nazilli sümerbank fabrikasının açılması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nazilli sümerbank fabrikasının açılması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2012 Pazar

ATATÜRK, NAZİLLİ BASMA FABRİKASINI AÇIYOR.

NAZİLLİ BASMA FABRİKASI AÇILIŞ TÖRENİ 


9 Ekim 1937 Pazar günü,Ulu önder Atatürk'ün, Nazilli'ye gelerek açılışını yaptığı,Nazilli Basma Fabrikasının açılış töreninde çekilen orjinal fotoğraflardan yaptığım özel bir video.

23 Eylül 2012 Pazar

Ayakkabıları parçalanan mühendis. İvan KOMZİN

Nazilli Basma Fabrikası.,Atatürk ve genç cumhuriyetin en önem verdiği projelerden biriydi. Atatürk bu proje ile en başından beri bizzat ilgilenmiş, konuyu yakından ve gerektiğinde müdahaleler ederek takip etmiştir. Yine bu projeler için devletin tüm imkânları seferber edilmiş ülkenin en iyi mühendisleri, bilim adamları görevlendirilmiş, en başarılı gençler, öğrenciler, projelerin başarısı için Rusya ve Türkiye de açılan okullara, kurslara gönderilmiştir. Başarıda payı olan kişiler devlet yönetimi içerisinde daha üst düzey görevlerle ödüllendirilmişlerdir.

 Örnek vermek gerekirse o dönemin Sümerbank genel müdürü Nurullah Esat Sümer. Daha sonra İMF de Türkiye temsilciliği, milletvekilliği, senatör, daha sonra devlet ve maliye bakanlığı yapmıştır.

 Ortak projenin SCCP. tarafı da Türkiye gibi projenin başarısına çok önem vermiş ülkenin en değerli, bilgili, istikbal vaat eden teknisyenlerini, bilim adamlarını, mühendislerini ve eğitmenlerini Türkiye’ye göndermiş fabrika binalarının inşasını, makina parklarının kurulmasını, çalışacak elemanların yetiştirilmesini fabrika arazi seçiminden başlayan fabrikaların verimli çalışması sağlanıncaya kadarki dönemde fabrika alanlarında kalarak yakından takip etmişlerdir.

Bu uzmanlardan Kayseri ve Nazilli fabrikası projelerini çizen o dönemin en başarılı Rus mimarı İvan Sergeyeviç Nikolaev ile ilgili paylaşımımı eserlerinden örnek vererek bu sayfalarda daha önce yapmıştım.O yazım, şimdiye kadar Türkiye’de konuyla ilgili yazılmış ilk yazıydı.
http://sumerbank.blogspot.com/2010/10/fabrika-yapan-adam.html

Bu yazımda da Kayseri ve Nazilli Fabrikalarının mekanik sistemlerinin ve fabrikaların üretime geçme çalışmalarının başındaki Rus uzman İvan Komzin ‘den bahsedeceğim.

İvan KOMZİN

Komzin ile ilgili ilk paylaşım, 12 Mayıs 2012 tarihinde Aydınlık gazetesinde sayın Mehmet Perinçek tarafından, ülkesine gönderdiği mektuplar üzerinden yapıldı. O mektuplarda Komzin,Atatürk ile  diyaloglarını anlatılıyor. Sayın Perinçek'in yazısını bu paylaşımımın sonuna ekleyeceğim. Dilerseniz  oradan okuyabilirsiniz.

 Ben bugün sizlere İvan Komzin’i kısaca tanıtıp, fabrikamızın açılış töreni ve açılış balosu sırasında çekilen fotoğraflara giren (bu güne kadar kimsenin fark edemediği) İvan Komzin’i göstereceğim. 

FOTOĞRAFLARI BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

Açılış balosunda fabrika müdürü Fazlı Turga ve İvan Komzin


İvan Komzin 29 Haziran 1905 tarihinde Rusya’nın Vasilyevo köyünde doğmuş bir halk çocuğudur. 1926 yılında mühendislik eğitimini tamamladı ,Almanya'ya yüksek eğitime gönderildi. Türkiye de görevlendirildiğinde görevi büyük bir sevinçle kabul etti,Projelerin başarılı olmasında çok büyük pay sahibi olması sebebiyle Rusya ya dönüşünde “Ağır inşaat makineleri halk komiserliğine atandı (1938). Daha sonra ülkesinde Volga hidroelektrik santralı inşaatında görevlendirildi. 1941 yılında askeri mühendis olarak orduya katıldı.Tümgeneral rütbesine kadar yükseldi. 1959 yılında Mısır da Nil nehri üzerine yapılan Asuhan barajını inşa eden organizasyonun başına getirilmesi Komzin‘in ne kadar önemli bir uzman mühendis, Nazilli ve Kayseri fabrikalarının ne kadar önemli projeler olduğunu gösteren başka bir örnektir.





FOTOĞRAFLARDA ATATÜRK ve İVAN KOMZİN


Görevini masa başından değil bizzat araziye giderek yapmayı tercih eden ve çok yürümesi sebebiyle 47 numara ayakkabılarını iki haftada parçalanacak derecede eskiten Komzin için mahkûmların özel ayakkabı hazırlamaları onun çalışkanlığını gösteren en güzel örnektir.

Mısır'dan "Mavi Nil", Rusya’dan en yüksek nişanları alan, İvan Komzin 1983 yılında Moskova da hayata veda etti. Rusya da bir parka heykeli dikildi.

 Ivan Komzin  Togliatti-Russia

 Bu büyük uzman mühendis ve örnek insanı saygıyla anıyoruz. Sayın Mehmet Perinçek‘in İvan Komzin’in mektuplarını ve Atatürk ile ilgili anılarını anlattığı yazısını aşağıdan okuyabilirsiniz. Muhabbetle kalın.      lhan ÖDEN 
  
----------------------------------------------------------------------------------------
 Sovyet mühendisin anılarında Atatürk!

Bayrağını kendi fabrikanda dikmek! 23 Nisan’la 19 Mayıs’ın ortasındayız. Bu günlerin simgelediği ulusal egemenlik ve bağımsızlığın olmazsa olmazı milli bir ekonomi inşa etmekti. Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, bu hedefin en önemli adımı oldu. Sümerbank Kayseri ve Nazilli tekstil fabrikaları, bu plan çerçevesinde SSCB’den alınan krediyle ve Sovyet uzmanlarının içinde bulunduğu çalışma sonucunda kuruldu. Bu çalışmada yer alan önemli isimlerden biri de Rus mühendis İ. V. Komzin’di. Sovyet devleti adına yurtdışında birçok projede görev yapan Komzin’in anıları 1973 yılında Moskova’da basılır. (İ. V. Komzin, Ya Veryu V Meçtu, İzdatelstvo Politiçeskoy Literatur ı, Moskva, 1973) Komzin, anılarında Türkiye günlerine ve fotoğraflarına da yer verir. Komzin, Türkiye’ye görevlendirilmesini sevinçle karşılamıştır. Artık masa başında çok oturmayacaktır. Rus mühendis, kendine has bu ülkede birçok ilginç şey gördüğünü ifade eder.

“Büyük devlet bilgeliği gösteren Atatürk!”

Ama aklında en fazla kalan anısı, Almanya’da Hitler’in iktidara geldiği, Japonya ve İtalya’da faşistlerin Naziler gibi Sovyet karşıtlığını ateşlediği gergin uluslararası ortamda büyük devlet bilgeliği gösteren Mustafa Kemal Atatürk’le buluşmasıdır. Rus uzmanın ifadesiyle Atatürk, o zor günlerde SSCB’yle dostluk ilişkilerini ısrarla desteklemiştir.

İvan Komzin fabrika inşaatında.

Ankara’ya geldiğinin ertesi günü Atatürk, Sovyet Büyükelçiliği aracılığıyla tanışmak ve görüşmek için Komzin’i Çankaya’ya davet eder. Komzin, karşısında düşünceli ve dikkatli bakışları olan ellili yaşlarda bir adam bulur. Atatürk’ün ilk sözleri şöyle olur: “Bu fabrikaların yapımına büyük önem veriyoruz. Kayseri ve Nazilli’de inşa edileceklerin Türkiye ekonomisine iyi tesir edeceğine ve kendi milli kadrolarımızı yaratacağına inanmak istiyorum.” Sovyet uzman da buna benzer bir bakış açısını dile getirir ve sözlerini rakamlarla destekler. Bütün meseleleri görüştükten sonra Atatürk, Komzin’i elini sıkarak uğurlar, bütün inşaatçılara en iyi dileklerini iletmesini rica eder ve ekler:





“İnşaatla ilgili iyi haberleri bekleyeceğim...” “Hiçbir teknik sırrımız yoktu!”
Komzin, anılarında Rus ve Türklerin ortak çalışmasının başından son güne kadar çok dostça geçtiğini, ilişkilerin ise en samimi şekle dönüştüğünü ifade eder: “Türk meslektaşlarımızdan sakladığımız hiçbir teknik sırrımız yoktu. Her birinin başarısına bütün içtenliğimizle sevinerek açık kalplilikle onlara bilgi ve tecrübelerimizi aktardık.” Çalışmalar sırasında karşılaşılan en önemli engel dil sorunu olmuştur. Sovyet uzmanların, monte edilirken makinelerin nasıl kullanılacağı ve tamir edileceği hakkında bilgiler vermesinde tercümanlar yeterli olmaz. Bunun üzerine özellikle teknik terimleri kapsayan bir Türkçe-Rusça sözlük hazırlarlar. Komzin, bu sözlüğün kendilerine çok zaman kazandırdığını belirtir. Ruslar ve Türkler, bu sözlüğü hemen benimsemişlerdir. Komzin’in ifadesiyle inşaat ilerledikçe binlerce Türk, artık kalifiye işçi, usta ve tekniker olmuştur. Türk uzmanları yetiştiren Rus mühendis, onları gayretle ve inatla öğrenen, sade ve çok çalışkan insanlar olarak hatırlamaktadır.

 “İzmir’i bırakıp geldim!”
Komzin, buna dair bir anısını da aktarır. Nazilli’deki fabrikanın üretime geçmesinden kısa bir süre önce atölyelerden birini teftiş ederken birden yanına kısa boylu, zayıf biri gelir. “- Basit bir işçiye bir iki dakika ayırabilir misiniz, beyefendi (son kelimeyi kiril harfleriyle Türkçe yazmıştır.-MP)? - Lütfen, buyurun... Bir ricanız veya sorunuz mu var? - Hayır, hayır beyefendi. Sadece mutluluğumu dile getirmek istedim. Ne de olsa yakında fabrika çal ışmaya başlıyor. Biz Türkler için bu, gerçek bir bayram! Ve birçokları için yeni, ilginç bir yaşam. Benim için de. Nazilli’de tekstil fabrikasının yapıldığını öğrenir öğrenmez düşünmeden postacılığı ve dedelerimin, atalarımın yaşadığı İzmir’i bıraktım. Başlarda kazı işçisi, hamal olarak çalıştım. Geçti gitti. Çok daha önemli olan şimdi kendimi nasıl hissettiğim...” Bu sözlerinin ardından işçinin gözleri neşeyle parlar ve gururla elindeki kâğıdı Komzin’e gösterir. Kâğıt, Selim Cevat’ın tesviyeci uzmanlığını aldığına dair sertifikadır. Sonra şöyle devam eder: “Bunun için her şeyden önce siz Ruslara teşekkür etmem lazım. Öğretmenim iyiydi. Yoldaş (kiril harfleriyle Türkçe yazılmıştır-MP) Kurilov bana kardeşi gibi davrandı.” Selim Cevat, sohbet esnasında tercümana sözlerini eksiksiz bire bir çevirmesini ister edasıyla bakmıştır. İşçinin son sorusu ise Kemal Paşa’nın açılışa geleceğinin doğru olup olmadığıdır. Komzin, Atatürk’ün davet edildiğini ama gelmesinin kesinlik kazanmadığını bildiğinden yuvarlak bir cevap verir: “Umuyoruz. Ama her halükarda bu söylenti temelsiz değil.” İşçinin esmer yüzü, gülümsemeyle kaplanır.

Atatürk’e verilen albüm!
Açılıştan birkaç gün önce Atatürk’ün geleceği haberi ulaşır. Fabrikanın müdürü Fazlı Bey, aralarında Komzin’in de olduğu mühendis grubuna karşılama töreniyle ilgili fikirlerini sorar. Birçok öneri yapılır. Ancak bir tanesi herkes tarafından benimsenir. Fabrikanın üreteceği ve üretmeye başladığı kumaşlardan bir albüm hazırlanacaktır. Kumaşlar, müdürün masasının üzerinde durmaktadır. Mühendislerden biri, “Cumhurreisin bu gökkuşağına bakmak hoşuna gidecektir” der. Bunun üzerine sanatçılara danışılarak 17 çeşit kumaştan oluşan maroken ciltli milli motiflerle süslenmiş Türkçe ve Rusça hitap yazısıyla bir albüm hazırlanır. Atatürk’e verilecek bu hediye bir gecede yetiştirilir.

Atatürk’ün sessiz konuşması!
Tören günü (9 Ekim 1937) binlerce kişi toplanır. Komzin’in anlatımıyla kalabalık hep bir ağızdan “Atatürk” diye slogan atmaktadır. Fabrikanın stadında yapılan törendeki ilk konuşmayı Fazlı Bey yapar. Albümü Celal Bayar’ ın eliyle Atatürk’e verirler. Atatürk, yavaş yavaş sayfalarını çevirmiş ve kumaşları dikkatlice incelemiştir. Beğendiği yüz ifadesinden anlaşılmaktadır. Daha sonra Atatürk, ayağa kalkar ve sayfalar ı teker teker kalabalığa gösterir. Kalabal ık, coşkuyla Atatürk’ün her hareketini izlemektedir. Atatürk, son sayfaya geldiğinde bayrak rengi kumaşı dudaklarına götürür. Bunun üzerine büyük bir alkış kopmuş ve bağırışlar duyulmuştur. Komzin, Atatürk’ün böylece tek kelime söylemeden kalabalığı coşturan parlak bir konuşma yaptığını ifade eder. Komzin’e göre Atatürk, sanki bu hareketiyle Türkiye’nin artık kendi bayrağını kendi toprağında yetişen pamuğuyla kendi fabrikasında kendi dikeceğini ifade etmiştir.
Not: Komzin, yaklaşık 40 sene sonra kitabında bu anısını aktarırken karıştırarak Nazilli yerine Kayseri yazmıştır. Atatürk’ün katıldığı açılış Nazilli fabrikasındaki törendir. Komzin’in anılarını bu hatayı düzelterek aktardık.

Atatürk’ü şaşırtan dokuma tezgâhı!
Nazilli fabrikasının açılışı, Sovyetler’in resmi yazışmalarına da yansımıştır. Tekstil fabrikalarının inşaatı için kurulan “Turkstroy” isimli Sovyet kuruluşunun başmühendis yardımcısı, SSCB’nin Türkiye’deki maslahatgüzarına konuyla ilgili 14 Ekim 1937 tarihli bir mektup göndermiştir. Nazilli’den yazılan mektubun aslı, Dışişleri Bakanlığı’nın arşivi olan Rusya Federasyonu Dış Politika Arşivi’nde (AVPRF) fond 194, liste 16, klasör 9, dosya 20, yaprak 15-17 numaralarıyla saklanmaktadır. Mektupta anlatıldığına göre Komzin’in bahsettiği mitingden ve işçilerin geçit töreninden sonra Sovyet yetkililer Atatürk’e takdim edilmiştir. Atatürk, hepsinin elini sıkarak Sovyet kolektifine teşekkürlerini iletmelerini ister. Daha sonra işbaşına çağıran uzun bir siren sesi duyulur. Atatürk, bakanlarıyla birlikte altın bir anahtarla fabrikayı açar. Sovyet yetkilinin ifadesiyle Atatürk ve bakanlar, memnun bir şekilde fabrikadaki makinelerin nasıl çalıştığının ayrıntılarıyla ilgilenirler. İsmet İnönü ise SSCB’de bu makineleri üreten fabrikaları ve daha önceden gördüğü Kayseri fabrikasındaki makinelerle Nazilli’dekilerin farkını sormuştur. Atatürk de fabrikayı gezdikten sonra birçok soru yöneltmiş, coşkusunu ve şaşkınlığını dile getirmiştir. Atatürk’ü ve bakanları özellikle otomatik dokuma tezgâhı hayrete düşürmüştür. Atatürk, fabrikadan çıkarken İsmet İnönü’yü durdurup kulağına doğru “Mükemmel. Büyük fabrika. Mükemmel makineler. Kayseri’deki de böyle mi?” diye sorar. İnönü, “Evet. Gidip Kayseri fabrikasını da görelim” cevabını verir. Atatürk, fabrikanın farklı bölümlerini de gezdikten sonra Sovyet yetkililere tekrar teşekkür eder. Yorulduğu gözlenen Atatürk, ardından arabasına binip trenine gider. Sovyet mühendis, fabrikanın Atatürk ve bakanlar üzerinde çok büyük etki yarattığını belirterek mektubuna son verir. Mehmet PERİNÇEK - 12 Mayıs 2012 - Aydınlık

5 Mart 2009 Perşembe

Neden NAZİLLİ ?



http://eab.ege.edu.tr/pdf/7_2/C7-S2-M16.pdf


Sayın Yard.Doç.Dr Hulusi Doğan , yukarıdaki linkte paylaştığı makalesinde Sümerbank Nazilli Basma Kombinasının neden başka yere değilde Nazilli'ye yapıldığını Kömür ve su kaynaklarına yakınlık,bölgedeki pamuk yetiştiriciliği,Pamuk araştırma enstitüsünün olması ve yukarıda paylaştığım kısmıyla Celal Bayar faktörü gibi çeşitli makul sebeplere dayandırılarak açıklamış bunlar da elbette önemli faktörler ama benimde bunlara ilave edeceğim başka daha önemli bir faktör var.



DEMİRCİ EFE FAKTÖRÜ.

Kuvva-i milliye Demirci Mehmet efe tarafından Nazilli'de kurulmuştur.
Demirci Efe,Kuvva-i milliyeye 20.000 nefer toplamayı başarmış,topladığı bu gücü disiplin ve başarıyla yönetmiştir.

Ege bölgesindeki tüm Türk ordusunun baş komutanı Demirci Efe'ydi (Asker yada milis hepsi dahil,Yörük Ali efe de Demirci efenin komutasında Aydın alayı komutanıydı.)Ankaradan komutayı almak için Nazilliye gönderilen Yüzbaşı Refet,bir kurmay gibi efenin emrinde çalışmayı uygun görmüş,belkide komutayı alacak gücü kendisinde bulamalıştı.




Ankara Her iki ihtimali de değerlendirmiş, mutlaka komutayı al, diye emir vermek, anlamsız olacağı düşüncesinde birleşmek zorunda kalmıştı.20.000 kişilik orduyu Demirci Mehmet Efe topladığına göre bunda israr etmemekte haklıydılar.Nitekim Ankara hükümeti efeyi sonraları,Düzce ve Konya isyanlarının bastırılmasında kullandı...




Atatürkle telgraf diyalogları

Demirci Mehmet Efe'nin, -Konya'da Delibaş isyanını bastırmak üzere Albay Şefik (Aker) Bey'le beraber isyan bölgesine hareketini bildiren- Atatürk'e telgrafı:

"Yüce emrinizi saygı ile aldım. Şükranlarımı arz ederim. Bütün mücahit arkadaşlarım ellerinizden öperler. Millî maksatlar için çalışan mücahitlerin önderi, en sadık hizmet edeni olduğumu teyiden arz ederim."

Atatürk'ün, Demirci Mehmet Efe'nin 15 Ekim 1920 tarihli telgrafına cevabı:

"Hissiyatınıza teşekkür ve milletimizin birliğini amaç edinen bugünkü vatanî çalışmalarınızda başarılar diler, bütün arkadaşlara selâm ederim."

İsyanların bastırılmasından sonra Atatürk'ün Teşekkür telgrafı

AYDIN VE HAVALİSİ KUVAYI MİLLİYE UMUM KUMANDANI DEMİRCİ MEHMET EFE KARDEŞİME

Aydın'ın doğru, özlü ve fedakar evlatları Bolu ve Düzce Havalisinde Memleketimizi gavurların esaretine düşürmeye çalışan hainleri pek kahramanca ve fedakarca bastırdılar. Vatanımıza büyük hizmetler ifa ettiler. Allah iki cihanda aziz etsin kendilerine ve umum kumandanları olan zat-ı alinize Büyük Millet Meclisinin kalbi ve samimi teşakküratını taktim eder gözlerinizden öperim. Kardeşim efendim.

ANKARA 11 HAZİRAN 1920 BÜYÜK MİLLET MECLİSİ VEKİLİ

MUSTAFA KEMAL.


Demirci Mehmet Efe ve Çerkes Ethem Nazilli'de,diğer efelerle.

Sert ve acımasız olması,kendisini başarıya götürmesi kadar,düşmanlarının sayısınıda arttırdı,Gücünü kaybettiği takdirde kendisine yapılacak saldırılardan çekindiği için,Atatürk'ün düzenli orduya geçiş teklifini kolay kabullenemedi. Bu konu ve Çerkes Ethemle görüşmesi gözden düşmesine sebep oldu.....

Celal Bayar gibi sonradan cumhurbaşkanlığı makamına gelen önemli bir devlet adamının,Demirci Efenin elinden,Nazilli'nin ileri gelenleri sayesinde canını zor kurtardığı, kötü anılar yaşadığı bir yere fabrika yapılmasını önermesi ve Atatürk'ün Celal Bayarın önerisini hemen kabul etmesi bu kadar kolaymıdır.

Ülkemizde,kömürü,suyu,denize, limanlara yakın ulaşımı daha kolay,pamuk yetiştiren,Aydın,Denizli,Söke,İzmir gibi daha nüfuzlu başka yerler yokmuydu?

O zaman Nazilli kaç kişinin yaşadığı bir kasabaydı?

Bugün Sümerbank arazisini oluşturan arazinin o zamanlar bataklık ve sıtma yuvası olması gibi dezavantajlara rağmen neden Atatürk özellikle Nazilli'yi seçmişti?

Kurtuluş savaşını kazanan ordunun çekirdeğini oluşturan,Kuvvay-ı Milliyenin kurulmasında ve sonraki isyanların bastırılmasındaki Demirci Mehmet Efenin ve Nazilli halkının katkılarını unutmak olurmuydu?Atatürk ,bu hizmetlerinin farkında değilmiydi? Mükafat olarak Sümerbank Basma Fabrikasının Nazilli de açılmasına karar vermiş,en azından başka seçenekleride değerlendirirken kendisine her zaman güvenen ve destek olan Nazilli halkına olan vefa borcunu düşünmüş olamazmıydı?

Buna delil olarak,Atatürkün 1937 yılında bizzat Nazilli'ye gelerek Sümerbank Basma Fabrikasının açılışını yaptığı törene özellikle Demirci Mehmet efeyi şeref konuğu olarak davet etmesini gösterebiliriz.

Efeler Nazilli Sümerbank Basma Kombinasının açılış töreninde

Bu bilgileri kızımın üniversite bitirme tezi için yaptığımız araştırma sırasında,O zaman Nazilli efeler derneğinde bize çok yardımcı olan,Demirciefe'nin şimdi rahmete kavuştuğunu duyduğumuz eski bir kızanından almıştık.(hatırladığım kadarıyla adı Ali efe olan yaşlı bir amcaydı) bu bilgilerden vardığımız sonuca göre , Atatürk'ün fabrikanın yapılacağı
yerin neresi olacağına karar vermesinde ,Kuvva-ı milliye , Demirci Mehmet Efe ve Nazilli'nin katkıları belkide en önemli faktördür.

Bu düşüncemi 24 mart 2007 tarihinde aşağıdaki linkte adresi olan www.zeybekler.net forumunda paylaşmıştım.Bu mesajıma ve konuyla ilgili diğer mesajlarıma buradan ulaşabilirsiniz.

http://www.zeybekler.net/forum/index.php?topic=638.20


http://www.zeybekler.net/forum/index.php?topic=638.40#quickreply





Yukarıdaki fotoğraf Nazilli Sümerbank fabrikasının açılış töreninden bu fotoğrafta Demirci Mehmet efe'ye benzettiğim kişiyi Demirci efe'nin fotoğrafıyla yanyana getirdim.Kişisel düşüncem Demirci efe olduğu yönünde.
Giyim konusu kimseyi yanıltmasın,Efe ve ailesi modern giyinmeyi bilen ve seven bir aileydi.Bu şahsın Atatürk'ün maiyetinden biri olma ihtimalini de düşünerek,Atamızın başka başka yerlerde çekilen pek çok fotoğrafını inceledim. Diğer yurt gezisi fotoğraflarında raslamamış olmam bu kanaatimi güçlendirdiği için paylaşıyorum.

İlhan ÖDEN

Not: İşgal ordularına karşı,Ege Ordusu genel komutanı olarak başarıyla mücadele eden hemşehrimiz Demirci Mehmet Efeyi yeterince tanıyor ve anıyormuyuz? Demirci Efenin kontrolundeki güçten çekinen Ankara hükümetinin onu pasifize etmek için uyguladığı gizli yöntemler,Denizli olayları ve Celal Bayar'la olan husumetlerine dayanarak ve özellikle 1960 sonrası Celal Bayar cizgisindeki politikacılar tarafından Demirci Efeyi gözden düşürme,karalama ve unutturma çabalarına karşı Nazili'li hemşehrilerine Demirci Efeyi savunma ve unutturmama yönünden bir görev düşmüyormu?

İnternette,yazılı basında hiçbir tarihi belgeye dayanmayan yalan yanlış hakarete varan ölçüde ağır yazılar yazan ahlak yoksunu yazarlara karşı susup oturacakmıyız?

Yukarıda paylaştığım bilgiler Atatürk'ün "Büyük Nutuk" da bizzat yazdıklarından alıtıdır. Belgelidir.

Fotoğrafı Facebook Nazilli Sayfasından aldım teşekkür ederim.

2008 yılından beri bu heykelin dikilmesi gerektiği konusunda bloğumda ve fırsat bulduğum her platformda yazıyor ve söylüyorum.Umarım küçük de olsa katkım olmuştur.Seslerimize kulak verenlere ve bu anıtın yapılması için katkısı olan herkese teşekkürler ve saygılar sunarım. Demirciefe Nazilli - Nazilli de Demirciefe demektir.Her nekadar tarih yazanlar gölge etsede Demirciefe Kuvva-i milliyenin kurucusu ve komutanıdır.Nazillinin gururudur.