ali gültekin kılınç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ali gültekin kılınç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2013 Pazartesi

Kahveci Bilal ağa'ya var da bize yoh mu?


Bir 9 ekim daha geliyor.Yine 9 Ekim sabahı Nazilli protokolu istasyon meydanında toplanıp,her kutlanışında heyecanından biraz daha kaybeden,Atatürk'ün Nazilli'ye gelişinin 76. yılı ve Sümerbank Basma Fabrikasının hizmete açılışı kutlayacak.

Atatürk heykeline konulan çelenkten sonra istasyon binası yanında protokolden birilerinin 'adet yerini bulsun' misali günün anlam ve önemine binaen yapacağı konuşma ve öğrencilerin folklor gösterileriyle bitecek törenden sonra protokol 76. kez  incelemelerinde bulunmak üzeren eski Sümerbank Nazilli Basma fabrikasındaki Atatürk müzesini ziyaret edecek...

Sonra herkes görevini yapmanın huzuruyla işlerinin başına dönecek.Gelecek  9 Ekim gününe kadar Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası  kimsenin aklına bile gelmeyecek.

Belki de bir kaç yıl sonra 'şimdilik yapılan' bu minik tören bile angaryadan sayılıp yapılmaz olacak.

65 yıl Nazilli yi doyurmuş,bugün Türkiye'nin pekçok vilayetinden daha gelişmiş bir kent olmasına katkı yapmış, Nazilli Basma fabrikasının böyle kolayca unutulması biz Sümerbanklılar ve yüreğinde Sümerbank sevgisi taşıyan Nazilliler dışında kimseyi rahatsız etmiyor.

Sık sık misyonunu başarıyla tamamladığı ve artık bayrağı özel sektöre devretmesi gerektiği için kapatıldığı söylenen ,ülke sanayisinin temelini oluşturmuş bu fabrikalar madem misyonunu başarıyla tamamladı neden  bu kadar vefasızca unutuluyor?

Nazilli Basma fabrikası kapatıldı.Bir daha açılması ve çalışması mümkün değil.Makinaları çalındı, kalanlar çürümede,binalar bakımsızlıktan viran olmakta. Bunları bu sayfalarda defalarca yazdım.

Devlet veya belediye yardımı olmadan Adnan Menderes üniversitesinin fabrikayı koruma imkanı yok.
 

Bunca yıl fabrika için hiçbir şey yapılamamasından bunu kolayca anlayabiliyoruz fakat Nazilli halkı olarak bu fabrikaya vefa borcumuz var.

Çok şey istemiyoruz Fabrikanın sosyal alanlarının düzenlenmesi ve biz Sümerbanklıların zaman zaman ziyeretine izin verilmesi. (Gıdı gıdı treninin bakımı için il genel meclisinin girişimlerinin sonuçlanmasını merakla bekliyoruz)

Fabrika salonunun restore edilip kültür merkezi olarak Nazillinin hizmetine açılması...

En önemlisi 2 yıldır rafa kaldırılan NAZİLLİ  BASMA FABRİKASI TEKSTİL MÜZESİ projesinin tamamlanması.

Bu konuda Nazilli Ticaret odası başkanlığı sırasında özellikle komisyon çalışanlarının yemek problemini çözen,komisyonu ziyaret ederek çalışmaları yakından ilzleyen ve Nazilli Basmasının marka haline getirilmesi gerektiğini sık sık gündeme getiren  Nazilli Sümerbank ekmeğiyle büyümüs Aydın milletvekili Ali Gültekin Kılınç olmak üzere...

Yine Komisyon üyelerinin soğukta ve olumsuz şartlarda çalışmalarına gönlü razı gelmeyip elektirikli ısıtıcılar göndererek komisyon üyelerinin problemlerini çözen,morallerin en bozuk olduğu günlerde yanlarında olduğunu hissettirerek destek olan Nazilli belediye başkanı sayın Haluk Alıcık ve...

Geçen yıl fabrika alanında düzenlediğimiz toplantıya davetimizi kırmayıp teşrif ederek yaptığı konuşmada Fabrikamızın çalıştığı dönemlerdeki hizmetlerini ve önemini vurgulayan,emektar Sümerbanklılarla yakından ilgilenen Nazilli Kaymakamı Sayın Mehmet Okur'un yardımlarını bekliyoruz.

Aşağıya Aydın Ticaret Odası tarafından Kültür Evi haline getirilen Kahveci Bilal ağa konağı 'nda Nazilli Sümerbank basma ve ekipmanlarının sergilendiği bölümün fotoğraflarını koyuyorum.



Gördüğünüz gibi Nazilli Sümerbank basma fabrikasının ürünlerinden birkaç parçayla bile ne kadar güzel bir köşe oluşturulmuş.


Nazilli Basma fabrikasından götürülüp sergilenen bir kaç desen kartelası ve gravür malzemesiyle bile böyle güzel bir sergi oluşturuyorsa,fabrikada atılı duran tarihi makina ,techizat ve zengin desen arşiviyle ortaya çıkacak Nazilli Basma fabrikası Tekstil müzesinin muhteşem güzelliğini ve Nazilliye kazandıracağı kültür zenginliğini düşüne biliyor musunuz?

Başka yerlerde kıytırık objelerle açılan dandik müzelerin yanında Nazillinin elindeki bu zenginliği kullanamaması ne kadar büyük bir kayıp,ne kadar büyük ayıp.

Bu eserleri üreten Sümerbank çalışanlarının ve sergilemeye hazırlayan ADÜ. Sanat Tarihi hocalarından Mükerrem Kürüm ve ekibinin emeklerinin paylaşılma zamanı gelmedi mi?

ADÜ. iki yıl binlerce lira ödenek ayırıp gerçekleştirdiği projeyi hayata geçirmek için ne bekliyor?
Sorun her zaman olduğu gibi para ise Nazillide,Aydın da olduğu gibi projeyi gerçekleştiren ticaret odası  ya da başka kuruluşlar yok mu? Nazilli Belediyesi ,kaymakamlık bu zenginliğe sahip çıkmayacak mı?

Başta Aydın  milletvekili sayın Ali Gültekin Kılınç,Nazilli Belediye başkanı sayın Haluk Alıcık ve Nazilli Kaymakamı sayın Mehmet Okur olmak üzere Nazilli'yi temsil eden ve yöneten tüm yetkililerden bu konuda yardım bekliyoruz.

Umarım bir daha ki 9 Ekim günü Nazilli protokolunun Basma fabrikası ziyaret ve inceleme programında Nazilli Basma fabrikası Tekstil müzesi de olur. Sevgiyle kalın.  İlhan ÖDEN


1 Şubat 2011 Salı

Nazilli Tekstil Müzesine Kavuşuyor.

Gıdı gıdı belgeseli çekimleri sırasında hummalı çalışmalarına yakından şahit olduğumuz,fakat o sırada tanışma ve sohbet için yeterli zaman bulamadığımız, 1 Mart 2010 tarihinden beri çalışmalarını sürdüren, Adü.Nazilli Sümerbank Desen Komisyonu üyeleriyle görüşmeyi uzun süredir planlıyorduk.
FOTOĞRAFLARI BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERLERİNE TIKLAYIN

Cuma günü (28.01.2011) uzun zamandır düşündüğümüz ama çeşitli nedenlerle ertelemek zorunda kaldığımız Adü. Nazilli Sümerbank Desen Komisyonu ziyaretimizi gerçekleştirdik.

Sümerbank konusuyla yakından ilgilenen emekli öğretmen Nihal ERBAKAN hanım ile birlikte (yazıda kullandığım fotoğrafların büyük bölümünü Nihal hanım çekti) çalışmaların yapıldığı, Nazilli Basma Fabrikasının Ham kontrol dairesine gittiğimizde komisyon üyelerinin güleryüzlü ve sıcak karşılamaları,soğuk hava ve yağmurun üstümüzdeki gerginliğini hemen yok etti.

Kısa bir tanışma sonrası sohbetimize başladık.Komisyon Başkanı Mükerrem KÜRÜM komisyonun oluşturulması ve çalışmaları hakkında bizi kısaca bilgilendirdi.Yaşadıkları zorlukları, problemleri ve çalışmalarının ne şekilde devam edip sonuçlanacağını anlattı. Ben de birbirinden değerli komisyon üyelerinden başlayarak,gördüklerimi,duyduklarımı sizlere aktarmaya çalışayım.

Komisyonun başında yukarıda da bahsettiğim gibi A.Menderes Üniversitesi Öğretim görevlisi Mükerrem KÜRÜM hanım var. Haftada 3 gün Nazilli'ye gelerek çalışmalarını sürdürüyor. Yine, Adü.Karacasu Meslek Yük.Ok. Öğretim görevlilerinden desen hocası Silvana KASAP,haftanın 2 günü Nazilli'ye gelerek destek veriyor. Komisyonda hocalardan başka , Nazilli Basma Fabrikası Gravür dairesi ustası Arif ÖZTEMİZ var.Arif abi genç yaşta (Askerlik öncesi) Gravür dairesinde işe başlayıp, bu kısmın her görev basamağında 25 yıl çalışarak Daire Ustalığı konumuna kadar yükselmeyi başarmış, Aydın ili ve çevresinin,eski ve yeni kumaş baskı teknikleri konusunda en bilgili kişisi olarak komisyonda görev yapıyor.

Bana göre Arif ÖZTEMİZ , işe hakimiyet bakımından çok isabetli seçim olmuş.Komisyonun en genç üyesi Ayşe BAYTOK desen kataloglarını ve kumaşları tek tek fotoğraflayıp digital verilerini bilgisayarlara ve disklere kaydediyor. Nilüfer TURAN ve iç mimar Tüzel KÜNKÇÜ komisyonun diğer değerli üyeleri.

Komisyonda hocalar ve diğer elemanlar hiçbir ayrım olmadan maskelerini,eldivenlerini takıp, oksitli metal parçaları mazotla yıkayıp parlatıyor,yıllardır rutubet,pislik içinde kalmış kumaş parçalarını temizleyip,dezenfekte edip,kurutup, pudralıyorlar.

Ham kontrol dairesini,eski Nazilli Sümerbanklılar bilir. Bilmeyenler için kısaca anlatayım da yapılan işin boyutları ve çalışma şartları gözlerinde canlansın.

Yaklaşık spor salonu büyüklüğünde bir salon ve salonunun her tarafı kartela şeklinde desen kataloglarının asıldığı askılar,insan boyunda çekmeceli dolaplar ve kalın deri kapaklı kataloglarla çevrelenmiş,duvarlardaki raflarda eski sipariş dosyaları ve yeni basma makinasının desen filmlerinin ruloları var. Ortada ancak birkaç masa konulabilecek kadar alan,bu alanda lokal aydınlatma,kış şartlarında 4 elektirikli ısıtıcıyla ısınıp, mikrop ve bakterilerle mücadele ederek özveriyle görevlerini yapmaya çalışan idealist, insanlar...

İnanın yapılan görevin manevi ağırlığı,ortaya çıkarılmaya çalışılan eserin azameti olmasa, bu soğuk,bakteri ve mikrop yuvası ortamda çalışmak imkansız.

Bir de bunca sıkıntı yetmezmiş gibi çalışanların motivasyonun çeşitli engellemelere bozulmaya çalışılması işin cabası.

Nazilli belediye başkanı Sayın Haluk ALICIK 'a, sağladığı ısıtıcı ve öğle yemeği gibi imkanlar için teşekkür ediyorlar.Hele morallerinin en bozuk olduğu anlarda belediye başkanımızın güç veren manevi desteğini özellikle vurguluyorlar.

Bende,Nazilli Sümerbank'a gönül ve emeğini veren biri olarak belediye başkanımıza,maddi ve manevi destekleri için teşekkür edip,proje sonuna kadar,özverili,çalışkan arkadaşlarımızdan desteğini esirgememesini rica ediyorum. Birazda komisyon çalışmalarının sonuçlarından bahsederek yazıma devam edeyim. Komisyon kumaşları ve diğer teknik baskı araçlarını sergilenmeye hazır hale getirdiğinde. İçlerinden sergilenmeye uygun görülüp seçilenler,tadilatla yenilenip müze haline getirilecek eski Fabrika müdüriyet binasında sergilenecek. Bu bina Türkiyenin ilk ve tek Tekstil Müzesi olacak,binanın diğer bölümlerinde Atatürk'ün Fabrika ziyaretinde kullandığı eşyalardan oluşan bir Atatürk odası ve yine Fabrikamızın depolarında korunan kitaplardan oluşan bir Kütüphane bölümü olacak.Umarım yıllarca emek verip formasını terle ıslattığımız Nazilli Sümerspor'un kupa,fotoğraf ve hatıra eşyaları için de bir köşe oluşturulur.İşte Desen Komisyonu,ortaya çıkacak bu büyük esere katkı için zorluklara rağmen fedakarca çalışmaya devam ediyor. Söylediklerine göre çalışmaya başladıkları ilk günlerde hepsi tek tek rüyalarında Atatürk'ü görmüşler.Belki işin manevi ağırlığından etkilenerek, belki de Atatürk manevi destek vermek için özellikle rüyalarına girmiştir,bunu bilemem... Ama Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası Tekstil Müzesi projesi gerçekleşirse en büyük emeğin zor ve negatif şartlarda özveriyle çalışan bu komisyon üyelerinin olacağını şimdiden gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Bu projeyle koruma altına alınacak,Nazilli Basması desenleri, belki de ileride tescil edilip, markalaştırılıp,özel tekstil firmalarının kullanımına açılacak. Böylelikle hem Nazilli Basmaları tekrar varlığını sürdürecek hem de üniversitemize katkı yapacak bir gelir kapısı olacak.Bu konuda kendiside bir Sümerbank çocuğu olan Nazilli Ticaret Odası Başkanı sayın Ali Gültekin KILIÇ destek sözü vermiş.Umarım herşey yolunda gider Nazilli Basma Fabrikası müze olarak bile olsa hayata geçer.

Komisyon üstlendiği görevde çok yol almış ama görevin tamamlanması için biraz daha zamana ihtiyaçları var. Böyle bir komisyonun tekrar kurulması çok zor.Bu aşamada işin yarım kalması yeniden en başa dönmek demek. Çünkü sadece sergilenecek kumaş ve diğer baskı malzemelerini hazırlamakla görev bitmiyor. Fabrikanın sergilenecek eserler dışında da koruması gereken 74 yıllık desen örnekleri ve diğer materyal var. Onun için bu projenin mutlaka tamamlanması gerek.

Son olarak,duyduğuma göre Anıtlar Yüksek Kurulundan onay çıkmış, yakında müdüriyet binası aslına sadık kalınarak restore edilecek,arka pencereler demir parmaklıklar ile daha güvenli hale getirilip,odalar eserlerin sergilenmesine uygun şekilde düzenlenecek. ADÜ. bu konuda çalışmalarını tamamlamak üzere.

İşte duyduklarım,gördüklerim böyle..

Şimdiye kadar pek olumlu haberler veremiyordum ama fabrikamızda güzel şeyler oluyor bu güzelliklere vesile olan, devamı için çaba sarf eden ve bundan sonraki güzellikler için proje tasarlayan herkese,Atatürk ve Nazilli Basma Fabrikası çalışanları adına şükranlarımı sunarak sözlerimi bitireyim.

Muhabbet ve sevgiyle kalın..

İlhan ÖDEN


14 Eylül 2010 Salı

Filmin adı GIDIGIDI

Bu gün sizlere önceki yazımda çekimlerinin başladığını duyurduğum Gıdıgıdı üzerinden Atatürk,Sümerbank Basma fabrikası ve Nazilli'nin anlatılacağı belgeselin doğuş hikayesini anlatacağım.

TANIŞMA
Yasin Ali TÜRKERİ ile tanışmamız 2009 yılı ramazan bayramının arife günü oldu.O gün telefonla beni arayıp, Makedonyanın en önemli müzik adamlarından biri olan Merhum Hayri DEMİROVSKİ'nin yaşamını anlatan "Manastır doğum yerim" adlı belgesel ile ilgili olarak görüşmek istediğini söyledi.Bayramın 2. günü görüşmek üzere randevulaştık.

Görüşmemizde benim ney ile yorumlayıp youtube'ta paylaştığım videoyu izlediğini şarkıyı belgesel için ney ile çalmamı rica etti. Bende ricasını memnuniyetle yerine getireceğimi söyledim. Bayram sonu evimde çekim ve kısa bir ropörtaj yaptık.

GIDIGIDI DOĞUYOR
İşimizi bitirip,sohbet ederken bana Nazilli'de belgesele uygun başka konular olup olmadığını sordu,Demirci Mehmet efe,Gıdıgıdı ve Sümerbank konularını önerip bloğumdaki Gıdıgıdı anılarımı yazdığım bölümü gösterdim.Konunun kitap yazmak isteyen veya dergilerde çalışan pek çok yazarın ilgisini çektiğini bir kaç yazarın benden konuyla ilgili yardım istediğini söyledim.O da Gıdıgıdı'yı bildiğini ,bu konunun güzel bir belgesel konusu olduğunu ilk fırsatta ön çalışmalar için tekrar geleceğini söyledi.Bende elimden gelen yardımı yapacağımı söyledim.

Bu görüşmeden birkaç hafta sonra bir bayan belgesel yapımcısı telefonla beni arayıp blog yazılarımı takip ettiğini,Nazilli Sümerbankla ilgili belgesel yapmak istediğini söyleyip yardım istedi.Yasin Ali Türkeri ile daha önce konuştuğumuz için yardım konusuna pek sıcak bakmadım,hayır da diyemedim ama o yönetmenle başka görüşmemiz olmadı.

DOSYA HAZIRLANIYOR.
2010 ocak ayında kültür bakanlığına sunacağı dosyanın hazırlık çalışmaları için Nazilli'ye geldiğinde Yasin'e diğer yönetmenden söz ettim,o yönetmeni tanıdığını bir süredir sağlık sorunlarıyla uğraştığını söyledi.

Aileden kalan,çevreden topladıklarımız ve birikimlerimden oluşan belge, fotoğraf,desen çizimlerine,Yasin'in topladığı belge ve fotoğrafları da ekledik.

Yasin'i ,önceden tanıştığımız Sümerbank konusuna ilgisini ve annesinin fabrika açılışına öğrenci olarak katıldığını bildiğim Nihal ERBAKAN hanımla,1941-44 yıllarında İstanköy'den çalışmak için Nazilli'ye gelen Bekir SARI amcayla,yengemin babası olan 96 yasındaki eski Sümerbanklı Abdullah TİMUR dedeyle ve GIDIGIDI'yı son kullanan kişi olan Cihan TOKA ile tanıştırdım.

Ayrıca takip ettiğim yazılarından,Nazilli Sümerbank tarihini en iyi bilen kişi olduğuna inandığım ADÜ, Fen Edebiyat Fak. Tarih bölümü hocalarından Yard.Doç.Dr. Günver GÜNEŞ hoca ve kendisi de bir Sümerbank çocuğu olan ve bana belgesel konusunda elinden gelen her yardımı yapacağını söyleyen, Nazilli Ticaret odası Başkanı Ali Gültekin KILINÇ ile görüşmesini önerdim.

Fotoğraflar çekti,ön ropörtajlar yaptı.Bende Sümerbankla ve Sümersporla ilgili sorularını cevapladım.

Kültür bakanlığına sunacağı dosya için yeterli veriyi topladıktan sonra gerekli düzenlemeleri yapmak için İstanbul'a döndü.

MÜJDE GELİYOR.
Mayıs ayı başında Belgesel film festivaline katılmak için Alanya'ya giderken Nazilli'ye uğradığında Yasin Ali ile Sümerpark'ta buluştuk.Belgeselin Kültür bakanlığından onay aldığını, Ağustos sonunda çekimlere başlanacağını söyledi,çok sevindim.

Bu arada ön ropörtajda konuştuğumuz Abdullah TİMUR dedeyi kaybetmiştik. (Allah rahmet eylesin)


İşte Gıdıgıdı üzerinden Nazilli Sümerbank'ın ve Nazilli'nin anlatılacağı belgesel filmin başlangıç hikayesi böyle...

ASIL İŞ ŞİMDİ BAŞLIYOR
Bundan sonra Nazilli Sümerbank'ı anlatacak başka bir belgesel çekileceğini tahmin etmiyorum.Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirip filmi çekecek ekibe her konuda yardımcı olmalıyız.

Atatürk ve genç cumhuriyetin kısıtlı imkanları zorlayarak Nazilli'ye hediye ettiği bu muhteşem eseri layıkıyla anlatacağına gönülden inandığım Yasin Ali TÜRKERİ kardeşimin en ince detayları bile atlamadan değerlendirdiği,bir ucu Moskova'ya bir ucu Yunan adalarına dayanan büyük proje üzerindeki titiz çalışmalarını yakından izliyorum.

Her gün yeni kişilere ulaşıyoruz,yeni veriler ile hiç ummadığımız yerlere geldik.

Filmde fabrikanın temelinin atıldığı günlere şahitlik eden,1938 de Nazilli Sümerbankta işe başlayan,Atatürkü karşıladıkları günü hala aynı heyecanla anlatan 85 yaşını çoktan aşmış,onlarca çocuk ve torun yetiştirmiş ama hala "Atatürk çocuğu" olarak kalmış pırıl pırıl insanları göreceksiniz.

Fabrikayla yatıp,fabrikayla kalkan 8 saatlik mesaileri dışındaki zamanlarını bile Ekmeğini yedikleri kuruma faydalı olmaya adayan ,ilkokul mezunu "yüksek mühendisler" ile tanışacaksınız.

Şimdilik biraz sabredin ve destek olun.

Proje Kültür bakanlığı ve Nazilli belediyesi tarafından destekleniyor.Özellikle yurtdışı ve havadan yapılacak çekimler maliyeti arttırıyor.Ama ne olursa olsun bu prodüksiyon eksik olmamalı,ileride keşke şöyle olsaymış diyebileceğimiz hiç bir detay kalmamalı.

Yeter ki biz üstümüze düşeni yapalım,gerisini Yasin Ali TÜRKERİ başaracaktır. Kuşkunuz olmasın.



İlhan ÖDEN