7 Ekim 2010 Perşembe

NAZİLLİ ve KAYSERİ FABRİKALARINI YAPAN RUS MİMAR.


İvan Sergeyeviç NİKOLAYEV

19 Temmuz 1901 Yılında Rusya'nın Voronezh şehrinde doğdu.1925 yılında Moskova Yüksek Teknik Okulundan mezun oldu.Sosyal tesisler ve spor alanlarından oluşan Öğrenci yurdu projesiyle ödül kazandı.Devrinin en başarılı genç mimarı olarak,Rusya dışında yine böyle sosyal tesis ve spor alanlarıyla donatılmış,her türlü ihtiyacını kendi sağlayabilecek şekilde yapılan fabrika (KOMBİNAT) projeleri yapmak için görevlendirildi.Moskova İnşaat Mühendisliği Fakültesinde rektörlük yaptı. (1958-1970) Türkiyede yapılacak tesislerin yerlerini belirlemek için ülkemize gelen meşhur "ORLOF HEYETİ" içerisinde de yer aldı.1979 yılında Moskovada öldü.
FOTOĞRAFLARI BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERLERİNE TIKLAYIN

ÖNEMLİ ESERLERİ
1928-29 yıllarında İVANOVO - KASİMOV - PSKOV iplik fabrikalarını inşa etti.
1929-31 Ordzhonikidze MOSKOVA Tekstil Endüstrisi Komünal ev. (ödül kazandığı proje)
1934 -1935 NAZİLLİ BASMA ve KAYSERİ TEKSTİL FABRİKALARI
1950-52 arası TİRAN (Arnavutluk) ve HARBİN (Çin)Tekstil fabrikaları yaptı.

TARZI
Eserlerinde bol yatay pencerelı ve aydınlık binalar oluşturma çabası hemen farkedilir.Bunu örneklemek bakımından mimarın Rusya ve Türkiye'de yaptığı benzer binaların fotoğraflarını paylaşıyorum.


MOSKOVA

NAZİLLİ

FİZİKSEL REHABİLİTASYON MERKEZİ (MOSKOVA)

SÜMERBANK NAZİLLİ BASMA FABRİKASI KAPISI

ARAŞTIRMA : İLHAN ÖDEN




5 Ekim 2010 Salı

HATA DÜZELTİLDİ.

Sayın İlhan bey öncelikle ilginiz için teşekkür ederiz .Yeni tasar lanmakta olan internet sitemizde yapımı üstlenen firmanın bir yalnış anlama sonucu yaptığı hatayı hemen düzelttireceğiz.Bizi bu yalnıştan dikkatiniz sayesinde döndürdüğünüz için teşekkür ederiz. saygılarımızla.
NAZİLLİ PALAS İşletmecisi Süleyman GÜRBÜZ'e hassasiyeti sebebiyle teşekkür eder,hayırlı işler dileriz.
İlhan ÖDEN

1 Ekim 2010 Cuma

NAZİLLİ ANAHTARINI İSTİYOR.

VİDEO

Bilindiği gibi Nazili Etnografya müzesi açıldı.Nazilli'lilerin bağışladıkları ve belediyemizin katkılarıyla gelecek nesillere Nazilli'yi anlatacak eserlerden oluşan güzel bir müze hazırlandı.
Müzede Nazilli'yi ülkemize ve dünyaya tanıtan Nazilli Basmalarının sergilendiği özel bir oda oluşturuldu. Kuşkusuz odada sergilenen tarihi materyallerin hepsi çok değerli ama bu odada asıl bulunması gerektiğini düşündüğüm manevi bakımdan çok değerli başka bir Atatürk hatırası var.

Altın anahtar.
Evet 9 ekim 1937 günü Nazilli'ye gelip Sümerbank Basma Fabrikasının açılışında Nazillililer tarafından 22 ayar altından hazırlanıp kırmızı kurdele ile süslenip,tepsi içerisinde Atatürk'e sunulan,Sümerbank arması şeklindeki altın anahtar.
Atatürk'ün,Mensucat işletmesinin kapısını "uğurlu olsun" dileğiyle açıp,"Altın milletin hazinesinde durmalıdır" diyerek Celal Bayar'ın mendil cebine koyduğu anahtar.
Bu anahtar nerededir,nasıl muhafaza edilmiştir yada akıbeti nedir bilmiyorum ama Atatürk'ten kalan bulaşık tabakların, sigara izmaritlerinin,garsona verdiği bahşiş liraların bile saklandığı dönemde,bu anahtarın akıbetin bilmek zor olmasa gerek.
Elbette ki bunu araştırmak benim görevim değil.Ben kendimce önemli bulduğum bu Ata mirasının müzemize çok önemli bir katkı yapacağını düşünerek hatırlatma vazifemi yapıp yetkililerden bu anahtarı bulup Nazilli Etnografya müzesine kazandırmalarını istiyorum.
Görevi,Nazilli'yi yönetenlere bırakıp, önemli tarihçilerimizin bu altın anahtarı anlattıkları kitaplardan yaptığım alıntıları paylaşıyorum.
İlhan ÖDEN
-----------------oOo-------------------
Elimize verilen planlara göre ilk kısmın önüne geldik. Atatürk kırmızı kurdele ile bağlanmış, sarı madenden Sümerbank harfleri ile yapılmış bir anahtar ile kapıyı açtı. Herkes içeri girdi. Dışarıdaki hava sıcaklığı, bu binada teknik gelişmenin seyrine uyularak, yerini serinliğe vermişti.

Kaynak: Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, Afet İnan, 5. Baskıya Hazırlayan Arı İnan, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2007, ISBN: 978-9944-88-140-1. Sayfa: 230-233

Son açtığı fabrika 9 Ekim 1937’de Nazilli Tekstil Kombinası idi.Çevre halkı, zamanlardır özlemini çektikleri fabrikanın, Atatürk eliyle açılacağını öğrenince, yirmi iki ayar altın anahtar yaptırmışlardı. Koskocaman anahtar…

Yanında Başvekil Celal Bayar vardı, anahtarla kapıyı “ Hayırlı uğurlu olsun…” dileğiyle açtı, üzerinde bırakmadı, Celal Bayar’ın mendil cebine yerleştirdi:
- “Altın, milletin hazinesinde durur…” dedi.

Kaynak: Atatürk’ün Son Günleri, Cemal Kutay, 3. Baskı Ekim 2005, İklim Yayıncılık, ISBN: 975-988-847-5. Sayfa: 66

Altın Anahtar

Anlatan Tevfik Rüştü Aras:

Nazilli'de açılışta Atatürk'e verilmek üzere bir altın anahtar hazırlanır. Atatürk, anahtarı kilide sokar, 'uğurlu olsun' diyerek fabrikayı açar. Ancak anahtarı kendisinde tutmaz, Başbakan Celal Bayar'a verir ve şöyle der: 'Bu altın anahtar, milletin hazinesinde durmalıdır'

Soyak, c.II, s.747, 748


Anıtkabir'deki Atatürk'ün özel eşyaları ve hediyelerin sergilendiği müzede benzer altın anahtarlar var. Nazilli halkının hediyesi anahtarında en az onlar kadar manevi değeri var bu nedenle kaybolmuş olamaz.

26 Eylül 2010 Pazar

GIDIGIDI ilk istasyonda ödüle buluştu.

GIDIGIDI ilk istasyonda ödüle buluştu.
Henüz çekimleri yeni başlayan Gıdıgıdı belgeseli,şimdiden ödülleri toplamaya başladı.11. Uluslararası Altınsafran Belgesel Film Festivalinde "En iyi senaryo" dalında 1. lik ödülünü kazanan projenin ödülü 3. günlük festival sonucunda yapılan törenle yönetmen Yasin Ali TÜRKERİ'ne verildi.Davet edildiği ilk festivalden ödülle dönen GIDIGIDI,inşallah proje ekibini daha yüksek İstasyonlara doğru götürecek.Gıdıgıdı personeline tebrikler,başarılar..

HABERİ OKUMAK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

14 Eylül 2010 Salı

Filmin adı GIDIGIDI

Bu gün sizlere önceki yazımda çekimlerinin başladığını duyurduğum Gıdıgıdı üzerinden Atatürk,Sümerbank Basma fabrikası ve Nazilli'nin anlatılacağı belgeselin doğuş hikayesini anlatacağım.

TANIŞMA
Yasin Ali TÜRKERİ ile tanışmamız 2009 yılı ramazan bayramının arife günü oldu.O gün telefonla beni arayıp, Makedonyanın en önemli müzik adamlarından biri olan Merhum Hayri DEMİROVSKİ'nin yaşamını anlatan "Manastır doğum yerim" adlı belgesel ile ilgili olarak görüşmek istediğini söyledi.Bayramın 2. günü görüşmek üzere randevulaştık.

Görüşmemizde benim ney ile yorumlayıp youtube'ta paylaştığım videoyu izlediğini şarkıyı belgesel için ney ile çalmamı rica etti. Bende ricasını memnuniyetle yerine getireceğimi söyledim. Bayram sonu evimde çekim ve kısa bir ropörtaj yaptık.

GIDIGIDI DOĞUYOR
İşimizi bitirip,sohbet ederken bana Nazilli'de belgesele uygun başka konular olup olmadığını sordu,Demirci Mehmet efe,Gıdıgıdı ve Sümerbank konularını önerip bloğumdaki Gıdıgıdı anılarımı yazdığım bölümü gösterdim.Konunun kitap yazmak isteyen veya dergilerde çalışan pek çok yazarın ilgisini çektiğini bir kaç yazarın benden konuyla ilgili yardım istediğini söyledim.O da Gıdıgıdı'yı bildiğini ,bu konunun güzel bir belgesel konusu olduğunu ilk fırsatta ön çalışmalar için tekrar geleceğini söyledi.Bende elimden gelen yardımı yapacağımı söyledim.

Bu görüşmeden birkaç hafta sonra bir bayan belgesel yapımcısı telefonla beni arayıp blog yazılarımı takip ettiğini,Nazilli Sümerbankla ilgili belgesel yapmak istediğini söyleyip yardım istedi.Yasin Ali Türkeri ile daha önce konuştuğumuz için yardım konusuna pek sıcak bakmadım,hayır da diyemedim ama o yönetmenle başka görüşmemiz olmadı.

DOSYA HAZIRLANIYOR.
2010 ocak ayında kültür bakanlığına sunacağı dosyanın hazırlık çalışmaları için Nazilli'ye geldiğinde Yasin'e diğer yönetmenden söz ettim,o yönetmeni tanıdığını bir süredir sağlık sorunlarıyla uğraştığını söyledi.

Aileden kalan,çevreden topladıklarımız ve birikimlerimden oluşan belge, fotoğraf,desen çizimlerine,Yasin'in topladığı belge ve fotoğrafları da ekledik.

Yasin'i ,önceden tanıştığımız Sümerbank konusuna ilgisini ve annesinin fabrika açılışına öğrenci olarak katıldığını bildiğim Nihal ERBAKAN hanımla,1941-44 yıllarında İstanköy'den çalışmak için Nazilli'ye gelen Bekir SARI amcayla,yengemin babası olan 96 yasındaki eski Sümerbanklı Abdullah TİMUR dedeyle ve GIDIGIDI'yı son kullanan kişi olan Cihan TOKA ile tanıştırdım.

Ayrıca takip ettiğim yazılarından,Nazilli Sümerbank tarihini en iyi bilen kişi olduğuna inandığım ADÜ, Fen Edebiyat Fak. Tarih bölümü hocalarından Yard.Doç.Dr. Günver GÜNEŞ hoca ve kendisi de bir Sümerbank çocuğu olan ve bana belgesel konusunda elinden gelen her yardımı yapacağını söyleyen, Nazilli Ticaret odası Başkanı Ali Gültekin KILINÇ ile görüşmesini önerdim.

Fotoğraflar çekti,ön ropörtajlar yaptı.Bende Sümerbankla ve Sümersporla ilgili sorularını cevapladım.

Kültür bakanlığına sunacağı dosya için yeterli veriyi topladıktan sonra gerekli düzenlemeleri yapmak için İstanbul'a döndü.

MÜJDE GELİYOR.
Mayıs ayı başında Belgesel film festivaline katılmak için Alanya'ya giderken Nazilli'ye uğradığında Yasin Ali ile Sümerpark'ta buluştuk.Belgeselin Kültür bakanlığından onay aldığını, Ağustos sonunda çekimlere başlanacağını söyledi,çok sevindim.

Bu arada ön ropörtajda konuştuğumuz Abdullah TİMUR dedeyi kaybetmiştik. (Allah rahmet eylesin)


İşte Gıdıgıdı üzerinden Nazilli Sümerbank'ın ve Nazilli'nin anlatılacağı belgesel filmin başlangıç hikayesi böyle...

ASIL İŞ ŞİMDİ BAŞLIYOR
Bundan sonra Nazilli Sümerbank'ı anlatacak başka bir belgesel çekileceğini tahmin etmiyorum.Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirip filmi çekecek ekibe her konuda yardımcı olmalıyız.

Atatürk ve genç cumhuriyetin kısıtlı imkanları zorlayarak Nazilli'ye hediye ettiği bu muhteşem eseri layıkıyla anlatacağına gönülden inandığım Yasin Ali TÜRKERİ kardeşimin en ince detayları bile atlamadan değerlendirdiği,bir ucu Moskova'ya bir ucu Yunan adalarına dayanan büyük proje üzerindeki titiz çalışmalarını yakından izliyorum.

Her gün yeni kişilere ulaşıyoruz,yeni veriler ile hiç ummadığımız yerlere geldik.

Filmde fabrikanın temelinin atıldığı günlere şahitlik eden,1938 de Nazilli Sümerbankta işe başlayan,Atatürkü karşıladıkları günü hala aynı heyecanla anlatan 85 yaşını çoktan aşmış,onlarca çocuk ve torun yetiştirmiş ama hala "Atatürk çocuğu" olarak kalmış pırıl pırıl insanları göreceksiniz.

Fabrikayla yatıp,fabrikayla kalkan 8 saatlik mesaileri dışındaki zamanlarını bile Ekmeğini yedikleri kuruma faydalı olmaya adayan ,ilkokul mezunu "yüksek mühendisler" ile tanışacaksınız.

Şimdilik biraz sabredin ve destek olun.

Proje Kültür bakanlığı ve Nazilli belediyesi tarafından destekleniyor.Özellikle yurtdışı ve havadan yapılacak çekimler maliyeti arttırıyor.Ama ne olursa olsun bu prodüksiyon eksik olmamalı,ileride keşke şöyle olsaymış diyebileceğimiz hiç bir detay kalmamalı.

Yeter ki biz üstümüze düşeni yapalım,gerisini Yasin Ali TÜRKERİ başaracaktır. Kuşkunuz olmasın.



İlhan ÖDEN

9 Eylül 2010 Perşembe

NAZİLLİ SÜMERBANK BELGESELİ

Bu yılın kış aylarında proje hazırlıklarına başlanıp Kültür bakanlığından onayı alınan Nazilli Sümerbank konulu belgeselin çekim çalışmaları başladı.

Daha önce,Edward'ın Armonisi-Hayatın ritmi aksak-Kalemi kırmasaydık gibi başarılı yapımlarla ödül kazanan genç yönetmen Yasin Ali TÜRKERİ,ödüllü yönetmen-kameraman-Serdar GÜVEN ve Oğuz GÜL 'den oluşan ekip,fabrika desen dairesi arşivinde,GIDIGIDI içi ve çevresinde fotoğraf ve video çekimleri yaptı.

Daha sonra yapılacak çekimler için fabrika iç mekan seçimleriyle ilgili ön çalışmalar yapan ekip,Atatürk'ü fabrikayı açmak için Nazilli'ye gelişinde karşılayan ilkokul öğrencileri arasında yer alan
Hediye Çolha (85 yaşında) ile o tarihi gün,Atatürk ve daha sonraki Sümerbank anılarını içeren ev çekimleri de yapıp,bayram tatili sebebiyle şimdilik çekimlere ara verdi.

9 ekimde Atatürk'ün Nazilli'ye geliş günü etkinlikleriyle tekrar çalışmaya başlayacak çekim ekibine,Nazilli Sümerbank'ı gelecek nesillere en iyi şekilde anlatılabilmelerini sağlamak bakımından elimden gelen her türlü desteği veriyorum.

Fakat,Nazilli Sümerbank'ın inşaat ve açılış dönemi,1941 yılında Sisam adasından gelen yabancı işçiler ,Rusya'daki kurslara katılan Sümerbank personeli ile ilgili konularda bilgisine başvurabileceğimiz kişilere veya bu kişilerin yakınlarının yardımlarına ihtiyacımız var.

Bu konuda katkısı olacak,kişilere ulaşabilmek bakımından yardımlarınızı bekliyoruz
.

31 Temmuz 2010 Cumartesi

SÜMERBANK GAZETESİ

Yazılarımda her vesileyle Sümerbank'ın büyüklüğünden bahis ediyorum,blogumu ziyaret eden Sümerbank mensupları dışındaki kardeşlerimiz "Sümerbank'ı amma abartıyor" diye düşünebilir.
Şimdi sizlere Sümerbank gazetesinin 1988 yılında yayınlanan 15. sayısını takdim ediyorum. Fotoğrafları tetkik edip,soruma samimi cevap verin ,bu gazetenin yayın tarihi üzerinden 22 yıl geçmiş.Günümüzde,bu kalitede yayın yapabilen kaç profesyonel gazete var?Asıl işi medya olmayan Sümerbank benzeri kuruluşlardan böyle gazete çıkarabilen var mı?
Sümerbank'ı köhne,iflas etmiş ,devletin sırtına kambur olmuş gibi gösterip,kapatanlara inat bu gibi örneklerle doğruları anlatmaya devam edeceğim..
FOTOĞRAFLARA TIKLAYIP BÜYÜK BOYUTTA GÖREBİLİRSİNİZ.

2. SAYFA

3. SAYFA

SPOR SAYFASI BİLE VAR.