13 Ocak 2026 Salı

NAZİLLİ SÜMERBANK İTFAİYE TEŞKİLATI.


Nazilli Sümerbank’ın, modern araçlardan oluşan ve o yıllarda pek çok vilayetin bile sahip olamadığı tam teçhizatlı bir İtfaiye Teşkilatı vardı. Fabrikanın kurulduğu 1937 yıllarında dahi, fabrika içindeki tüm bölümlerde itfaiye binasındaki santrale doğrudan bağlı özel yangın ihbar hatları bulunuyordu. Bir düğmeye basıldığında, itfaiye binasındaki ışıklı panoda yangının çıktığı yer anında görülebiliyordu.

Fabrika ve lojmanlardaki yangınlara müdahale etmek üzere daima hazır bekleyen iki tam donanımlı itfaiye aracı vardı. Fabrikamızın itfaiyecileri, ihtiyaç hâlinde şehirde ve çevrede çıkan yangınlara da müdahaleye giderdi.

İtfaiye amiri rahmetli Hayri Boztepe, millî bayramlara ve törenlere; Roma kumandanlarının savaş başlıklarını andıran gösterişli kaskı, belindeki minik baltası ve havalı üniformasıyla, itfaiye aracı üzerinde adeta bir genelkurmay başkanı edasıyla katılırdı. Onun döneminde, söndürme teknikleri eğitimleri, sportif çalışmalar ve tatbikatlarla daima hazır durumda otuzdan fazla itfaiye personeli görev yapardı.

İtfaiye teşkilatımızın görevi yalnızca yangın söndürmek değildi. Fabrika içinde uygun noktalara monte edilmiş yüzlerce yangın söndürme tüpünün dolumu ve bakımı, ayrıca fabrikanın iç ve dış lojmanlarındaki baca temizlikleri her yıl itfaiyecilerimiz tarafından yapılırdı. Bu uygulamalar 1970’li yıllara kadar devam etti.

Bunun yanı sıra, fabrika çalışanları arasından oluşturulan sivil yangın söndürme görevlilerine; yangın tüpü kullanımı, örtme yöntemiyle söndürme, akaryakıt ve elektrik tesisatı yangınlarına müdahale teknikleri konusunda eğitimler yine itfaiyecilerimiz tarafından verilirdi.

Her yıl polen dönemine yakın zamanlarda, fabrika ve lojman alanı içindeki yüzlerce çam ağacının yüksek filizlerinde oluşan ve düştüğünde yakıcı etkisi olan zehirli kurtların ilaçlanması, itfaiye araçlarının üzerindeki püskürtme fıskiyeleriyle yapılırdı.

Nazilli’nin yakıcı yaz günlerinde itfaiye araçlarımız fabrika dışına çıkar, lojmanlar arasındaki beton yolları tampon hizasından fışkırttıkları sularla yıkar, serinletirdi. Ayrıca Sümerspor futbol sahasının, maçlardan önce ve devre arasında toz çıkmaması için ıslatılması; o yıllarda nadir görülen ve gelen takımların şaşkınlıkla izlediği başka bir hizmetti.

Yukarıda anlattıklarım, 1970’li yıllara kadar Sümerbank çalışanlarının ve lojman sakinlerinin bizzat tanıklık ettiği hizmetlerdi. 1970 sonrasında itfaiye personel sayısı, fabrika personeliyle orantılı olarak azaldı; yangın ve teçhizat bakımı dışındaki hizmetler kademeli olarak bırakıldı. Fabrika kapandığında personel sayısı tek haneli rakamlara kadar düşmüştü.

Bu yazıda, çocukluk ve gençlik yıllarımda gördüklerimle çalışma hayatımda edindiklerimi birleştirerek Sümerbank İtfaiye Teşkilatı’nı anlatmaya çalıştım. İleride fabrikamızın diğer birimlerini de anlatacağım.

Bu vesileyle vefat etmiş tüm itfaiyeci babalarımıza  rahmet, yaşayan  arkadaşlarımıza sağlıklı uzun ömürler dilerim. Sevgiyle kalın. İLHAN ÖDEN


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder