Sümerbank özelleştirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sümerbank özelleştirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2013 Salı

SÜMER YARDIMSEVERLER DERNEĞİ.

Nazilli Sümerbank basma fabrikasının aslında bir buzdağının sadece görünen yüzü olduğunu, fabrikalar kapatılırken gözardı edilen sosyal katkının  neredeyse fabrika üretiminden daha önemli olduğunu bu sayfalarda defalarca anlattım.

Aşağı Nazilli'de çürümeye terkedilenin sadece  eski  bir basma fabrikası olmadığını, her yönüyle örnek alınması gereken  ve  %100 hayata aktarımı başarılmış muhteşem bir sosyal proje olduğunu  elime belge geçtikçe  paylaşıp gelecek nesillere anlatmaya devam edeceğim.

Daha önceki yazılarımda fabrikamızın diğer sosyal birimlerini, üretim dışı hizmetlerini,katkılarını anlattım. 

Bu yazımda size fakir ve ihtiyacı olan vatandaşlara yardım amacıyla fabrika önderliğinde kurulan Nazilli Sümer Yardımseverler derneğini anlatacağım. 

 FOTOLARI BÜYÜK GÖRMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN.
Dernek başkanı fabrika müd. H. Toker'in eşi Fütuat hanımdır.

Derneğin 1949 yılı faaliyetlerinin dağılımı şöyledir.
YAPILAN YARDIMLAR.
126 aileye yakacak (kömür) yardımı.
80 aileye gıda yardımı (Un.vs.)
30 öğrencinin giyim ve okul masraflarının karşılanması.
Önceki yıllardan devam eden "Daimi yardımlar"
38 kişiye bir defaya mahsus nakit para yardımı.
10 hastaya tedavi ve ilaç yardımı.
İhtiyacı olanlara yemek yardımı.
155 bayana dikiş kursu hizmetinin finansmanı.


Dernek faaliyetlerinde toplam. 4527.23 lira harcanmış ayrıca dikiş kursunu bitirenlerden 55 bayana dikiş temin ederek sürekli gelir sağlayacak iş bulunmuştur.

Nazilli Basma fabrikası ve diğer Sümerbank fabrikaları kaliteli ucuz sanayi malları üretiminin yanısıra,İnsana ve bulunduğu bölgeye hizmete öncelik vermiş, çok para kazanmak hedefinde hiç bir zaman olmamıştır.


Fabrikaların "Para kazanmadığı , devletin sırtına kambur olduğu" gerekçesi ve karalama kampanyalarıyla kapatıldığını düşününce aslında bu kurumlara ne kadar büyük haksızlık yapıldığı bu örneklerle daha iyi anlaşılmıyor mu?

Nazilli Basma fabrikası 10 yıldan fazla bir süre ülkenin tek basma fabrikası olarak çalıştı. Adeta "Altın yumurtlayan tavuk" gibiydi. Kazandığı paralarla fabrikaya yatırım yapılsaydı Nazilli basma fabrikası avrupanın en büyük tekstil fabrikalarından biri olmaz mıydı? Sevgiyle kalın İlhan ÖDEN

Kaynak : L'ILLUSTRATION de L'ORİENT dergisinin 1950 yılında yayınlanan  "özel sayısı"

19 Temmuz 2008 Cumartesi

SÜMERBANK KÖTÜ ÖRNEK


Sümerbank çalışanlarına değer veren ve onlara yasalar çerçevesinde her türlü hakkı sağlayan bir kuruluştu.

Giriş sınavını kazanan işçi,fabrika giriş işlemlerine başlamadan önce işçi sendikasına kaydını yaptırır,sonra fabrika işlemleri ve sigorta girişleri yapılırdı.

Çalışanlarına toplu sözleşme ile belli bir standardın üstünde maaş, lojman,yakıt,ulaşım,sosyal tesislerden yararlanma, kreş ve sağlık hizmetleri verirdi.

Sümerbank çalışanı ya da yakını olmak kişiye imtiyaz sağlar, yurdun hemen her bölgesindeki Sümerbank'a ait fabrika,mağaza veya iştiraklerin sosyal imkanlarından makul ücretlerle yararlanma imkanını da beraberinde getirirdi.

Bu hizmetlerden başka kamu kuruluş mensupları da aynı şartlarda yararlanırdı.

Çoğu zaman tayini çıkmış öğretmen,öğrenci, subay ya da polis bir süreliğine Sümerbanka sığınırdı.

Toplu sözleşmelerde en küçük detaylara bile önem verilir, her hakka riayet edilir, personelin kullandığı havlu ve sabun bile adet olarak yer alır her koşulda temin ve teslim edilirdi.

Deniz kıyısı veya yüksek bölgelerde kurulan kamplarda personele tatil imkanı sağlanırdı.

Herhangi bir nedenle ani ölüm sebebiyle kaybedilen personelin, çalışabilecek durumdaki eşi ya da çocuğu derhal işe alınıp ailenin sıkıntıya düşmesi, dağılması engellenir, sahip çıkılırdı.

Çalışanların veya çocuklarının düğünlerinde, doğumlarında, ölümlerde, imkanların elverdiği ölçüde her türlü kolaylık ve toplu sözleşmeden kaynaklanan yardımlar yapılır, izinler verilirdi.

İşletme bünyesinde kurulan kooperatif veya yardımlaşma sandıklarından kredili maddi yardım yapılırdı.

Bunlar zamanımızdan 85-90 yıl öncesinde Sümerbankın çalışanlarına sağladığı imkanlardı.

Fabrika da,memur da, işçi de,ürünleri uygun fiyata satın alınan üretici de, fabrikaların imalatından uygun fiyata mal alan vatandaş da, askerini, polisini, memurunu, öğrencisini kaliteli ucuz mallarla giydiren devlette kazanırdı.

Bu model yok edilmeliydi, öyle ki kimse Sümerbank personelini örnek göstermemeli çağdaş çalışma haklarını talep etmemeliydi. Asıl sebep buydu.

Liberal ekonomiye sendikasız, asgari ücretle çalışan, hiçbir güvencesi olmayan, sistemdışı, tazminatsız çalışacak elemanlar gerekiyordu.

Kuracakları yeni sistemle çalışma hayatına başlayacak emekçilerin, Sümerbank çalışanlarının haklarını, çalışma şartlarını bilmesi, talep etmesi işlerine gelmiyordu...

Küresel güçler, Sümerbank ve benzeri kurumları zarar ettikleri için değil, kendi sistemlerine uymadığı için baskıyla, kapattırılıp yok ettirdiler.

Dünya bankası ve İMF kredi borçlarını baskı amacıyla kullanarak, Uzun süre direnen Ecevit'e rağmen, ekonomik ve siyasi olarak kontrol altına alabilecekleri, istediklerini yaptırabilecekleri, bağımlı bir sistem yerleştirdiler.

Sevgiyle kalın. İLHAN ÖDEN