3 Mart 2026 Salı

SÜMERBANK CAMİİ


SÜMERBANK CAMİİ

1958 yılında Sümerbank lojmanlarında doğmuşum. Camimiz ise ben doğduktan bir yıl sonra açılmış. Bu bakımdan camiyle tanışıklığımız, Sümerbank çalışanı olmadan çok önce başladı. Benim için camimiz; fabrika kompleksi içindeki hastane, okul, kütüphane gibi diğer sosyal ünitelerden çok farklı değildi. Fabrikanın doğal ve önemli bir parçasıydı.

Rahmetli dedem Recep Öden’in, camide imam olmadığı zamanlarda ve özellikle Ramazan ayında, fabrikada çalıştıkları için teravih namazı kılamayan işçilere gece iş çıkışında camide teravih namazı kıldırdığını biliyorum. Camiyle erken tanışıklığımızın sebebinin de bu olduğunu düşünüyorum. Yapıldığı dönemde camimiz tartışmasız Nazilli’nin en güzel camisiydi. Bana göre bugün bile hâlâ en güzellerinden biridir.

Kimse bizi zorlamasa da yaz tatillerinde mahalleden arkadaşlarımızla birlikte camiye gider, namaz surelerini ve Kur’an-ı Kerim’i öğrenmek için kurslara katılırdık. Kurs sırasında sık sık camimizin ününü duyan ziyaretçiler gelirdi. Onların caminin mimarisini, renkli vitraylarını, kartonpiyerlerini, duvar motiflerini, hat levhalarını ve ahşap işlemelerini hayranlıkla inceleyişlerini izlerdik. Sanki caminin sahibi bizmişiz gibi gururlanırdık.

Fabrika kapatılıp üniversiteye devredildi. Lojmanlar ve okulumuz yıkıldı… Sümerbank adını taşıyan ne varsa birer birer tarihe karıştı.

Bugün Sümerbank adını taşıyan tek yapı “Sümerbank Basma Fabrikası Camii” kaldı. Bu yüzden biz Sümerbank çalışanları için camimizin ayrı bir değeri vardır.

Fabrikada bir dönem 20 bin kişi çalıştı. Bunların büyük bir kısmı fabrikaya ait 480 lojmanda yaşadı; çocukları da benim gibi gözlerini bu lojmanlarda dünyaya açtı. Aradan yıllar geçse de insanlar zaman zaman buraya gelip eski günleri yad ederler. Gözleri Sümerbank’tan kalan izleri arar.

O zamanlar camimiz bugünkü gibi sakin değildi. Cuma günlerinde, Ramazan ayında ve bayram sabahlarında camide namaz kılacak yer bulunmazdı. Cami bahçesine hasırlar serilir, cami içindeki cemaat kadar dışarıda da insan olurdu.

Fabrika açık olduğu sürece istisnasız her Sümerbank çalışanının maaşından küçük bir miktar cami için kesinti yapılırdı. Fabrika kapanıncaya kadar caminin inşaat, bakım, elektrik, su ve marangozluk gibi tüm giderleri Nazilli Basma Fabrikası tarafından karşılandı. Sümerbank kurumu, camisine adeta gözü gibi baktı. Çalışanların da camide maddi ve manevi katkıları oldu.

Bugün Nazilli’nin başka mahallelerinde oturan bazı Sümerbanklılar hâlâ namaz kılmak için camimize gelirler.

Herkes unutsa da yaşayan Sümerbanklılar ve vefat eden Sümerbanklıların çocukları olarak bizler unutmuyoruz. Eskisi kadar sık gidemesek de orası bizim camimizdir.  İLHAN ÖDEN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder