Sümerbank fabrika treni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sümerbank fabrika treni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2010 Pazartesi

GIDI GIDI PERSONELİ.

Şimdiye kadar pekçok defa Gıdı gıdı ile ilgili yazılar, fotoğraflar,videolar paylaştım. Blogumda en çok ilgi gören paylaşımlar da Gıdı gıdı ile ilgili bu paylaşımlar oldu. Dergilerde, gazetelerde,internet sitelerinde blogumdan alıntılar yapıldı,Gıdı gıdı roportajları yapılıp dergilerde paylaşıldı.Şimdi de bildiğiniz gibi Gıdı gıdı'nın "baş rol" oynadığı ve daha senaryo aşamasındayken bile 1. lik ödülüyle buluşan bir belgesel film çekiliyor.

Süleyman ÖZPINAR ve Mustafa ÇAKIR

Gıdı gıdıyı tekrar çalıştırmayı başaran eski Sümerbank'lılara teşekkürler

Filmde Atatürk,Nazilli ve Sümerbank Basma Fabrikası , fabrikanın Nazilliye kazandırdıkları, Fabrikanın kapanmasıyla Nazilli'de ne gibi değişiklikler olduğu,Gıdıgıdı üzerinden anlatılacak.

Yönetmenimiz Yasin Ali TÜRKERİ, konuyu en ince detaylarıyla anlatma çabasıya,izleyicileri sıkmadan,rakamlara,istatistiklere boğmadan,artık bir daha çalışması imkansız derecede ağır hasar görmüş fabrikamızın kapanma sebepleri vs. gibi şimdiye kadar defalarca işlenmiş konulara fazla girmeden ve özellikle daha önce gazete,kitap veya başka yayınlarda görüşlerini anlatmamış, herkesin bildiğinden farklı şeyler söyleyebilecek,iyi veya kötü anılarını paylaşacak Atatürkçü, çalışkan,aydın,cumhuriyet çocuklarından oluşan,Gıdı gıdı yolcularıyla seferine çıktı bile..

FOTOĞRAFLARI DAHA BÜYÜK GÖRMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN


Yasin Ali TÜRKERİ Sisam adasında

Yunan adalarından başlayıp,Rusya steplerine kadar sürecek uzun yolculukta Gıdı gıdı'nın baş makinisti Yasin Ali TÜRKERİ olacak.İstediği yerde duracak,istediği yerde kalkacak.Bizler de "Katarın seyri esnasında sahanlıklarda dolaşmadan", "pencereden dışarı cıgara izmariti atmadan" baş makiniste yardımcı olmaya çalışacağız.

Başta da belirttiğimiz gibi şimdiye kadar Gıdı gıdı'dan çok bahsettik.Ama Gıdı gıdı'cılardan pek bahsetmedik.Kimdir bu çocukların gözünde fabrika müdüründen bile havalı,Sümerbank toplu sözleşmelerine özel maddeler koyduran,yağmur-çamur, gece-gündüz,sıcak-soğuk demeden seferleri aksatmamak için çalışan,başkalarını trenle taşıyıp,son seferden sonra evlerine yaya veya bisikletle dönen özverili insanlar.

GIDI GIDI PERSONELİ

Rıdvan,İsa,Osman,Sos.Hiz.Şefi Bahattin bey,Mehmet,İbrahim,Fikri,
Kemal,Hüseyin,Ali Turan,Necati,İbrahim

Bu gün size belgeselde bize heyecanla Gıdı gıdılı günlerini anlatan baş makinist Hüseyin amcadan başlayıp,kısaca Gıdı gıdı'cıları tanıtıp,isimlerini,fotoğraflarını paylaşacağım.

Tabii ki bildiğim kadarıyla ..

İleride yeni bilgiler,fotoğraflar bana ulaşırsa onlarıda severek ilave edeceğimi belirtip. "Hayatta olanları saygıyla ,Hakkın rahmetine kavuşmuşları rahmetle anarak" ,Gıdı gıdı personelini anlatmaya başlıyorum.

Hüseyin KARASOY (Baş makinist)
1929 Yılında Isparta'da doğdu,köyünde ailesini geçindirecek kadar toprağı olmayan çiftçi bir ailenin çocuğuydu.Askerlik dönüşü Nazilli'ye yaptığı akraba ziyareti sırasında,iş yerinden çıkan Sümerbank işçilerinin düzgün ve temiz giyimleri ilgisini çekti,meraklı bakışlarla bu kişilerin kimler olduğunu sorup,Sümerbank işçileri olduğunu öğrendiği anda kararını vermişti. O da mutlaka Sümerbank işçisi olmalıydı.

Daha sonra Nazilli belediye başkanı olan Enver Yetkiner vasıtasıyla 1955 yılında fabrika atölyesin de işe başladı.1970 yılına kadar atölyede çalıştı.Sağlık sebebiyle atölyede çalışamaz raporu verildiğinde,soyal hizmetlere bağlı Gıdı gıdı kadrosunda boşluk olduğunu öğrenip müracaat etti . Dilekçesi kabul edildi.

Kadir,İbrahim,Hüseyin,Durmuş
Osman,Selahattin,Mustafa 1975 yılı

Görevinde başarılı olmak için çok çalıştı,Nazilli D.D.Y de açılan Makinist sınavına girdi,onunla birlikte sınava giren 5 D.D.Y makinist adayıyla birlikte imtihan edildi.İçlerinde makinist olma başarısını bir tek Hüseyin Karasoy gösterdi.

Zamanla Gıdı gıdı baş makinisti oldu.O zamana kadar yapılmamış yeniliklere,düşünülmemiş ayrıntılara imzasını attı. İlk iş olarak Gıdı gıdı'nın alt bakımını yapabilmek için raylar arasına inilecek şekilde 8 metrelik çalışma kanalı ,istasyonda olmayan tuvalet ve banyo ilavelerini yaptırdı.1981 yılında emekli oldu.


Hüseyin KARASOY'un yaptırdığı TCDD ve Sümerbank birleşik arması.

Hüseyin amcam,Başta Atatürk olmak üzere Nazilli fabrikasının açılmasına vesile olanları şükranla ve rahmetle anıyor. "Onların sayesinde çocuklarımın hepsini okuttum,üniversite mezunu aydın kişiler olarak yetiştirdim" diyor.Fabrikanın kapatılmasına karar verenler hakkında ise pek iyi şeyler düşünmüyor. Benden söylemesi...

İlhan ÖDEN


17 Şubat 2009 Salı

Siz GIDIGIDI'yı bilirmisiniz ?


GIDIGIDI

Gıdıgıdı Nazilli sümerbank Basma Fabrikası işçilerini fabrikaya,iş dönüşü de evlerine taşıyan servis aracına,Sümerbank personeli tarafından,çalışırken çıkardığı seslerden yapılan benzetmeyle takılmış isimdi. Başka varmıdır bilmem ama sanırım Türkiyenin TCDDY.na ait olmayan tek treniydi.

Gıdıgıdı görevini 1937 den 1980 li yıllara kadar başarıyla yerine getirdi.Fabrika işçi,memur ve mensuplarının hanımlarını, çocuklarını çarşıya , pazara, okula yorulmadan taşıdı durdu.

Seferden kaldırılalı pek çok seneler geçmesine rağmen,Atatürk'ü anmak için yılda birkez giyinip kuşanıp,oflaya poflaya da olsa onurlu seferine çıkıyor.Belki Atatürk ve onu götüreceği fabrika artık yok ama o inatla seferini sürdürmeye gayret ediyor.
(Son çalıştırılma tarihi 9 Ekim 2005)

Atatürk'ü ve Sümerbank'ı tarihten silmeyi misyon edinmiş zihniyetlerin öncelikli hedeflerinden sonra sıranın kendisine geleceği güne kadar Nazilli belediyesine ve Adnan Menderes Üniversitesine emanet son bir gayretle yaşamaya çalışıyor.



GIDIGIDI ANILARI

Gıdıgıdı bizim dönemin çocuklarının anılarının baş köşesinde yeralır.Merkezden yaklaşık 4 km kadar uzak olan fabrika ile sinemaların,çarşının,bayram yerlerinin olduğu Nazilli şehriyle olan bağlantımızı Gıdıgıdı sağlardı.Elbette belediye otobüsleride vardı ama onlar paralıydı.Gıdıgıdıyla gitmek hem eğlenceli,hem koca bir müessesenin parçası olmanın gururu hemde cepte harcamak için kalacak ekstra 25-50 kuruş harçlıktı.Gıdıgıdının hareket saatleri hepimiz tarafından ezbere bilinirdi,hatta yöre halkı doğrudürüst saat bile kullanmaz Gıdıgıdı düdüğüyle vaktin hesabını yapardı.Dolu olduğunda ağır ağır nazlı nazlı yukarı Nazilli'ye doğru gider yükünü boşaltınca uçarcasına aşağı Nazilli'ye fabrika kapısına doğru son sürat dönerdi.Fabrikaya 400-500 metre kala hiçbir aracın kornasına benzemeyen meşhur düdüğünü çalar,fabrika tren kapısı bekçisine "Kapıyı aç ben geliyorum" diye bağırırdı.




Sümerbank tren kapısı


Gıdıgıdı fabrika içi ana istasyonda (Fotoğraf Yeniasır Gazetesi)

Fabrika içerisindeki Ana istasyonda,bakım ünitesinin ve tamircilerin olduğu bir atölye vardı.Tamirciler TCDDY.dan diplomalı fakat sümerbank personeli makinistlerdi.Her zaman yedekte başka bir tren olması ve seferlerin aksamaması için gayret gösterirlerdi.Biz küçüklerin gözünde trenciler fabrika müdüründen bile önemli kişilerdi.

Fabrika nizamiye kapısıyla tren istasyonu arasında 100 metre kadar bir uzaklık vardı.Nizamiyeden girip 25-30 metre yürüyüp köşeyi dönünce tren karşıdan görünür gelenleri acele ettirmek için bazen sanki hareket ediyormuş gibi küçük bir kalkış hareketi yapan uyanık makinistler gelenleri treni kaçırma korkusuyla rekortmen koşucu gibi koştururlardı.Biz genelde erkenci olduğumuzdan tren penceresinden koşuşanların trene yetişip yetişemiyecekler heyecanını yaşardık.Gıdıgıdı nadiren kalanlar olsada genellikle kimseyi bırakmamaya çalışırdı.

Bazen Gıdıgıdı'yı başka amaçlar içinde kullanırdık.Bölgenin güçlü takımlarından Sümerspor'un büyük takımlarla maçı olduğunda fabrika alanı içindeki stadyuma biletsiz girebilmek için yenimahalle orta istasyonuna gider oradan Gıdıgıdı'ya binerek zahmetsizce fabrika tren istasyonu yanındaki futbol sahasına girerdik.


Bazen Gıdıgıdı'nın yavaş gitmesinden yararlanarak istasyon haricinde tren seferdeyken inmek veya trene binmek isteyenler olurdu,haliyle böyle durumlarda ölümlü kazalarda olabiliyordu.Bunu önlemek için trenin en önünde Tren personelinden nöbetçi olurdu ama tren istasyona yaklaşınca atlamalar yoğunlaşırdı.Atlamayı bilenler atlar atlamaz tren istikametinde koşarak hız azaltıp kolayca inerler,onlara heveslenen acemi atlayıcılar ise atlayıp durunca yüzü koyun düşerek sakatlanırlardı.



Hiç unutmam okumaya yeni başladığım yıllarda tren içinde,yukarıda bir tanesinin fotoğrafını paylaştığım uyarı tabelalarını okumaya çalışır fakat anlamını bir türlü çözemezdim. " KATARIN SEYRİ ESNASINDA PENCERELERDEN SARKMAK SAHANLIKLARDA DOLAŞMAK MEMNUDUR" yada "CIGARA İZMARİTLERİNİ PENCEREDEN DIŞARI ATMAK MEMNUDUR" Buradaki memnu kelimesini çocuk aklımla "memnuniyet" hoşnutluk anlamında yorumlar bu nasıl çelişki diye düşünürdüm.Yıllar sonra "memnu" kelimesinin eski türkçede yasak anlamına geldiğini öğrendiğimde kendi kendime çok gülmüştüm.



Gıdıgıdı yolu yakınında oturan ninemlere gittiğimizde,dayımın oğluyla fabrika demiryolunun okalüptüs ağaçları sıralı kenarında oynar,raylar arasından çıkan buğdaya benzer yaprakları kara otlardan birbirimize bıyık yapardık.Trenin geçeceği rayların üzerine küçük taşlar,bakır para veya çay kaşıkları koyar sonra sapını kıvırıp yüzük yapardık.Tren geçerken sanki devrilecekmiş gibi korkar suçlanırdık.Fakat Gıdıgıdının ön tekerleklerine yakın bir yere bağlı çalı süpürgeleri çoğu zaman tehlikeli taşları düşürür,çok küçük olanlarla para ve kaşıkları düşüremezdi taşlar ezilirken çıkan sesten makinist yaptığımız şeyleri anlar,bizi tanıdıkları için babalarımıza şikayet ederlerdi.

Trencilere özel toplu sözleşme maddeleri vardı.Giysi ve ayakkabıları özeldi.Şapkalarının ortasında sarı madenden çelenk içinde Sümerbank'ın meşhur anahtar şeklindeki arması yeralırdı,yazlık ve kışlık takımlar ayrıydı kumaşlar hatırladığım kadarıyla gri renkliydi.Tren personeli treni kullanan makinistler,durma ve kalkma işareti veren kontrolörler ve nöbetçilerden oluşurdu,nöbetçiler aynı zamanda trenin ve istasyonun temizliğinden sorumluydu.Yukarı istasyonda bir bekçi,Nazilli karayoluyla kesişen noktada bariyerleri indirip kaldıran bir nöbetçi olurdu.Karayolu Gıdıgıdı geçerken kapandığında bekleyen otobüslerdeki yabancılar önlerinden geçen belkide başka yerde hiç görmedikleri Gıdıgıdı'ya hayretle bakardı.


Çok eskiden Gıdıgıdı'ya daha çok kişi sığabilmesi için koltuklar sökülmüştü bayanlar erkekler ayrı vagonlarda olduğundan biz genelde babamızın bacağına sıkısıkı tutunarak ayakta yolculuk ederdik trenin kalkış ve duruşlarında vagonlarda insan dalgaları oluşur dört bir yana savrulurduk.Önceleri 3000 kişiden fazla olan personel zamanla 1500 lere kadar düşünce ahşap koltuklu amerikan filmlerinde kızılderililerin yetişmek için at koşturdukları trenlerin vagonlarına benzer vagonlar alındı.Artık güzel havalarda,hem biraz daha büyük olduğumuz için hemde demir parmaklıklarla güvenli hale getirilmiş yeni vagonların sahanlıklarında seyehat edebiliyorduk.

Sonra evlendik,Sümerbank'ta işe başladık.Bu sefer bizler servis aracı olarak Gıdıgıdı'yı kullanmaya başladık.Fakat Gıdıgıdı'nın bakımı zor masrafları ağırdı.Tasarruf ve küçülme politikası yüzünden işçi azaltımına giden kit'lerde,ülke genelinde yapılan toplu sözleşmeye konan bir maddeyle servis aracı olmayan yerlerde işçilere yol parası uygulaması başlayınca, fabrikada bir referandum yapıldı.Bilinçli olanlar karşı çıksada o gün için iyi para olan 10 lira zammın cazibesi gıdıgıdıyı mağlup etti.Üç beş yıl sonra enflasyonla çerez parasına dönen yol parasıyla birlikte.Gıdıgıdı boş yere tarih sayfalarına doğru son seferine çıkmış oldu.

VİDEO

(Tayfun TALİPOĞLU'na Teşekkürler)

Yorgun Gıdıgıdı Adnan Menderes üniversitesi Sümer kampüsü içindeki özel istasyonunda yeniden insanları taşıyabilme umuduyla bekliyor.Hem de öylesine sabırlı ve inatçı ki 20 yıldır bakımı ve tamiratı yapılmadığı halde akü bağlandığında tek marşla çalışacak kadar azimle bekliyor.

İlhan ÖDEN