emektar Sümerbanklılarla yakından ilgilenen Nazilli Kaymakamı Sayın Mehmet Okur'un yardımlarını bekliyoruz.

Aşağıya Aydın Ticaret Odası tarafından Kültür Evi haline getirilen Kahveci Bilal ağa konağı 'nda Nazilli Sümerbank basma ve ekipmanlarının sergilendiği bölümün fotoğraflarını koyuyorum.



Gördüğünüz gibi Nazilli Sümerbank basma fabrikasının ürünlerinden birkaç parçayla bile ne kadar güzel bir köşe oluşturulmuş.


Nazilli Basma fabrikasından götürülüp sergilenen bir kaç desen kartelası ve gravür malzemesiyle bile böyle güzel bir sergi oluşturuyorsa,fabrikada atılı duran tarihi makina ,techizat ve zengin desen arşiviyle ortaya çıkacak Nazilli Basma fabrikası Tekstil müzesinin muhteşem güzelliğini ve Nazilliye kazandıracağı kültür zenginliğini düşüne biliyor musunuz?

Başka yerlerde kıytırık objelerle açılan dandik müzelerin yanında Nazillinin elindeki bu zenginliği kullanamaması ne kadar büyük bir kayıp,ne kadar büyük ayıp.

Bu eserleri üreten Sümerbank çalışanlarının ve sergilemeye hazırlayan ADÜ. Sanat Tarihi hocalarından Mükerrem Kürüm ve ekibinin emeklerinin paylaşılma zamanı gelmedi mi?

ADÜ. iki yıl binlerce lira ödenek ayırıp gerçekleştirdiği projeyi hayata geçirmek için ne bekliyor?
Sorun her zaman olduğu gibi para ise Nazillide,Aydın da olduğu gibi projeyi gerçekleştiren ticaret odası  ya da başka kuruluşlar yok mu? Nazilli Belediyesi ,kaymakamlık bu zenginliğe sahip çıkmayacak mı?

Başta Aydın  milletvekili sayın Ali Gültekin Kılınç,Nazilli Belediye başkanı sayın Haluk Alıcık ve Nazilli Kaymakamı sayın Mehmet Okur olmak üzere Nazilli'yi temsil eden ve yöneten tüm yetkililerden bu konuda yardım bekliyoruz.

Umarım bir daha ki 9 Ekim günü Nazilli protokolunun Basma fabrikası ziyaret ve inceleme programında Nazilli Basma fabrikası Tekstil müzesi de olur. Sevgiyle kalın.  İlhan ÖDEN


16 Mayıs 2013 Perşembe

NAZİLLİ SÜMERBANK yazın Mezar Taşıma...

Fabrikamız 2002 yılında kapatılıp,Aydın Adnan Menderes Üniversitesine devredildi.Yapılacak başka bir şey yokmuş gibi ilk iş olarak fabrikamızın giriş kapısındaki "Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası" yazısı sökülüp yerine ADÜ Sümer kampüsü yazısı yazıldı.Üniversitenin kendi adını kapıya yazmasına kimse karşı çıkmaz ama Atatürk'ün açmak için Nazilliye kadar geldiği,Nazilli ekonomisini yıllarca ayakta tutan,19000 Nazilli'linin ekmek parası kazandığı,şehrimizin güzelliği ve büyüklüğü ile pek çok vilayetten daha iyi durumda olmasına katkı sağlamış,Venezuella da bile örnek alınıp benzeri yapılmış fabrikamızın bir plaketlede olsa isminin kapıda yazması gerekmez mi?

 
Bir insan bile vefat ettiğinde gömülüp baş ucundaki mezar taşına ismi yazılırken , Nazilli Basma fabrikasının ambarları, tuvaletlerini bile SİT alanı ilan edip korumaya alınırken "ismini" korumak neden kimsenin aklına gelmez?

Nazilli geçmişinde önemli yeri olan "Nazilli Basmaları" markasıyla tüm yurtta hatta dünyada Nazilli ismini duyuran bu büyük kuruluşa hiç mi vefa borcumuz yok.


Sümerbank lojmanlarında doğmuş büyümüş,evine ekmek götürmüş bir Sümerbank mensubu Nazilli'li olarak Nazilli Basma Fabrikası isminin bu kadar kolay unutulmasını kabul etmiyorum.

Gönlüm nizamiye kapısına,uygun büyüklükte yazılmasından yana. Bu mümkün olmazsa Hürriyet caddesinin  fabrika müdüriyet binasının karşısına gelecek ve iki taraftan da yoldan geçenlerin rahatça okuyabilecekleri,trafik akışına zarar vermeyecek yükseklikte ve büyüklükte bir pano hazırlanıp yerleştirilmesinden yana.
FOTOĞRAFI BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Şekli  örnek olması için ve sığdırmak için basitçe çizdim.Eğer sesimi duyup çağrımı olumlu bulurlarsa Nazilli'mizi yönetenler nasıl yapılacağına karar verirler.

Umarım yazımı sayın belediye başkanımız Haluk Alıcık bir dilekçe olarak kabul eder. Nazilli şehitlerinin isimlerini, parklara,düğün salonlarına,pazar yerlerine vererek gösterdiği vefa örneğini Nazilliye yaptığı katkıların saymakla bitmeyecek bu tarihi kuruma da gösterir.Yazımı kendisine ulaştırmaya çalışacağım.Bu konuda kendisine benden daha , yakın boğazından Sümerbank ekmeği geçmiş , yüreğinde Sümerbank sevgisi taşıyan tüm duyarlı arkadaşlardan yardım bekliyorum.
 
Cumhuriyet döneminin en önemli projelerinden biri olan Tarihi değere ve öneme sahip Nazilli Basma fabrikası bu kadar kolay unutulmamalı. Sevgiyle kalın. İlhan ÖDEN

Not: Aşağıya fabrikamızla aynı dönemlerde yapılıp,aynı dönemlerde kapanan Kayseri Sümerbank fabrikasının nizamiye kapısının fotoğrafını koyuyorum.


Kayseri Sümerbank Fabrikası bugün AGÜ olarak (Abdullah Gül Üniversitesi) Türkiyenin en iyi üniversitesi olma yolunda ilerliyor. ve görüldüğü gibi hala Sümerbank logosu anahtarlar fabrika kapısı üzerinde duruyor.  Bizim adımız,logolarımız niye kaldırıldı ?

1 Şubat 2011 Salı

Nazilli Tekstil Müzesine Kavuşuyor.

Gıdı gıdı belgeseli çekimleri sırasında hummalı çalışmalarına yakından şahit olduğumuz,fakat o sırada tanışma ve sohbet için yeterli zaman bulamadığımız, 1 Mart 2010 tarihinden beri çalışmalarını sürdüren, Adü.Nazilli Sümerbank Desen Komisyonu üyeleriyle görüşmeyi uzun süredir planlıyorduk.
FOTOĞRAFLARI BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERLERİNE TIKLAYIN

Cuma günü (28.01.2011) uzun zamandır düşündüğümüz ama çeşitli nedenlerle ertelemek zorunda kaldığımız Adü. Nazilli Sümerbank Desen Komisyonu ziyaretimizi gerçekleştirdik.

Sümerbank konusuyla yakından ilgilenen emekli öğretmen Nihal ERBAKAN hanım ile birlikte (yazıda kullandığım fotoğrafların büyük bölümünü Nihal hanım çekti) çalışmaların yapıldığı, Nazilli Basma Fabrikasının Ham kontrol dairesine gittiğimizde komisyon üyelerinin güleryüzlü ve sıcak karşılamaları,soğuk hava ve yağmurun üstümüzdeki gerginliğini hemen yok etti.

Kısa bir tanışma sonrası sohbetimize başladık.Komisyon Başkanı Mükerrem KÜRÜM komisyonun oluşturulması ve çalışmaları hakkında bizi kısaca bilgilendirdi.Yaşadıkları zorlukları, problemleri ve çalışmalarının ne şekilde devam edip sonuçlanacağını anlattı. Ben de birbirinden değerli komisyon üyelerinden başlayarak,gördüklerimi,duyduklarımı sizlere aktarmaya çalışayım.

Komisyonun başında yukarıda da bahsettiğim gibi A.Menderes Üniversitesi Öğretim görevlisi Mükerrem KÜRÜM hanım var. Haftada 3 gün Nazilli'ye gelerek çalışmalarını sürdürüyor. Yine, Adü.Karacasu Meslek Yük.Ok. Öğretim görevlilerinden desen hocası Silvana KASAP,haftanın 2 günü Nazilli'ye gelerek destek veriyor. Komisyonda hocalardan başka , Nazilli Basma Fabrikası Gravür dairesi ustası Arif ÖZTEMİZ var.Arif abi genç yaşta (Askerlik öncesi) Gravür dairesinde işe başlayıp, bu kısmın her görev basamağında 25 yıl çalışarak Daire Ustalığı konumuna kadar yükselmeyi başarmış, Aydın ili ve çevresinin,eski ve yeni kumaş baskı teknikleri konusunda en bilgili kişisi olarak komisyonda görev yapıyor.

Bana göre Arif ÖZTEMİZ , işe hakimiyet bakımından çok isabetli seçim olmuş.Komisyonun en genç üyesi Ayşe BAYTOK desen kataloglarını ve kumaşları tek tek fotoğraflayıp digital verilerini bilgisayarlara ve disklere kaydediyor. Nilüfer TURAN ve iç mimar Tüzel KÜNKÇÜ komisyonun diğer değerli üyeleri.

Komisyonda hocalar ve diğer elemanlar hiçbir ayrım olmadan maskelerini,eldivenlerini takıp, oksitli metal parçaları mazotla yıkayıp parlatıyor,yıllardır rutubet,pislik içinde kalmış kumaş parçalarını temizleyip,dezenfekte edip,kurutup, pudralıyorlar.

Ham kontrol dairesini,eski Nazilli Sümerbanklılar bilir. Bilmeyenler için kısaca anlatayım da yapılan işin boyutları ve çalışma şartları gözlerinde canlansın.

Yaklaşık spor salonu büyüklüğünde bir salon ve salonunun her tarafı kartela şeklinde desen kataloglarının asıldığı askılar,insan boyunda çekmeceli dolaplar ve kalın deri kapaklı kataloglarla çevrelenmiş,duvarlardaki raflarda eski sipariş dosyaları ve yeni basma makinasının desen filmlerinin ruloları var. Ortada ancak birkaç masa konulabilecek kadar alan,bu alanda lokal aydınlatma,kış şartlarında 4 elektirikli ısıtıcıyla ısınıp, mikrop ve bakterilerle mücadele ederek özveriyle görevlerini yapmaya çalışan idealist, insanlar...

İnanın yapılan görevin manevi ağırlığı,ortaya çıkarılmaya çalışılan eserin azameti olmasa, bu soğuk,bakteri ve mikrop yuvası ortamda çalışmak imkansız.

Bir de bunca sıkıntı yetmezmiş gibi çalışanların motivasyonun çeşitli engellemelere bozulmaya çalışılması işin cabası.

Nazilli belediye başkanı Sayın Haluk ALICIK 'a, sağladığı ısıtıcı ve öğle yemeği gibi imkanlar için teşekkür ediyorlar.Hele morallerinin en bozuk olduğu anlarda belediye başkanımızın güç veren manevi desteğini özellikle vurguluyorlar.

Bende,Nazilli Sümerbank'a gönül ve emeğini veren biri olarak belediye başkanımıza,maddi ve manevi destekleri için teşekkür edip,proje sonuna kadar,özverili,çalışkan arkadaşlarımızdan desteğini esirgememesini rica ediyorum. Birazda komisyon çalışmalarının sonuçlarından bahsederek yazıma devam edeyim. Komisyon kumaşları ve diğer teknik baskı araçlarını sergilenmeye hazır hale getirdiğinde. İçlerinden sergilenmeye uygun görülüp seçilenler,tadilatla yenilenip müze haline getirilecek eski Fabrika müdüriyet binasında sergilenecek. Bu bina Türkiyenin ilk ve tek Tekstil Müzesi olacak,binanın diğer bölümlerinde Atatürk'ün Fabrika ziyaretinde kullandığı eşyalardan oluşan bir Atatürk odası ve yine Fabrikamızın depolarında korunan kitaplardan oluşan bir Kütüphane bölümü olacak.Umarım yıllarca emek verip formasını terle ıslattığımız Nazilli Sümerspor'un kupa,fotoğraf ve hatıra eşyaları için de bir köşe oluşturulur.İşte Desen Komisyonu,ortaya çıkacak bu büyük esere katkı için zorluklara rağmen fedakarca çalışmaya devam ediyor. Söylediklerine göre çalışmaya başladıkları ilk günlerde hepsi tek tek rüyalarında Atatürk'ü görmüşler.Belki işin manevi ağırlığından etkilenerek, belki de Atatürk manevi destek vermek için özellikle rüyalarına girmiştir,bunu bilemem... Ama Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası Tekstil Müzesi projesi gerçekleşirse en büyük emeğin zor ve negatif şartlarda özveriyle çalışan bu komisyon üyelerinin olacağını şimdiden gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Bu projeyle koruma altına alınacak,Nazilli Basması desenleri, belki de ileride tescil edilip, markalaştırılıp,özel tekstil firmalarının kullanımına açılacak. Böylelikle hem Nazilli Basmaları tekrar varlığını sürdürecek hem de üniversitemize katkı yapacak bir gelir kapısı olacak.Bu konuda kendiside bir Sümerbank çocuğu olan Nazilli Ticaret Odası Başkanı sayın Ali Gültekin KILIÇ destek sözü vermiş.Umarım herşey yolunda gider Nazilli Basma Fabrikası müze olarak bile olsa hayata geçer.

Komisyon üstlendiği görevde çok yol almış ama görevin tamamlanması için biraz daha zamana ihtiyaçları var. Böyle bir komisyonun tekrar kurulması çok zor.Bu aşamada işin yarım kalması yeniden en başa dönmek demek. Çünkü sadece sergilenecek kumaş ve diğer baskı malzemelerini hazırlamakla görev bitmiyor. Fabrikanın sergilenecek eserler dışında da koruması gereken 74 yıllık desen örnekleri ve diğer materyal var. Onun için bu projenin mutlaka tamamlanması gerek.

Son olarak,duyduğuma göre Anıtlar Yüksek Kurulundan onay çıkmış, yakında müdüriyet binası aslına sadık kalınarak restore edilecek,arka pencereler demir parmaklıklar ile daha güvenli hale getirilip,odalar eserlerin sergilenmesine uygun şekilde düzenlenecek. ADÜ. bu konuda çalışmalarını tamamlamak üzere.

İşte duyduklarım,gördüklerim böyle..

Şimdiye kadar pek olumlu haberler veremiyordum ama fabrikamızda güzel şeyler oluyor bu güzelliklere vesile olan, devamı için çaba sarf eden ve bundan sonraki güzellikler için proje tasarlayan herkese,Atatürk ve Nazilli Basma Fabrikası çalışanları adına şükranlarımı sunarak sözlerimi bitireyim.

Muhabbet ve sevgiyle kalın..

İlhan ÖDEN


18 Eylül 2009 Cuma

TEŞEKKÜRLER Sayın Haluk ALICIK


Nazilli belediye başkanı Haluk ALICIK Nazilli'li şehitlerimizin isimlerini park,cadde ve bulvarlara vererek yeni bir uygulama başlattı.Her Nazilli'li gibi bende bu geç kalmış uygulamaya gönülden destek verip,Sayın Haluk ALICIK'ı vefakar davranışından dolayı kutluyorum.


Şehitlerimizin isimlerinin çeşitli yerlere verilmesinin Sümerbank ve Atatürk konulu bu site ile ne bağlantısı olabilir diye düşünebilirsiniz.Ben konuya herzamanki gibi kendi penceremden bakıp sizlere çocukluk anılarımda özel yerleri olan iki sümerbank kökenli şehidimizi elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım.



FOTOĞRAFI BÜYÜK GÖRMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN


Erdal DOYRAN
O yıllarda ailem Sümerbank Vazife evlerinin 186 sokak 23 Numaralı lojmanında oturuyordu,tam karşımızdaki 22 numaralı lojmanda ise Sümerbank dokuma ustalarından Mustafa DOYRAN ve ailesi oturmaktaydı.Anne Mürüvvet hanım, Gülser,Erdal,Erol ve Ali ailenin diğer fertleriydi. Gülser abla ilkokul öğretmeniydi,Erdal abi ise havacı astsubay.Yaşça daha küçük olan Erol ve Ali kardeşler ise öğrenciydi.Aileyi kısaca tanıdıktan sonra fazla uzatmadan sizlere hatırladığım kadarıyla Erdal abiyi anlatmak istiyorum.

20 yaşlarında orta boylu fazla konuşmayan, yürürken başını yerden kaldırmayan, temiz ve iyi giyinmeye dikkat eden oldukça yakışıklı bir gençti.Bazen sokakta top oynarken bize katılır o sıralarda 8-10 yaşlarında olduğumuz için ayağından topu alabilmek için çırpınırdık.

Sonra birgün malum haber geldi Erdal abi şehit olmuştu,o zamana kadar şehit olmanın ne olduğu konusunda fazla bilgim yoktu.Herkes perişan oldu ailesi,arka arkaya gelen ölümler ve başka olaylar sebebiyle bir daha toparlanamadı.Sanırım şu anda sadece Birsen abla hayatta kaldı.

Tatil dönüşü şimdiki evimin önündeki küçük parkta Erdal DOYRAN parkı tabelasını görünce içimi hüzün dolu değişik duygular kapladı.Çocukluk günlerimde evimin 10 metre karşısında oturan Erdal abi ile 38 yıl sonra yine karşı komşu olmuştuk.

Şimdi sizlere şehitlerimizi hiç olmazsa ismen yaşatmak için başlatılan ve uygulanan fakat bu uygulamadan Nazilli şehit listesinde ismi olmadığı için yararlanamayacağını sandığım,yine bizimle aynı sokakta oturup Erdal abiden bir yıl sonra aynı kaderi paylaşıp şehit olan başka bir komşumdan dahsedeceğim.



FOTOĞRAFI BÜYÜK GÖRMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

http://www.tayyareci.com/hvsehitleri/cilt3-1966-98/1970-1973/110.htm


Muammer AKGÜN

Nazilli Sümerbank Basma fabrikasının mekanik atölye,takımhane ustası Selahattin AKGÜN'ün iki oğlu vardı. büyüğü Muammer, küçüğünün ismi Basri idi.

Sizlere Pilot teğmen Muammer abiyi hatırladığım kadarıyla anlatayım. Orta boylu,annesi,babası ve kardeşi beyaz tenli olmasına rağmen onlara nispeten,daha esmer,kendine güveni açıkça görülen,rahat,yakışıklı,modern bir gençti.

Beyaz tenli,renkli gözlü,kızılımsı kahverengi saçlı çok güzel bir nişanlısı vardı. Nazilliye geldiklerinde tüfeklerini omuzlarına alıp birlikte ava gittiklerini ve kemerlerinde 4-5 ördekle döndüklerini hatırlıyorum.

Evleri yine 186 sokak ile Sümerbank fırınının yanından gelen yolun kesiştiği noktadan 20 metre içerde bizim eve 30 metre kadar uzaklıktaydı.Aşağı yukarı tahminen şimdiki Sümerpark alanındaki yüzme havuzlu düğün bahçesinin giriş kapısının olduğu yerdeydi.

1972 yılında onunda şehadet haberi gelince havacılığın ne kadar tehlikeli ve cesaret isteyen bir meslek olduğunu daha iyi anladım.Muammer abi herhalde ailesi oralı olduğu için İzmir'e defn edildi.

Belediye web sayfasında Nazilli şehitleri listesinde ismini görmeyince herhalde sebep budur diye düşündüm.

Sayın belediye başkanımız Haluk Alıcık'a başlattığı bu güzel uygulamadan yararlanamayan vatan için canını vermekten çekinmemiş ama gözden kaçmış şehitlerimizin varlığını hatırlatma görevininde bizlere düştüğünü düşünerek paylaşıyorum.
Muhabbetle...


Sayın başkanım uygun bir yere Şehit Pilot teğmen Muammer AKGÜN ismi olabilirmi,ne dersiniz?


İlhan ÖDEN 18.8.2009 NAZİLLİ