1 Haziran 2025 Pazar
LAMEL
17 Mayıs 2025 Cumartesi
ARMÜR
Armür: dokuma tezgahlarında, çözgü ipliklerinin bağlı olduğu çerçeveleri, ayarlanan düzen içerisinde hareket ettirerek kumaş üzerinde üretim boyunca aynı geometrik desenleri oluşturan mekanizmaya denir. Armürün tamburu üzerine silindirik delikli kart takılır (desen kartonu) tambur döndükçe deliklere düşen iğneler, kolları, kollar da, çözgü ipliklerinin geçtiği çerçeveleri harekete geçirir, istenen örgüyü oluştururdu. Karatka Northtrop (Armürlü) Rus tezgahlarında ise aynı iş, zincirle bağlanan ahşap desen kartonu üzerindeki deliklere tırnaklar çakılarak yapılırdı.
Bilgisayar öncesi dönemin otomasyon parçaları böyle basit ama işlevsel şeylerdi. Bunlara 19. yüzyılın bir çeşit ilkel kodlama, basit bilgisayar kontrol sistemi diyebiliriz.
9 Mayıs 2025 Cuma
Kısaca İLHAN ÖDEN
Askerlik dönüşü Nazilli Sümerbank basma fabrikasına yapılan sınavı 1. sırada kazanarak girdim. Dokuma makina bakım, Enerji Santrali, Teknik kontrol ve İşletme muhasebesi servislerinde çalıştım. Fabrikamızın kapatılma sürecinde emekliliği hak ettiğim 2001 yılı başında başka şehirlerde çalışmak istemediğim için henüz 42 yaşındayken emekli oldum.
Sümerbank, çalışanlarına ve ailelerine değer veren, yasalara bağlı, üzerine düşen görevleri fazlasıyla yapan bir kurumdu.
Bugün sahip olduğum ne varsa hepsini Sümerbank'a borçluyum, ödemek için 2005 yılından itibaren amatör olarak ama akademisyen titizliğiyle çalışıyorum. Ailemden öğrendiklerime, çocukluk dönemimde yaşadıklarım, çalışma hayatımda öğrendiklerim, Sümerspor ve fabrika alanı içindeki sosyal alanlarda gördüklerimi ekleyince, bu konuda büyük bir birikime sahip olduğumu fark ettim. Önce bilgilerimi paylaşabileceğim bir blok sayfası oluşturdum, sosyal medya hesapları açtım, yönetiyorum. Sümerbank'a dair ne varsa toplayıp, arşiv oluşturuyorum. Nazilli Sümerbanklılar derneğinin kurucu başkanıyım. Bu güne kadar Büşra Bigat, Şenol Sırma ve Hasan Doğan olmak üzere üç doktora tezine kaynak oldum, arşiv desteği verdim. Üniversite ve lise seviyesinde onlarca ödeve yardım ettim. Söyleşi ve konferanslarda konuşmacı olarak yer aldım. Fabrikamız kapatılalı 25 yıla yakın zaman geçmesine rağmen Nazilli gündeminden düşürmedim. Yaşamımın sonuna kadar karşılık beklemeden çalışmalarıma devam edeceğim. İlhan Öden
5 Nisan 2025 Cumartesi
NAZİLLİ SÜMERSPOR & FENERBAHÇE
NAZİLLİ SÜMERSPOR & FENERBAHÇE
3 Mart 2025 Pazartesi
GİTMESEK DE , GÖRMESEK DE O CAMİ, BİZİM CAMİMİZDİR !
Fabrika kapatılıp üniversiteye devredildi, lojmanlar ve Okulumuz yıkıldı... Sümerbank adını taşıyan ne varsa hepsi tarihe karıştı. Bugün Sümerbank adını taşıyan tek yapı "Sümerbank Basma Fabrikası Camii" bu bakımdan biz Sümerbank çalışanları için çok önemli. Fabrikada 20 bin kişi çalışmış. Bunların büyük kısmı fabrikaya ait 480 adet lojmanlarda oturdular, çocukları benim gibi dünyaya gözlerini burada açtılar. Zaman, zaman buralara gelip eski günleri yad ediyorlar. Gözleri Sümerbank'tan kalan izler arıyor.
Zamanın Nazilli müftüsünün öncülüğüyle, fabrikamızın dokuma şefi rahmetli Mithat Ertana başkanlığında başlayan süreç 1959 yılında camimizin tamamlanmasıyla sonuçlanmış. Büyük ölçüde fabrika çalışanlarının katkısıyla yapılan camimize dönemin başbakanı Adnan Menderes'te 50 bin lira yardımda bulunmuş. Fabrikanın açık olduğu süreçte istisnasız her Sümerbank çalışanının aylık maaşından küçük bir miktar cami için kesinti yapılırdı. Fabrika kapanıncaya kadar caminin, inşaat bakım, elektrik, su, marangozluk gibi işçilik ve bakım giderleri Nazilli Basma fabrikası tarafından bedelsiz karşılandı. Sümerbank kurumunun bir parçası olarak camisine gözü gibi baktı, çalışanlarında camide maddi ve manevi katkıları var. Herkes unutsa da yaşayan Sümerbank'lılar, vefat eden Sümerbank'lıların çocukları olarak. "GİTMESEK DE , GÖRMESEK DE O CAMİ, BİZİM CAMİMİZDİR" diyoruz. İlhan Öden.
16 Şubat 2025 Pazar
NAZİLLİ SÜMERBANK LOJMANLARI.
17 Aralık 2024 Salı
Rahmetli "ÖĞLE UYKUSUNU ÇOK SEVERDİ"
“ÖĞLE UYKUSUNU ÇOK SEVERDİ…”
Anlatacağım hikâye, sıcak bir yaz günü fabrikamızın koyu gölgeli büyük çam ağaçlarının altında, bir bankta uyuyan arkadaşımıza yapılan meşhur bir şakanın gerçek hikâyesidir.
Dokuma bölümünde çalışan bir arkadaşımız, fabrikamızın lezzetiyle meşhur öğle yemeğini yedikten sonra, bahçedeki dayanak yerinde büyük harflerle “SÜMERBANK” yazan banklardan birine uzanmıştı. Sabahın erken saatlerinde kalkmanın verdiği yorgunlukla, daha başını yaslar yaslamaz derin bir uykuya dalıvermişti.
Kısa sürede 10-15 kişilik bir grup toplanmış, bankın önünde sıra olmuş. Sesi gür bir arkadaş, bankın baş tarafında yerini almış. Bir süre Arapçaya benzeyen mırıldanmalar yaptıktan sonra, uyuyanı uyandıracak kadar yüksek bir sesle, sanki cenaze namazında imam sorar gibi haykırmış:
— “Merhumu nasıl bilirdiniz?”
Derin uykusundan bu seslerle uyanan arkadaşımız, gözünü açtığında kendini beyaz kefenler içinde bulmuş. Korkudan kireç gibi bembeyaz kesilmiş yüzü, şaşkın bakışları ve tutulmuş diliyle yerinden doğrulmuş.
Ancak arkadaşlarının kahkahaları arasında kendine geldiğinde, herhalde fabrikada bir daha öğle uykusu uyumamaya yemin etmiştir…
İleride başka efsane fabrika şakalarında buluşmak dileğiyle, sevgiyle kalın. İLHAN ÖDEN





.jpg)


