50 kuruş çıktığında ortaokul 2. sınıftım. O zamanlar paralar şimdiki gibi sık sık değişmezdi.50 kuruşlar elimize ilk geçtiğinde elden ele dolaştırmıştık.
Bu paralarla aynı dönemde tedavülde olan sarı 25 kuruşlar ve bakır 10 ve 5 kuruşlar da vardı. 5 Kuruşlarla ancak çubuk ve balık şekerler alırdık. 25 kuruş ilkokulda bizim okul harçlığımızdı. Bir simit ve bir ayran ya da bir simit ve içinde 1/4 salatalık olan bir bardak turşu suyu alırdık.
O zamanlar yokluk dönemleriydi bakkallarda şimdiki kadar çocuklara yönelik ürün olmazdı. Daha çok okul önlerindeki seyyar arabalardan alış veriş yapardık. Şimdiki gibi telefon-bilgisayar gibi şeyler olmadığından biz çocuklar sokak oyunlarıyla zaman geçirirdik.
Arkadaşlıklarımız yüzeysel değildi. Birbirimizi kardeşimiz gibi severdik. Birinin evine odun alınsa mahallenin bütün çocukları beraber taşır çabucak bitirir arkadaşlarımızı kurtarırdık.Bir büyüğümüz elinde ağır eşyalarla gelse bütün çocuklar sokak başında karşılar elindekileri evine kadar taşırdık.
Mahallemizden bir aile başka bir şehre ya da mahalleye taşınsa üzülür cenaze varmış gibi ağlardık. Birimizin babası, annesi hepimizin amcası, teyzesiydi.
Biz böyle çocuklardık ve böyle "Doya doya" yaşadık çocukluğumuzu. İLHAN ÖDEN

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder