26 Eylül 2010 Pazar

GIDIGIDI ilk istasyonda ödüle buluştu.

GIDIGIDI ilk istasyonda ödüle buluştu.
Henüz çekimleri yeni başlayan Gıdıgıdı belgeseli,şimdiden ödülleri toplamaya başladı.11. Uluslararası Altınsafran Belgesel Film Festivalinde "En iyi senaryo" dalında 1. lik ödülünü kazanan projenin ödülü 3. günlük festival sonucunda yapılan törenle yönetmen Yasin Ali TÜRKERİ'ne verildi.Davet edildiği ilk festivalden ödülle dönen GIDIGIDI,inşallah proje ekibini daha yüksek İstasyonlara doğru götürecek.Gıdıgıdı personeline tebrikler,başarılar..

HABERİ OKUMAK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

14 Eylül 2010 Salı

Filmin adı GIDIGIDI

Bu gün sizlere önceki yazımda çekimlerinin başladığını duyurduğum Gıdıgıdı üzerinden Atatürk,Sümerbank Basma fabrikası ve Nazilli'nin anlatılacağı belgeselin doğuş hikayesini anlatacağım.

TANIŞMA
Yasin Ali TÜRKERİ ile tanışmamız 2009 yılı ramazan bayramının arife günü oldu.O gün telefonla beni arayıp, Makedonyanın en önemli müzik adamlarından biri olan Merhum Hayri DEMİROVSKİ'nin yaşamını anlatan "Manastır doğum yerim" adlı belgesel ile ilgili olarak görüşmek istediğini söyledi.Bayramın 2. günü görüşmek üzere randevulaştık.

Görüşmemizde benim ney ile yorumlayıp youtube'ta paylaştığım videoyu izlediğini şarkıyı belgesel için ney ile çalmamı rica etti. Bende ricasını memnuniyetle yerine getireceğimi söyledim. Bayram sonu evimde çekim ve kısa bir ropörtaj yaptık.

GIDIGIDI DOĞUYOR
İşimizi bitirip,sohbet ederken bana Nazilli'de belgesele uygun başka konular olup olmadığını sordu,Demirci Mehmet efe,Gıdıgıdı ve Sümerbank konularını önerip bloğumdaki Gıdıgıdı anılarımı yazdığım bölümü gösterdim.Konunun kitap yazmak isteyen veya dergilerde çalışan pek çok yazarın ilgisini çektiğini bir kaç yazarın benden konuyla ilgili yardım istediğini söyledim.O da Gıdıgıdı'yı bildiğini ,bu konunun güzel bir belgesel konusu olduğunu ilk fırsatta ön çalışmalar için tekrar geleceğini söyledi.Bende elimden gelen yardımı yapacağımı söyledim.

Bu görüşmeden birkaç hafta sonra bir bayan belgesel yapımcısı telefonla beni arayıp blog yazılarımı takip ettiğini,Nazilli Sümerbankla ilgili belgesel yapmak istediğini söyleyip yardım istedi.Yasin Ali Türkeri ile daha önce konuştuğumuz için yardım konusuna pek sıcak bakmadım,hayır da diyemedim ama o yönetmenle başka görüşmemiz olmadı.

DOSYA HAZIRLANIYOR.
2010 ocak ayında kültür bakanlığına sunacağı dosyanın hazırlık çalışmaları için Nazilli'ye geldiğinde Yasin'e diğer yönetmenden söz ettim,o yönetmeni tanıdığını bir süredir sağlık sorunlarıyla uğraştığını söyledi.

Aileden kalan,çevreden topladıklarımız ve birikimlerimden oluşan belge, fotoğraf,desen çizimlerine,Yasin'in topladığı belge ve fotoğrafları da ekledik.

Yasin'i ,önceden tanıştığımız Sümerbank konusuna ilgisini ve annesinin fabrika açılışına öğrenci olarak katıldığını bildiğim Nihal ERBAKAN hanımla,1941-44 yıllarında İstanköy'den çalışmak için Nazilli'ye gelen Bekir SARI amcayla,yengemin babası olan 96 yasındaki eski Sümerbanklı Abdullah TİMUR dedeyle ve GIDIGIDI'yı son kullanan kişi olan Cihan TOKA ile tanıştırdım.

Ayrıca takip ettiğim yazılarından,Nazilli Sümerbank tarihini en iyi bilen kişi olduğuna inandığım ADÜ, Fen Edebiyat Fak. Tarih bölümü hocalarından Yard.Doç.Dr. Günver GÜNEŞ hoca ve kendisi de bir Sümerbank çocuğu olan ve bana belgesel konusunda elinden gelen her yardımı yapacağını söyleyen, Nazilli Ticaret odası Başkanı Ali Gültekin KILINÇ ile görüşmesini önerdim.

Fotoğraflar çekti,ön ropörtajlar yaptı.Bende Sümerbankla ve Sümersporla ilgili sorularını cevapladım.

Kültür bakanlığına sunacağı dosya için yeterli veriyi topladıktan sonra gerekli düzenlemeleri yapmak için İstanbul'a döndü.

MÜJDE GELİYOR.
Mayıs ayı başında Belgesel film festivaline katılmak için Alanya'ya giderken Nazilli'ye uğradığında Yasin Ali ile Sümerpark'ta buluştuk.Belgeselin Kültür bakanlığından onay aldığını, Ağustos sonunda çekimlere başlanacağını söyledi,çok sevindim.

Bu arada ön ropörtajda konuştuğumuz Abdullah TİMUR dedeyi kaybetmiştik. (Allah rahmet eylesin)


İşte Gıdıgıdı üzerinden Nazilli Sümerbank'ın ve Nazilli'nin anlatılacağı belgesel filmin başlangıç hikayesi böyle...

ASIL İŞ ŞİMDİ BAŞLIYOR
Bundan sonra Nazilli Sümerbank'ı anlatacak başka bir belgesel çekileceğini tahmin etmiyorum.Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirip filmi çekecek ekibe her konuda yardımcı olmalıyız.

Atatürk ve genç cumhuriyetin kısıtlı imkanları zorlayarak Nazilli'ye hediye ettiği bu muhteşem eseri layıkıyla anlatacağına gönülden inandığım Yasin Ali TÜRKERİ kardeşimin en ince detayları bile atlamadan değerlendirdiği,bir ucu Moskova'ya bir ucu Yunan adalarına dayanan büyük proje üzerindeki titiz çalışmalarını yakından izliyorum.

Her gün yeni kişilere ulaşıyoruz,yeni veriler ile hiç ummadığımız yerlere geldik.

Filmde fabrikanın temelinin atıldığı günlere şahitlik eden,1938 de Nazilli Sümerbankta işe başlayan,Atatürkü karşıladıkları günü hala aynı heyecanla anlatan 85 yaşını çoktan aşmış,onlarca çocuk ve torun yetiştirmiş ama hala "Atatürk çocuğu" olarak kalmış pırıl pırıl insanları göreceksiniz.

Fabrikayla yatıp,fabrikayla kalkan 8 saatlik mesaileri dışındaki zamanlarını bile Ekmeğini yedikleri kuruma faydalı olmaya adayan ,ilkokul mezunu "yüksek mühendisler" ile tanışacaksınız.

Şimdilik biraz sabredin ve destek olun.

Proje Kültür bakanlığı ve Nazilli belediyesi tarafından destekleniyor.Özellikle yurtdışı ve havadan yapılacak çekimler maliyeti arttırıyor.Ama ne olursa olsun bu prodüksiyon eksik olmamalı,ileride keşke şöyle olsaymış diyebileceğimiz hiç bir detay kalmamalı.

Yeter ki biz üstümüze düşeni yapalım,gerisini Yasin Ali TÜRKERİ başaracaktır. Kuşkunuz olmasın.



İlhan ÖDEN

9 Eylül 2010 Perşembe

NAZİLLİ SÜMERBANK BELGESELİ

Bu yılın kış aylarında proje hazırlıklarına başlanıp Kültür bakanlığından onayı alınan Nazilli Sümerbank konulu belgeselin çekim çalışmaları başladı.

Daha önce,Edward'ın Armonisi-Hayatın ritmi aksak-Kalemi kırmasaydık gibi başarılı yapımlarla ödül kazanan genç yönetmen Yasin Ali TÜRKERİ,ödüllü yönetmen-kameraman-Serdar GÜVEN ve Oğuz GÜL 'den oluşan ekip,fabrika desen dairesi arşivinde,GIDIGIDI içi ve çevresinde fotoğraf ve video çekimleri yaptı.

Daha sonra yapılacak çekimler için fabrika iç mekan seçimleriyle ilgili ön çalışmalar yapan ekip,Atatürk'ü fabrikayı açmak için Nazilli'ye gelişinde karşılayan ilkokul öğrencileri arasında yer alan
Hediye Çolha (85 yaşında) ile o tarihi gün,Atatürk ve daha sonraki Sümerbank anılarını içeren ev çekimleri de yapıp,bayram tatili sebebiyle şimdilik çekimlere ara verdi.

9 ekimde Atatürk'ün Nazilli'ye geliş günü etkinlikleriyle tekrar çalışmaya başlayacak çekim ekibine,Nazilli Sümerbank'ı gelecek nesillere en iyi şekilde anlatılabilmelerini sağlamak bakımından elimden gelen her türlü desteği veriyorum.

Fakat,Nazilli Sümerbank'ın inşaat ve açılış dönemi,1941 yılında Sisam adasından gelen yabancı işçiler ,Rusya'daki kurslara katılan Sümerbank personeli ile ilgili konularda bilgisine başvurabileceğimiz kişilere veya bu kişilerin yakınlarının yardımlarına ihtiyacımız var.

Bu konuda katkısı olacak,kişilere ulaşabilmek bakımından yardımlarınızı bekliyoruz
.

31 Temmuz 2010 Cumartesi

SÜMERBANK GAZETESİ

Yazılarımda her vesileyle Sümerbank'ın büyüklüğünden bahis ediyorum,blogumu ziyaret eden Sümerbank mensupları dışındaki kardeşlerimiz "Sümerbank'ı amma abartıyor" diye düşünebilir.
Şimdi sizlere Sümerbank gazetesinin 1988 yılında yayınlanan 15. sayısını takdim ediyorum. Fotoğrafları tetkik edip,soruma samimi cevap verin ,bu gazetenin yayın tarihi üzerinden 22 yıl geçmiş.Günümüzde,bu kalitede yayın yapabilen kaç profesyonel gazete var?Asıl işi medya olmayan Sümerbank benzeri kuruluşlardan böyle gazete çıkarabilen var mı?
Sümerbank'ı köhne,iflas etmiş ,devletin sırtına kambur olmuş gibi gösterip,kapatanlara inat bu gibi örneklerle doğruları anlatmaya devam edeceğim..
FOTOĞRAFLARA TIKLAYIP BÜYÜK BOYUTTA GÖREBİLİRSİNİZ.

2. SAYFA

3. SAYFA

SPOR SAYFASI BİLE VAR.

29 Haziran 2010 Salı

GIDIGIDI Erciyes'e Çıktı !


Ülkemizin TCDDY. ait olmayan,kendine ait özel yolu ve özel istasyonu olan tek treni GIDIGIDI,tarihi,statüsü,Atatürk'ün Nazilli'ye hediye ve emaneti olma özelliğiyle haberci ve belgesel yapımcılarının gözdesi olmaya devam ediyor.

Erciyes Üniversitesinin,Aydın DOĞAN vakfı 21. Genç İletişimciler Yarışması birincilik Ödülü sahibi öğrencilerinden Burak SOMUNCU ve Kenan ŞİLEN'in hazırlayıp sunduğu GIDIGIDI ropörtajı,Erciyes Üniversitesinin öğrencilerinin çalışmalarından oluşan yıllık ERİHA dergisinin "YAŞAM" bölümünde 4 tam sayfa ile yerini aldı.

2010 Mayıs ayında Kayseri'den,Nazilli'ye gelerek ropörtaj çalışmalarına başlayan öğrenci kardeşlerimize,15 gün önceden Erciyes Üniversitesi rektörlüğü aracılığıyla ADÜ. den resmi izin istenmesine rağmen,öğle saatlerine kadar bekletilip,araştırma için izin verilmemesi,saat 14 e kadar izin bekleyip,izin çıkmayınca Kayseri'ye eli boş dönmek korkusuyla bir kaç poz fotoğraf çekme girişimleri sonucunda apar-topar kampüs dışına çıkartılmaları, Adnan Menderes Üniversitesi gibi eğitim kurumuna hiç yakışmayan bir yaklaşımdı. Karşılaştıkları bu gibi zorluklara rağmen öğrenci arkadaşlarımız özverili ve yorucu çalışmalarını tamamlamayı başarıp,güzel bir "iş" ortaya çıkardılar.

YAZILARI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAFLARIN ÜZERİNE TIKLAYINIZ.

Burak SOMUNCU ve Kenan ŞİLEN kardeşlerim,gözlerindeki ışıkla, yüreklerindeki heyecan,çalışma disiplini ve azimleriyle bende gelecekte çok iyi yerlerde göreceğim kanısını uyandırdılar. Kendilerine derslerinde ve ileride profesyonel olarak yapacakları iletişim mesleğinde başarılar dilerim.

İLHAN ÖDEN

14 Mayıs 2010 Cuma

ÇAKMA SÜMERBANK

Her kaliteli markanın çakması (sahtesi) olur Sümerbank'ın çakması olmazmı? Bu gün size Sümerbank'ın çakmasının hikayesini anlatacağım.

2005 yılının yaz aylarında,2002 yılında kapatılan Nazilli Basma fabrikasının tekrar açılacağı yönünde Nazilli'de bir söylenti yayılır.Fabrikanın tekrar açılması işsizlik yüzünden sıkıntılı Nazilli gençleri için yeni bir umut ışığı olacaktır.Söylenti hızla kulaktan kulağa yayılır önceleri pek kimse inanmaz.Fakat Aşağı Nazilli'deki bir dernekte işçi kayıtlarının başladığı duyulunca yüzlerce Nazilli'li kayıt için müracaat eder.Başvuranların çoğu gençtir,bazı orta yaşlı,hatta Sümerbank emeklileri bile müracaat ederler.Yanlız müracaatlar bedava değildir,kaydın yapıldığı derneğe bir miktar bağış karşılığı yapılmaktadır.Başvuranlardan kimlik bilgileri,fotoğraf gibi belgeler yanında yanılmıyorsam 10 veya 20 lirada kayıt parası alınır.Toplanan paraların ve müracaat dosyalarının akıbeti belli olmaz.Pek çok kişinin hem paraları hemde kimlik bilgileri yabancı kişilerin eline geçer.

Aradan bir süre geçtikten sonra fabrikanı ilk açıldığı günde yani 9 ekim 1937 yılının sene-i devriyesi,9 ekim 2005 günü törenle açılacağı ilan edilir.Müracaat edenlerden kaç kişi işe alınır yada işe alınanlar müracaat edenlerdenmi yoksa kendilerine yakın olanlardanmı seçilir kimse bilemez.


AÇILIŞTA KONUKLARIN YAKALARINA TAKILAN ROZET

Aralarında zamanın Kültür bakanınında bulunduğu Nazillinin mülki amirleri,siyasi parti yöneticileri,diğer devlet kurumlarının amirleri ve ADÜ.yetkililerinden oluşan protokol heyeti Atatürk gibi şehirden Gıdıgıdı ile fabrikaya gelir.Açılan kapılarından bine yakın Nazili'li töreni izlemek için fabrika alanında toplanır.Her yer bayraklarla süslenmiş Fabrikanın eski binaları aceleyle yapıldığı belli olan ucuz mavi toz badana ile boyanmıştır.

Tören için Yeni dokuma salonundaki 500 makinadan yaklaşık 200 kadarı sökülerek bir boş alan oluşturulmuş,ortaya büyük bir podyum kurulmuş etrafına izleyiciler için plastik sandalyeler dizilmiştir.

Protokol heyeti yeni dokuma salonunun yağlı zeminine serilmiş uzun kırmızı halı üzerinden dokuma salonuna girip yerleşir.Vatandaşlarda protokol arkasında yerlerini alırlar.




İstiklal marşı ve ışıklı görsel gösteriler ardından,Sümerbank kumaşlarından hazırlandığı söylenen ama ,belli ki başka bir defileden ödünç alınmış alakasız kıyafetlerden hazırlanmış sözde bir defile sunulur.Sunucu elindeki ADÜ. Tarih bölümü hocalarından Günver Güneş hocanın önceki yazılarından aceleyle toparlanmış metindeki sarı fosforlu kalemle çizilerek işaretlenmiş bölümlerden Nazilli Sümerbank tarihiyle ilgili anekdotlar okur.Ardından konuşmacılar, konuşmalarını yaparlar.Sonra kurdele kesim törenine geçilir.

Salonun diğer tarafında Sümerbank zamanından kalma eski Dornier dokuma tezgahlarına ilaveten iki adet Suzer,iki adet Pikanol marka geniş dokuma tezgahı konulmuştur
. Görüntü pek iç açıcı değildir.Ortada Nazilli halkına umut verecek bir çalışma görülmez. Hele daha önce buralarda çalışmış, fabrikayı bilen kişilerin kafalarına yapılan tantanalı açılışa rağmen sonucun fiyasko ile biteceği düşüncesi çoktan yerleşmiştir.

Nitekim açılış töreninden sonra fabrika hiç üretim yapamadan kapanır.

İşte çakma Sümerbank'ın hikayesi böyle,ileride başka hikayelerde buluşmak dileğiyle..

İlhan ÖDEN

Maalesef düşüncesizce yapılan hatalarla binbir zorlukla kazandırılan Cumhuriyet değerleri işte böyle teker teker elimizden kayıp gidiyor.

Belgelerin üzerine tıklayarak büyük boyutta görebilirsiniz.

1 Mayıs 2010 Cumartesi

GIDIGIDI (Yeni video)



VİDEO


Daha önce paylaştığım "Siz Gıdıgıdı'yı bilirmisiniz" başlıklı yazıma eklemek için yeni hazırladığım fotoğraflardan oluşan video çalışmamı,daha sonra asıl yerine taşımak üzere paylaşıyorum.


Videoda kullandığım motor ve korna sesi Gıdıgıdı'nın orjinal sesleridir.Yaklaşık 2o yıldır Gıdıgıdı'nın makina ve korna sesi duyulmaz olmuştu.Hem görsel,hem de işitsel olarak anılarınızı canlandırmak istedim.Sanırım güzel bir paylaşım oldu..


Belki hatırlarsınız,Gıdıgıdı treninin 2 adet dizel makinası vardı,biri çalışırken diğeri,herhangi bir arıza olduğunda servis aracı görevini aksatmadan yapmak için daima hazır durumda beklerdi.


Videoda görüntülerini izlediğiniz makina,bakımdan geçmiş iyi durumda olan makina.Diğeri ve bazı vagonlar çok kötü durumda,fabrika alanı içinde atıl durumda bekliyorlar.Elimde fotoğrafları var ama şimdilik paylaşmak istemiyorum.

Nedenine gelince,Adnan Menderes Üniversitesi kaynaklarından aldığım duyumlara göre kötü durumdaki makina ve vagonlarda restore edilecekmiş. Hatta yedek makina restorasyon işleminden sonra eski fabrika,şimdiki üniversite nizamiye kapısından giren öğrenci ve ziyaretçileri karşılayacak şekilde anakapı ve sinama salonu arasındaki Atatürk büstünün olduğu çiçekli alana yerleştirilerek anıtsal bir görünüm kazandırılacakmış.

Tabiki bunlar şimdilik proje aşamasında,özellikle Nazilli belediyesinin maddi desteği gerekiyor. Bu işlemlerin sonucu olumlu olursa Gıdıgıdı'nın gelecek nesillere ulaşması sağlanmış, yedek makina ve vagonlar çürüme durumundan kurtulmuş olacak.Bu sebeple şimdilik kötü durumlarını paylaşmak istemiyorum.İnşallah restorasyondan sonra mukayese için kullanırız.

imkanları zorlayarak sizlere yaklaşık 25 yıl sonra Gıdıgıdı'nın sesini ve meşhur düdüğünü sanal ortamda da olsa,tekrar duyurdum.Benim elimden bu kadarı geliyor.İnşallah çalışmalar sonuç verir Gıdıgıdı tekrar çalışır duruma getirilip koruma altına alınır.Nazilli halkı,özellikle genç ve çocuklar Gıdıgıdı'nın gerçek sesini duyarlar.

Yetkililerden çok önemli bir ricam var,2005 yılında restore edilen,Gıdıgıdı tren ve vagonları sürekli açık havada kaldığından,yağmur ve güneş etkisiyle tekrar bakıma ihtiyaç duyar hale gelmiş.Masraflar ağır ve uzman kişilerin emeğine ihtiyaç duyuluyor. Oysa,trenler üstü sac yada etermit malzeme ile kapalı basit bir çatı altına alınsa çok daha korunaklı ve az masraflı olacak.

İnşallah belediyemiz her konuda olduğu gibi bu konuda da ADÜ'ye yardımcı olur.Sevgiyle kalın...

İlhan ÖDEN

Gıdıgıdı anılarımı paylaştığım bölümün linki aşağıda,bakmak isterseniz tıklayın.
http://sumerbank.blogspot.com/2009/02/siz-gidigidiy-bilirmisiniz.html