17 Mayıs 2025 Cumartesi

ARMÜR

 


Armür: dokuma tezgahlarında, çözgü ipliklerinin bağlı olduğu çerçeveleri, ayarlanan düzen içerisinde hareket ettirerek kumaş üzerinde üretim boyunca aynı geometrik desenleri oluşturan mekanizmaya denir. Armürün tamburu üzerine silindirik delikli kart takılır (desen kartonu) tambur döndükçe deliklere düşen iğneler, kolları, kollar da, çözgü ipliklerinin geçtiği çerçeveleri harekete geçirir, istenen örgüyü oluştururdu. Karatka Northtrop (Armürlü) Rus tezgahlarında ise aynı iş, zincirle bağlanan ahşap desen kartonu üzerindeki deliklere tırnaklar çakılarak yapılırdı.

Bilgisayar öncesi dönemin otomasyon parçaları böyle basit ama işlevsel şeylerdi. Bunlara 19. yüzyılın bir çeşit ilkel kodlama, basit bilgisayar kontrol sistemi diyebiliriz.


Bu teknik konuları sıradan işçiler bilmez. Bazen bilgisayarlar saçmalamaya, yapmaması gereken şeyler yapmaya başlar, anlayanlar "virüs girmiş derler" gerekeni yaparlar. Yukarıda yazdığım sistemler de bazen saçmalamaya, hatalı dokuma yapmaya başlardı. Tezgahı durdurur armürü kontrol ederdik. Bazen küçük bir pamuk, bazen bir iplik parçası, bazen de bir süpürge teli... Bizim virüsümüz de bunlardı. Bazı kişiler vardır 25 sene çalışır, 25 yıl aynı işi yapar başka bir şey öğrenmeden, kendinden bir şeyler katmadan emekli olur gider. Biz çok şükür o kişilerden olmadık, işimizi hakkıyla yapmak için ne görev verilirse, hep daha iyi yapmak, aldığımız paranın hakkını vermek için, öğrenme çabasında olduk, emek verdik, kafa yorduk. Hala çalışmaya devam ediyoruz. Sevgiyle kalın. İlhan Öden

9 Mayıs 2025 Cuma

Kısaca İLHAN ÖDEN


 Adım ilhan Öden, Nazilli Sümerbank fabrikasında çalışmak üzere gelen, Bulgaristan göçmeni bir baba ile Yunanistan'ın İstanköy adasından  gelen bir annenin 2. çocukları olarak 1958 yılında Sümerbank lojmanlarında dünyaya geldim.  Giriş sınavını kazanarak girdiğim, o zamanki adıyla Nazilli Endüstri Meslek Lisesi olan okulumuzun 1974-75 mezunuyum.  Başarılı bir öğrenciydim.  Okulumuzun futbol ve voleybol takımlarında yer aldım. Tesviye bölümü mezunuyum.  Üniversite sınavında İDMMA Işık Mühendislik okulunu kazandım, fakat dönemin siyasi problemleri yüzünden mezun olmadan ayrılmak zorunda kaldım. 

Askerlik dönüşü Nazilli Sümerbank basma fabrikasına yapılan sınavı 1. sırada kazanarak girdim. Dokuma makina bakım, Enerji Santrali, Teknik kontrol ve İşletme muhasebesi servislerinde çalıştım.  Fabrikamızın kapatılma sürecinde emekliliği hak ettiğim 2001 yılı başında başka şehirlerde çalışmak istemediğim için henüz 42 yaşındayken emekli oldum.

Sümerbank, çalışanlarına ve ailelerine değer veren, yasalara bağlı, üzerine düşen görevleri fazlasıyla yapan bir kurumdu. 

Bugün sahip olduğum ne varsa hepsini Sümerbank'a borçluyum, ödemek için 2005 yılından itibaren amatör olarak ama akademisyen titizliğiyle çalışıyorum. Ailemden öğrendiklerime, çocukluk dönemimde yaşadıklarım, çalışma hayatımda öğrendiklerim, Sümerspor ve fabrika alanı içindeki sosyal alanlarda gördüklerimi ekleyince, bu konuda büyük bir birikime sahip olduğumu fark ettim. Önce bilgilerimi paylaşabileceğim bir blok sayfası oluşturdum, sosyal medya hesapları açtım, yönetiyorum. Sümerbank'a dair ne varsa toplayıp, arşiv oluşturuyorum. Nazilli Sümerbanklılar derneğinin kurucu başkanıyım.  Bu güne kadar Büşra Bigat, Şenol Sırma ve Hasan Doğan olmak üzere üç doktora tezine kaynak oldum, arşiv desteği verdim. Üniversite ve lise seviyesinde  onlarca ödeve yardım ettim. Söyleşi ve konferanslarda konuşmacı olarak yer aldım. Fabrikamız kapatılalı 25 yıla yakın zaman geçmesine rağmen Nazilli gündeminden düşürmedim.  Yaşamımın sonuna kadar karşılık beklemeden çalışmalarıma devam edeceğim.  İlhan Öden

5 Nisan 2025 Cumartesi

NAZİLLİ SÜMERSPOR & FENERBAHÇE

 NAZİLLİ SÜMERSPOR & FENERBAHÇE

Bu fotoğraf maç sonrası çekilmiş. Maç Nazilli Şehir Stadyumunda oynanmış, ortadaki futbolcu Fenerbahçe'de 1953-63 yılları arasında 10 yıl oynayıp 8 yıl kaptanlık yapan, Fenerbahçe'de 4 kez şampiyonluk yaşamış, Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra 1 sezon da Galatasaray'da oynayıp 1 şampiyonluk da orada kazanmış milli futbolcu Naci Erdem.

Etrafında Nazilli Sümerbank çalışanları var. Naci Erdem'in solundaki bıyıklı kişi. Fabrikamızın Makine bakım bürosunda çalışanlarından, rahmetli Emin Hilmi Erkal, sonradan Aydın Tekstil'e geçmiş, personel müdürlüğü yapıp, emekli olmuş. 2005 yılında vefat etmiş. Fotoğrafı oğlu Eray Erkal gönderdi teşekkür ederim.
İskender Kuvaki . Nazilli stadyumunda Fenerbahçe'ye karşı oynamış.
Bu maçta oynayan Sümerspor'lu futbolculardan İskender Kuvaki halen yaşıyor. Geçtiğimiz yıllarda fabrikamıza yaptığı ziyarette tanışıp görüşmüştük. Bana bu maçın Nazilli şehir stadında oynandığını ve o maçta oynadığını kendisi söylemişti. O maça dair mutlaka başka fotoğraflar da vardır ama maalesef Sümerspor 1970 yıllarında kapatıldığında tüm kupaları, madalyonları, şiltler ve tüm fotoğraflar Ankara Ulus meydanındaki eski genel müdürlük binasına gönderilmiş. Orası da şimdi Sosyal Bilimler Üniversitesi oldu, oradaki depodan almak için girişimlerimiz olduysa da alamadık. Artık akıbetlerinin ne olduğu konusunda bilgimiz yok. Fabrika müzesindeki kupalar kulübün tekrar açıldıktan sonra kazandığı kupalar. İlhan Öden

3 Mart 2025 Pazartesi

GİTMESEK DE , GÖRMESEK DE O CAMİ, BİZİM CAMİMİZDİR !

 Aydın Hedef Gazetesi Sümerbank Camisiyle ilgili bir haber hazırlıyormuş. Bana camimizle ilgili bazı sorular sordular. Soruları cevapladım.

Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası Camii Sümerbank çalışanları olarak sizin için nasıl bir anlam ve önem taşıyor?

1958 yılında Sümerbank lojmanlarında doğmuşum. Camimiz ben doğduktan bir yıl sonra açılmış. Bu bakımdan camiyle tanışıklığımız, Sümerbank çalışanı olmadan çok önce başladı. Benim için camimiz fabrika kompleksi içindeki hastane, okul, kütüphane gibi diğer sosyal ünitelerden pek farklı değildi. Fabrikanın önemli bir bir parçasıydı. Rahmetli dedem Recep Öden,  Camide imam olmadığı zamanlar ve Ramazan ayında fabrikada çalıştıkları için Teravih namazı kılamayanlar için gece iş bitiminde camide Teravih namazı kıldırdığını biliyorum. Camiye erken tanışıklığımız sebebinin bu olduğunu düşünüyorum. Camimiz yapıldığı dönemde tartışmasız Nazilli'nin en güzel camisiydi, bence  hala en güzellerinden biri.
NAZİLLİ SÜMERBANK CAMİSİNİN DETAYLI GÖRÜNTÜSÜ.

Kimse bizi zorlamasa da yaz tatilinde mahalleden arkadaşlarımızla camiye namaz surelerini ve Kuran-ı kerim öğrenmek için kursa giderdik. Kurs sırasında sık sık camimizi görmeye gelen ziyaretçiler olurdu, onların camimizin, mimarisini, renkli vitraylarını, kartonpiyerlerini, duvar motiflerini, hat levha ve ahşap kısımlarının işlemelerini hayranlıkla incelemelerini izler, sanki caminin sahibiymiş gibi gururlanırdık.

Dedem Rahmetli Recep Öden 
Sümerbank Camisi önünde, cami duvarları yeni örülmüş, sıvanmayı bekliyor.

Fabrika kapanmasına rağmen bugün hala caminin ibadete açık olması size neler hissettiriyor?

Fabrika kapatılıp üniversiteye devredildi, lojmanlar ve Okulumuz yıkıldı... Sümerbank adını taşıyan ne varsa hepsi tarihe karıştı. Bugün Sümerbank adını taşıyan tek yapı "Sümerbank Basma Fabrikası Camii" bu bakımdan biz Sümerbank çalışanları için çok önemli. Fabrikada 20 bin kişi çalışmış. Bunların büyük kısmı fabrikaya ait 480 adet  lojmanlarda oturdular, çocukları benim gibi dünyaya gözlerini burada açtılar. Zaman, zaman buralara gelip eski günleri yad ediyorlar. Gözleri Sümerbank'tan kalan izler arıyor. 
O zamanlar camimiz şimdiki gibi değildi. Cuma günleri, Ramazan aylarında, bayram sabahlarında camide namaz kılacak yer bulunmazdı. Cami bahçesine hasırlar serilir, cami içindekiler kadar dışarıda cemaat olurdu. Bugün hala Nazilli'nin başka mahallelerinde oturan Sümerbank'lılardan namaz kılmak için camiimize gelenler oluyor. 

Caminin yapım süreci ve bugünlere gelmesinde Sümerbank çalışanlarının büyük emeği olmasıyla ilgili neler düşünüyorsunuz? 

Zamanın Nazilli müftüsünün öncülüğüyle, fabrikamızın dokuma şefi rahmetli Mithat Ertana  başkanlığında başlayan süreç 1959 yılında camimizin tamamlanmasıyla sonuçlanmış. Büyük ölçüde fabrika çalışanlarının katkısıyla yapılan camimize dönemin başbakanı Adnan Menderes'te 50 bin lira yardımda bulunmuş. Fabrikanın açık olduğu süreçte istisnasız her Sümerbank çalışanının aylık maaşından küçük bir miktar cami için kesinti yapılırdı. Fabrika kapanıncaya kadar caminin, inşaat bakım, elektrik, su, marangozluk gibi işçilik ve bakım giderleri Nazilli Basma fabrikası tarafından bedelsiz karşılandı. Sümerbank kurumunun bir parçası olarak camisine gözü gibi baktı, çalışanlarında camide maddi ve manevi katkıları var. Herkes unutsa da yaşayan Sümerbank'lılar, vefat eden Sümerbank'lıların çocukları olarak. "GİTMESEK DE , GÖRMESEK DE O CAMİ, BİZİM CAMİMİZDİR"  diyoruz. İlhan Öden.



16 Şubat 2025 Pazar

NAZİLLİ SÜMERBANK LOJMANLARI.

 

İŞÇİ LOJMANLARI

Üç tip işçi lojmanı vardı. Büyük tip, Orta tip ve Küçük tip. Hepsinin içinde mutfak, banyo ve tuvalet vardı. Mutfaklarda mozaik tezgah, banyolarda bakır katı yakıtlı termosifon, tuvaletler alaturka ve sifon tertibatlıydı. Büyük tipler, iki oda, salon ve yazın oturmak için geniş bir antreden oluşuyordu. Yatak odalarında yüklük tabir edilen büyük dolap vardı. Orta tiplerde oda sayısı aynı olmakla beraber antre bulunmuyordu. Küçük tiplerde salon yoktu. Yapıldığı döneme göre modern ve sağlam yapılardı. 1970 yıllarına kadar lojmanların Elektrik ve su tesisat, sıva ve badana dahil her türlü bakımı fabrika tarafından yapılıyordu. Bunlardan ayrı fabrika ile aynı anda inşa edilen, apartman tipi, ahşap baraka ve sonradan lojmana çevrilen konutlarla beraber toplamda 480 adet lojman vardı. Apartman lojmanlar ve Yardım sandığı arkasındaki sıra evler memur kadrolarındaki çalışanlara tahsis edilmekle beraber işçilere tahsis edilmiş bazı lojmanlarda vardı. Bunlardan ayrı fabrika içinde müdür ve üst düzey idareciler için fabrika inşaatı sırasında yapılmış özel lojmanlar vardı.

17 Aralık 2024 Salı

Rahmetli "ÖĞLE UYKUSUNU ÇOK SEVERDİ"

“ÖĞLE UYKUSUNU ÇOK SEVERDİ…”

Fabrikamızda daimi gündüz çalışanlar için öğle yemeği arası tam bir saatti. Bu uzun sayılabilecek arayı kimi arkadaşlar işçi lokalinde çay-kahve içip sohbet ederek, kimi lojmanlardaki evine giderek, kimi fabrika içindeki voleybol sahalarında oynayarak ya da izleyerek değerlendirirdi.
Bazıları ise kuytu bir köşede kısa bir öğle uykusunun tatlı rehavetine sığınırdı.

Anlatacağım hikâye, sıcak bir yaz günü fabrikamızın koyu gölgeli büyük çam ağaçlarının altında, bir bankta uyuyan arkadaşımıza yapılan meşhur bir şakanın gerçek hikâyesidir.

Dokuma bölümünde çalışan bir arkadaşımız, fabrikamızın lezzetiyle meşhur öğle yemeğini yedikten sonra, bahçedeki dayanak yerinde büyük harflerle “SÜMERBANK” yazan banklardan birine uzanmıştı. Sabahın erken saatlerinde kalkmanın verdiği yorgunlukla, daha başını yaslar yaslamaz derin bir uykuya dalıvermişti.

Nazilli Sümerbank’ın muzip çalışanları bu fırsatı kaçırır mı?
Hemen dokuma salonunda bolca bulunan ıskarta ham bezlerden getirip, derin uykudaki arkadaşlarını uyandırmadan, yüzü dâhil tüm vücudunu bembeyaz bezlerle yavaşça örtmüşler.

Kısa sürede 10-15 kişilik bir grup toplanmış, bankın önünde sıra olmuş. Sesi gür bir arkadaş, bankın baş tarafında yerini almış. Bir süre Arapçaya benzeyen mırıldanmalar yaptıktan sonra, uyuyanı uyandıracak kadar yüksek bir sesle, sanki cenaze namazında imam sorar gibi haykırmış:

Merhumu nasıl bilirdiniz?

Sözde cemaat hep bir ağızdan:
İyi bilirdik! diye karşılık vermiş.

Sözde imam tekrar sormuş:
Hakkınızı helal ettiniz mi?

Cemaat bu kez daha gür bir sesle:
Helal olsun! diye bağırmış.

Derin uykusundan bu seslerle uyanan arkadaşımız, gözünü açtığında kendini beyaz kefenler içinde bulmuş. Korkudan kireç gibi bembeyaz kesilmiş yüzü, şaşkın bakışları ve tutulmuş diliyle yerinden doğrulmuş.

Ancak arkadaşlarının kahkahaları arasında kendine geldiğinde, herhalde fabrikada bir daha öğle uykusu uyumamaya yemin etmiştir…

Sümerbanklıların şakası böyle olur.
Temkinli olmak gerek, vesselam…

İleride başka efsane fabrika şakalarında buluşmak dileğiyle, sevgiyle kalın. İLHAN ÖDEN


20 Ekim 2024 Pazar

Nazilli Sümerbank



Nazilli Sümerbank'ın sözleri ve müziği bana ait kısa müzikal hikayesi.